Güvenlik Çalışmaları Merkezi (CSS) Kıdemli Araştırmacısı ve İsviçre ve Avrupa-Atlantik Güvenlik Ekibi Başkanı Benno Zogg: “KGAÖ, üyeleri arasında herhangi bir çatışma öngörmediği gibi, çatışma çözümü için herhangi bir mekanizma da sunmamaktadır.”

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) üye devletlerin son dönemlerde örgüte olan aidiyetlerini sorguladıkları görülmektedir. Özellikle de Kırgızistan ile Tacikistan arasındaki sınır çatışmaları ve Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Karabağ Sorunu, KGAÖ’ye ilişkin tartışmalara yol açmıştır.

Bu kapsamda Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), değişen bölgesel güvenlik sistemi bağlamında KGAÖ’nün rolünü ve etkinliğini değerlendirmek üzere Güvenlik Araştırmaları Merkezi (CSS) Kıdemli Araştırmacısı ve İsviçre ve Avrupa-Atlantik Güvenlik Ekibi Başkanı Benno Zogg’un görüşlerini dikkatlerinize sunmaktadır.

1. Örgütün hem uluslararası hem de yerel çatışmaların çözümüne yönelik etkili çalışma mekanizmalarının bulunmamasının nedenlerini nasıl açıklayabiliriz?

KGAÖ’nün kurulduğu günden bu yana kendine özgü hedefleri olmuştur. Söz konusu örgüt, tüm aktörler arasındaki ikili ilişkilerin gelişmesini savunan bir işbirliği hedeflemektedir. Bunun yanı sıra KGAÖ, bölgesel güvenlik ortamını tesis etmeyi amaçlayan ve savunma işbirliğini hedefleyen bir yapı olarak varlık göstermektedir. Lakin bu tür ittifakların karnesi, eski Sovyet coğrafyasında zayıf olmuştur. KGAÖ de benzerlerinden farklı değildir.

2. Başta Ermenistan ve Kırgızistan olmak üzere örgütün bazı üyeleri, KGAÖ’nün önemini ve geleceğini sorgulamaktadır. Değişen bölgesel güvenlik sistemi bağlamında KGAÖ’nün rolünü ve etkinliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

KGAÖ’nün faydaları ve ihtiyaçları, indirimli Rus silah satışlarının dışında tartışmalıdır.  Örneğin hem Ermenistan hem de Kırgızistan, bir savunma ittifakına üyeliklerinin değişim yaratması gerektiğine inanmaktadır. Fakat kendilerini silahlı çatışmaların içerisinde buldukları görülmektedir. Üstelik 2022 yılında Azerbaycan ile Ermenistan arasında Karabağ’da yaşanan çatışmalarda KGAÖ, müdahale çağrılarını reddetmiş ve aktif bir rol üstlenmemiştir. Burada üyelerden birinin güvenliğini, istikrarını, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tehdit eden bir silahlı saldırının herkese yapılmış sayılmasını öngören KGAÖ’nün 4. maddesi uygulanabilirdi. Ayrıca herhangi bir müdahale için Rusya’nın istekli olması ve ağırlığını koyması gerekirdi; ancak Moskova, bunun yerine Azerbaycan’la iyi ilişkilerini sürdürmeyi ve kendi barış güçlerini göndermeyi tercih etmiştir.

Bununla birlikte KGAÖ, 2022 yılının yaz aylarında Kırgızistan ile Tacikistan arasındaki sınır çatışmalarının şiddetlendiği bir dönemde yine sorumluluktan kaçınmıştır. Dolayısıyla KGAÖ’nün üyeleri arasında çatışma öngörmediği gibi sorunların çözümü ya da arabuluculuk konularında da etkili olmadığı ve bu nedenle zayıf kaldığı söylenebilir. Dolayısıyla 2022 yılının Ocak ayında Kazakistan’daki protestolara yapılan müdahale, KGAÖ mekanizmalarının devreye girdiği tek örnektir. Lakin burada bile KGAÖ birlikleri, kritik bir rol üstlenmemiştir. Dolayısıyla KGAÖ hiçbir zaman etkinliğini kanıtlayamamıştır.

3. Örgütün gerekli uygulama mekanizmalarının bulunmaması ve üye devletlerin çatışmalara müdahale konusunda müşterek bir stratejinin olmaması eleştirilmektedir. Siz bu eleştirilere katılıyor musunuz?

KGAÖ, kâğıt üzerinde bir bölgesel güvenlik ittifakından beklenen Kolektif Hızlı Tepki Gücü, Barışı Koruma Gücü ya da Parlamenter Asamble gibi tüm unsurları içermektedir. Dolayısıyla yapısı ve misyonu bakımından Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’yle (NATO) benzerlik göstermektedir. Ancak bu tür unsurların başarılı olabilmesi ve kullanılabilmesi için kilit bir unsur eksiktir. O da siyasi iradedir. Bu nedenle birleştirici bir kimlik, ortak amaç, paylaşılan değerler ve güven olmadan KGAÖ’nün tüm bu unsurları, sadece kâğıt üzerinde kalacaktır.

4. KGAÖ, insani yardım alanındaki işbirliği, özellikle de kültürel faaliyetler, eğitim ve demokratik değerleri teşvik eden projeler açısından zayıf görünmektedir. Sizce bu durum, örgütün barışı koruma imajından yoksun olmasının nedenlerinden midir?

