Yemen Krizi IGAD’ın Bölgesel Barış ve Güvenliği İçin Yeni Bir Tehdit Oluşturacak mı?

Kuzey Somali’deki yarı özerk Punt topraklarında 24 Mayıs 2017 tarihinde meydana gelen intihar saldırısının ardından bölge uzmanları çeşitli görüşler sunmuştur. Saldırı, polis dahil 5 kişinin ölümüne neden olurken 12 kişi de yaralanmıştır. Bu saldırı, saldırının sorumluluğunu üstlenen DAEŞ’in bölgedeki ilk eylemidir. Bazı yorumcular, bu gelişmenin “Afrika Boynuzu”nun istikrarsızlığa müsait bölgelerinde yeni güvenlik tehditlerinin yükselişine işaret ettiğini belirtmişlerdir.

Afrika Boynuzu, ülkeler arası ve ülke içi çatışmaların yoğun yaşandığı bölgelerden biridir. Somali’de yaşanan uzun süreli çatışma, Güney Sudan’da sürmekte olan iç savaş, Darfur’daki huzursuzluk ve Etiyopya ile Eritre arasındaki gerginlik bölgedeki önemli çatışmalara örnek olarak verilebilmektedir. Yakın tarihli bazı karşılaştırmalı çalışmaların ortaya koyduğu gibi, Güney Sudan’daki savaş ve Somali’deki karışıklıklar, 2017’de Afrika bölgesindeki çatışmaların en fazla bağlı olduğu nedenler olarak gösterilmektedir.

Yukarıda belirtilen kaosun, bölgenin altyapı gelişimi ve ekonomik yönden büyümesini ciddi biçimde etkilediği açık olarak görülmektedir. Bu nedenle, Hükümetler Arası Kalkınma İdaresi (IGAD) gibi bölgesel örgütler Afrika Boynuzunda uzun süreden beri devam eden istikrarsızlık sorunlarına değinmek için çaba göstermektedirler. IGAD, 1996 yılında sekiz Doğu Afrika ülkesi tarafından kurulmuştur. Bu ülkeler; Uganda, Sudan, Somali, Kenya, Etiyopya, Cibuti, Güney Sudan ve Eritre’dir. IGAD’nin kurucuları, örgütün büyük misyonu olan bölgesel işbirliği ve entegrasyonun, bölge için kritik önem taşıyan barış ve güvenliği teşvik ettiğini belirtmişlerdir.

2002’de IGAD üyesi ülkeler IGAD’ın “Çatışma Erken Uyarı ve Cevap Mekanizması (CEWARN)” adlı özel birimini kurmuşlardır. CEWARN, şiddetli çatışmalar patlak vermeden önce erken uyarılarda bulunup, erken tepki vererek sürdürülebilir barışın sağlanmasını amaçlamaktadır. IGAD, CEWARN’ı bölgesindeki şiddetli çatışmaların nedenleri ve etkileri konusunda ampirik araştırmalara başlatmak, bunları yürütmek, bu bilgilerin analizlerini paylaşmak ve elde edilen bulguları uygulanabilir politika seçenekleri açısından hayata geçirmek amaçları ile kullanmaktadır. Geçen on yıldan bu yana IGAD, ortaya çıkmış çatışmaları sona erdirmek ve vuku bulan çatışmaları erken uyarı sistemi aracılığıyla ya da çatışma öncesinde tepki vererek önlemek amacıyla çalışmaktadır.

IGAD’ın bu çabalarına rağmen Eş-Şebab gibi bölgesel militan gruplar ve özellikle son zamanlarda evrensel terör örgütü DAEŞ, örgütün görevini yerine getirmesine mani olmaktadır. Buna ek olarak, IGAD’ın siyasi olarak istikrarlı bir Doğu Afrika tesis etme ve oluşturulacak istikrar ortamını koruma misyonu da terör örgütleri tarafından engellenmektedir. 2006 yılında kurulduğundan bu yana, Eş-Şebab Somali ve diğer Doğu Afrika ülkelerinde bir dizi saldırı gerçekleştirmiştir. Bu kalıcı saldırılar bölgenin ekonomik ve siyasi gelişmelerini ağır bir şekilde sınırlandırmaktadır.

