2011 yılında patlak veren Arap Baharı bölgenin jeopolitik denkleminde ve güvenlik paradigmalarında önemli bir sarsılma meydana getirmiş ve bu kapsamda önemli jeostratejik konuma sahip olan Suriye, küresel güç mücadelesinin düğümlendiği ve Ortadoğu’ya terör ve istikrarsızlık ihraç eden başarısız bir devlet haline gelmiştir. Türkiye, en uzun sınırı paylaştığı komşusu Suriye’de yaşayan gelişmeleri en başından beri dikkatle izlemiş, sorunun çözümü için Esad rejimi ile görüşmeler gerçekleştirmiş ve çatışma çözümü için uluslararası düzeyde birçok diplomatik girişimlerde bulunmuştur. Türkiye, 2000’li yıllarda ortaya koyduğu yeni dış politika ilkeleri kapsamında kendini bölgesel ve uluslararası düzeyde yeniden konumlandırmaya ve eklemlendiği jeopolitik eksenden bağımsız politikalar geliştirmeye başlamıştır. Bu doğrultuda Türkiye bir taraftan etkin dış politik argümanlar üretirken diğer taraftan bölge jeopolitiğinde ve yakın çevre güvenlik mihverinde kuşatılmış ve böylelikle yalnızlaşmaya başlamıştır. Bu kapsamda Suriye, Türkiye’nin dış politika ve güvenlik konseptinde köklü değişikliklere yol açacak önemli bir kriz, dinamizm ve test alanı olmuştur. Türkiye’nin değişen güvenlik gündemini ve süreç içerisinde geliştirdiği yeni güvenlik konseptini incelemek, ülkenin ulusal güvenliğine yönelen ve bundan sonra yönelecek muhtemel risk ve tehditlerin farkına varılması açısından hayati önem arz etmektedir. Bu noktada Türkiye’nin güvenlik konseptine önemli bir dinamizm getiren ve büyük oranda dönüşmesine yol açan Suriye İç Savaşı’nı yine bu doğrultuda incelemek kaçınılmaz bir hal almıştır.

“Suriye İç Savaşı ve Türkiye’nin Değişen Güvenlik Gündemi” adlı bu çalışmamızda, bölgesel güç olarak Türkiye ve onun Arap Baharında üstlendiği rol, Türkiye’nin yakın dönem dış politikasında karşılaştığı zorluklar, Türkiye’nin yalnızlaşmaya giden süreci, Suriye’de değişen dengelerle birlikte Türkiye’nin yeni ulusal güvenlik konsepti arayışları ve Türkiye’yi bekleyen belirsizlikler, risk ve tehditler ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.
 
Türkiye’nin yakın dönem güvenlik paradigmalarını etkili bir şekilde analiz etmesi ve bundan sonra karşılaşacak risk ve tehditleri çözüm önerileriyle birlikte açıklaması, çalışmanın önemini arttırmaktadır. Çalışma, uluslararası terörizmin ve küresel güvenlik tehditlerinin zirve yaptığı bir dönemde Türkiye’nin etkin güvenlik politikaları üretebilmesi adına Suriye İç Savaşı’nın ve Türkiye’nin değişen güvenlik gündeminin başarılı bir şekilde okumasını yapmıştır. Çalışma Ortadoğu’ya ilgi duyan tüm meraklı okurların keyifle okuyacağı bir başucu kaynağı olacaktır.


İNDİR

Bu çalışma ile ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak paylaşabilirsiniz.

BİZİ TAKİP EDİN

2,794BeğenenlerBeğen
106TakipçilerTakip Et
1,722TakipçilerTakip Et
211AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz

BENZER YAYINLAR

2017’de Nasıl Bir Ortadoğu: Riskler, Tehditler Fırsatlar

Osmanlı Devleti toprakları, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından savaşta galip gelen güçler tarafından paylaşılmıştır. Bu çerçevede,...

İran’ın Güvenlik Politikalarında Devrim Muhafızları Ordusunun Yeri

Ordu, bir devletin en temel hedefi olan varlığını devam ettirmesi başta olmak üzere, çıkarlarının elde...