Belirttiğiniz tüm bu unsurlar birleştirici bir faktör olarak KGAÖ’nün temel eksikliğini oluşturmaktadır. Ayrıca birçok üye devletin aynı sınırları paylaşmadığı ve kayda değer bir ekonomik işbirliği içinde olmadığı göz ardı edilmemelidir. Üye devletler, bir dereceye kadar Rusya’nın izinden gitmeye ve çoğunlukla iyi bir imaj ve Moskova’dan sübvanse edilen silahlar karşılığında gerçek bir güvenlik ittifakı maskaralığına razı olmuşlardır. Lakin Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı, savaştaki zayıf askeri performansı ve giderek artan ekonomik gerilemesi ve uluslararası sistemden izolasyonu göz önünde bulundurulduğunda, bu son birleştirici faktörün bile etkisini yitirdiği görülmektedir. Bu sebeple KGAÖ üyesi devletler, Çin ve Batılı ülkeler gibi farklı güvenlik ortakları arayışı içerisindedirler.

5. Eski Sovyet coğrafyasındaki son gelişmeler bağlamında örgütün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Rusya’nın gerilemesi ve Vladimir Putin’in iktidardan ayrılmasıyla, KGAÖ’nün geleceği daha da kasvetli hale bürünecektir. KGAÖ üyelerinin komşularına ve ortaklarına karşı yaklaşımlarını değiştireceklerine dair çok az işaret var. Örgüt içindeki çoğu siyasi lider arasındaki güvensizlik devam ediyor. Büyük olasılıkla KGAÖ daha da marjinalleşecektir. Pekin merkezli Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), KGAÖ’ye benzer üyelerle ortak askeri tatbikatlar ya da silahlanma işbirliği ve terörle mücadele tatbikatları gibi benzer faaliyetler üstlenmiştir. Rusya’nın gücünün azalması ve Afganistan’dan kaynaklanan güvenlik sorunlarının devam etmesi hasebiyle Orta Asya ülkeleri, Moskova üzerinden birbirleriyle etkileşime girmek yerine; kendi aralarındaki işbirliğini arttırabilir. Ayrıca Çin, kendi iç sorunlarına rağmen KGAÖ üyesi devletler için en güçlü komşu olmaya devam edecek ve güvenlik projelerinde artan bir rol üstlenecektir. Bu durumda KGAÖ ya tamamen marjinalleşecek ya da Moskova veya diğer üye devletlerde siyasi değişikliklerin yaşanması halinde örtüte büyük bir dönüşüm yaşanacaktır.


Benno Zogg

Benno Zogg, Güvenlik Çalışmaları Merkezi’nde (CSS) Kıdemli Araştırmacı ve İsviçre ve Avrupa-Atlantik Güvenlik Ekibi Başkanı’dır. CSS Analysis in Security Policy serisinin editörlüğünü yapmaktadır. Zogg, dış politika üzerine araştırmalar yapan düşünce kuruluşu Foraus’ta Barış ve Güvenlik Programı Eşbaşkanı, AGİT Düşünce Kuruluşları Ağı Yönlendirme Komitesi Üyesi ve Radio Monocle 24’te Güvenlik Muhabiri olarak çalışmaktadır. Zogg, Zürih Üniversitesi’nden Siyaset Bilimi ve Modern Tarih alanında lisans ve King’s College London’dan da Çatışma, Güvenlik ve Kalkınma alanında yüksek lisans dereceleri almıştır. Araştırma alanları arasında İsviçre ve Avrupa güvenliği, Rusya-Batı ilişkileri ve Çin’in Avrasya’daki etkisi yer almaktadır.


Aidana BAKTYBEK KYZY
Aidana BAKTYBEK KYZY
Aidana BAKTYBEK KYZY, 1999 yılında Bişkek'te doğmuştur. BAKTYBEK KYZY, 2022yılında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olmuştur. Halihazırda yüksek lisans eğitimini Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde devam ettirmektedir.

Röportaj

Occidental Koleji, Doç. Dr. Igor Logvinenko: “Türkiye, Yenilenebilir Enerji Alanında Önemli İlerlemeler Kaydetmiştir.”

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), küresel enerji piyasalarının dönüşümünü, yenilenebilir enerjiye geçişin...

Central Lancashire Üniversitesi, Doktorant Sylwia Monika Gorska: “İşiba, Çin’le İlişkilerin İstikrara Kavuşturulmasının Öneminin Farkındadır.”

Japonya’daki Kishida Hükümeti’nin dış politikasını ve küresel jeopolitiği değerlendirmek üzere Ankara Kriz ve Siyasi...

Kazakistan KIMEP Üniversitesi, Doç. Dr. Maganat Shegebayev: “Etkili İletişim, Temel İnsani Beceriler Üzerine İnşa Edilmelidir.”

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), küreselleşen dünyada farklı kültürel geçmişlere sahip iş...

Güney Danimarka Üniversitesi, Doç. Dr. Vincent Keating: “20 Yıl Aradan Sonra Guantanamo Körfezi İçin Yeni Bir Kasvetli Sayfa Açılmıştır.”

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), Guantanamo Körfezi’nin yeniden açılmasının göç politikalarına etkisini, insan...