Bazı bölgesel yorumcuların da vurguladığı gibi, son zamanlarda Eş-Şebab, 2012 ve 2013’teki kayıplarını bertaraf ederek kapasitesini yeniden kazanmıştır. Grup, yerel mağduriyetleri yeni üyeler kazanmak amacıyla başarıyla kullanmıştır. Bununla da kalmayan terör örgütü, bölgede terör saldırıları düzenlemek maksadıyla etkin bir şekilde hareket etmektedir. Bu bağlamda Eş-Şebab’ın Kenya’da aktif bir destek üssü oluşturma çabasına değinmek gerekmektedir.

Eş-Şebab’ın Somali ve çevresinde görülen canlanma belirtileri Yemen’deki krizin yayılması ile çakışmaktadır. Yemen’deki insani krizin yoğunlaşmasının ardından, Yemenli mülteciler Cibuti, Etiyopya ve Somali gibi Afrika Boynuzu ülkelerine gelmişlerdir. Bazı bölgesel analistler tarafından da dile getirildiği gibi Orta Doğu ile Afrika arasındaki bu kitlesel hareket, El-Kaide militanlarının Yemen’den Afrika’ya kolayca sızması ve Afrika Boynuzu ülkelerine yerleşmesine neden olmuştur.

Öte yandan 2012’den bu yana Eş-Şebab, kapasitesini güçlendirmeyi, bölge ve bölge ötesinde terör saldırılarını daha iyi koordine etmeyi amaçlayan El-Kaide ile birleşmiştir. O zamandan beri Eş-Şebab, Doğu Afrika’da El-Kaide’nin atış grubu olarak görev yapmaktadır. Bu durum, El Kaide’nin etkisini Afrika Boynuzunun stratejik olarak önemli bölgelerinde genişletmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla Yemen’deki savaş daha geniş alanlara yayılmakta, Eş-Şebab ve El-Kaide ile daha fazla etkileşime geçilmektedir. Böylece, El-Kaide ve Eş-Şebab saldırılarının siyasi olarak istikrarsız Afrika Boynuzu bölgesinde de yayılmasının önü açılmış olmaktadır.

El-Kaide üyesi Eş-Şebab’ın, ilk zamanlarından bu yana yaşanan ölümcül saldırı sayısının sürekli yükselişi, yukarıda belirtilen argümanın iyi bir göstergesi olarak görülebilmektedir. Örneğin, 24 Mayıs 2017’de Eş-Şebab, Mogadişu’da bir bomba saldırısı düzenleyerek sekiz kişiyi öldürmüş, on beş kişiyi de yaralamıştır. Bununla birlikte, Eş-Şebab’ın diğer bir ölümcül saldırısı da Kenya’daki Garissa Üniversitesi Koleji’nde gerçekleşmiştir. Burada, başta öğrenciler olmak üzere 148 kişi ölmüş ve 79 kişi yaralanmıştır.

Genel olarak, diğer bölgesel istikrarsızlıklarla birlikte Yemen’deki karışıklık, El-Kaide’ye bağlı Eş-Şebab’ın Doğu Afrika’daki saldırılarının artmasına yol açmıştır. Bu, IGAD’ın bölgesel barış ve güvenlik girişimleri için ilave bir meydan okuma durumunu oluşturmaktadır. IGAD, küresel bir ağa sahip olan terörist grupların etkisini azaltmak için bölgesel ve diğer uluslararası aktörlerle ortak çalışmalarda bulunmalıdır.

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Dr. Muzeyen Hawas SEBSEBE
Dr. Muzeyen Hawas SEBSEBE
Muzeyen Hawas Sebsebe was born in 1977, Addis Ababa, Ethiopia. He attended his primary, junior and highschool education at Addis Ababa. In 1999 he has joined Bahir Dar University, History Department. In July 2002 he has defended his thesis entitled the Biography of Aklilu Habtewold and grduated İn BED degree. In 2008 he has obtained his MA degree in Social Anthropology from Addis Ababa University. He wrote His MA thesis on the Provision of Household Food Security and Womens Pivotal Role. From 2009-2011 he has worked as lecturer at Dilla University, School of Social Science and Humanities, Department of Anthropology. During his stay at Dilla University, he has provided various Anthropological courses. Currently, he is writing his PhD dissertation entitled Diversification of Ethiopia’s Foreign Policy: Post-Cold War era Ethio-Turkish Relation as a case Analysis. His research interest areas includes foreign policy, regional integration, regional and international organizations. Together with his academic activities, he is also active on various Ethiopian students activities in Turkey. He actively engages in founding organizations such as Habeshistan Development and Cooperation Association and Horn of Africa Strategic Study Center

BİZİ TAKİP EDİN

3,026BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,721TakipçiTakip Et
277AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz