Priştine’nin Kosova vatandaşlarına ait arabaların Kosova Cumhuriyeti kurumları tarafından verilen plakalarla tescil edilmesi gerektiğini söylemesinin ardından geçtiğimiz günlerde Sırbistan ve Kosova ilişkilerinde bir gerginlik hissedilmiştir. Kararın ardından, çoğunlukla ülkenin kuzey bölgesinde yaşayan Sırp azınlığı, barikatlar kurarak ve ateş açarak kararı protesto etmiştir. Bu kapsamda Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), yaşanan gerginliğe ilişkin Arnavutluk’ta yer alan Institute for Democracy and Mediation (IDM) Araştırmacısı Alban Dafa’nın görüşlerini dikkatlerinize sunmaktadır.
- Kosova-Sırbistan arasındaki kriz hakkında ne düşünüyorsunuz? Krizin ortaya çıkış nedenlerini değerlendirebilir misiniz?

Kuzey Kosova, Kosova Hükümeti’nin kuzeyde egemenlik haklarını uygulamaya çalışması nedeniyle sürekli olarak alevlenen kriz halindedir. Priştine’nin uygulamaya çalıştığı haklar; kanun yaptırımı, vergilendirme, gümrük idaresi, enerji dağıtımı ve sınır kontrolünden oluşmaktadır.
Öte yandan sınır kontrolü konusu iki ülke arasında her zaman bir çekişme konusu olmuştur. Ancak geçtiğimiz yıl, Kosova Başbakanı Albin Kurti’nin “Mütekabiliyet Önlemleri” almaya karar verdiğinde çekişme oldukça belirgin bir hale gelmiştir. Bu önlemler kapsamında Kosova’ya giren Sırp plakalı araca, Kosova Hükümeti tarafından Sırbistan’la sınır geçiş noktalarında geçici bir plaka verileceği anlamına gelmekteydi. Aynı önlem daha önceden Belgrad tarafından, Kosova Hükümeti’nin vermiş olduğu plakaları taşıyan, Sırbistan’a giren araçlara karşı uygulanmıştı. Kosova plakalı arabalar Sırbistan’a girdiğinde ve alınan karar uygulanmadığında ortaya çıkan sorun, her bir plakadaki ulusal sembollerin kapsanacağı kabul edilerek Avrupa Birliği (AB) arabuluculuğu yoluyla geçici olarak çözülmüştür.
Mevcut kriz, Sırbistan’ın Priştine’nin kuzeydeki Sırplara şu anda sahip oldukları Sırbistan tarafından verilen plakalar yerine Kosova tarafından verilen plakaları kullanmalarını talep etmesi ve Sırp tarafının buna karşı çıkmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, sorunların geçmişi dikkate alındığında bu krizin yalnızca plaka değil, aynı zamanda bir egemenlik meselesi olduğu anlaşılmaktadır.
Belgrad, Kosova Hükümeti’nin egemenliğini kuzeydeki Sırplar üzerinde genişletmesini istememekte ve bu nedenle söz konusu bölgede yaşayan Sırplar üzerinde kendi egemenliğini sürdürmeye çalışmaktadır. Bu duruma bir örnek vermek gerekirse, örneğin Kuzey Mitroviça’da bir şey satın alındığında, Kosova’nın kullandığı para birimi olan avro yerine Sırp dinarının kullanılması gerekmektedir.
- Sizce kriz nereye kadar gidebilir? KFOR müdahale edebilir mi?
Tarafların gelinen durumdaki konumları, sorunun kolayca çözülemeyeceğini göstermektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Sırbistan üzerindeki baskısı yavaş yavaş artmakta ve Sırbistan bu baskıya Kosova Hükümeti’nin ‘Sırpları Kuzey’den kovmak’ istediği konusunda açıkça yanlış olan kışkırtıcı açıklamalarla tepki vermektedir.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučic’in sert açıklamalarına rağmen, olası bir askeri çatışma açısından büyük bir tırmanış olacağını düşünmüyorum. Belgrad ve Kuzey Kosova’daki büyük bir siyasi parti olan Sırp Listesi’nin (Lista Srpska), Kosova kurumlarını baltalayarak Kosova Hükümeti üzerinde siyasi baskı uygulama olasılığının daha yüksek olduğu değerlendirilebilir. Ayrıca Sırbistan’ın Kosova üzerinde uluslararası baskı uygulamaya çalışacağı da iddia edilebilir. Ancak bu baskı, Rusya-Ukrayna Savaşı öncesine göre giderek daha az etkili hale gelmektedir. Zira savaşın ardından Sırbistan, oldukça savunmacı bir konuma getirilmiştir.
NATO’nun Kosova Gücü Misyonu (KFOR), yalnızca durumun daha sorunlu bir hale gelmesi ve Kosova yasa koyucu makamlarının bununla etkin bir şekilde başa çıkamaması durumunda müdahale edebilir.
- Krizin bölge ülkelerine yansımaları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bu krizin Rusya-Ukrayna Savaşı ile bir bağlantısı var mı?
İlk soruya verdiğim yanıtta belirttiğim gibi, bu kriz Ukrayna’daki savaştan önce oluşmuş bir krizdir. Bununla birlikte, savaştan etkilenen dinamikler de bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi ABD’nin ve ABD’den daha az ölçüde AB’nin Kosova’ya yönelik yumuşak desteğidir. Bunun başlıca nedeni olarak ise Sırbistan’ın Rusya’ya karşı yaptırım rejimine katılma konusundaki isteksizliği gösterilebilir.