Mübarek’in Serbest Bırakılması Üzerinden Mısır’ın Siyasi Değerlendirilmesi

Mısır’ın en önemli isimlerinden Hüsnü Mübarek, 6 yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakılmıştır. Tahrir gösterileri, Müslüman Kardeşler (MK) yönetimi ve Es-Sisi iktidarı olarak sınıflandırabilecek üç dönemi geçiren Mısır için Mübarek’in serbest bırakılması çeşitli açılardan yorumlanabilir. En önemlisi de Tahrir gösterileri sonrası Mısır’ın yaşamakta olduğu siyasi sürece etkisi ve yaşanan süreci sorgulatmasıdır.

2011 halk olayları ve istifa talepleri neticesinde 30 yıllık devlet başkanlığı görevini bırakan Mübarek’e, sonrasında çeşitli suçlamalar getirilmiştir. Böylelikle Mısır’ın eski liderinin ve özdeşleştiği siyasetin, siyasi yapının ve hatta rejimin “yargılanması” dönemine girilmiştir.  Başta demokratikleşme talebi olmak üzere Tahrir gösterilerinin yarattığı dalga Mübarek’in yargılanması ve beraberindeki süreci anlamakta önemlidir.

Mübarek’in yargılandığı konulardan en fazla öne çıkanı bizzat Tahrir gösterileri ile ilgili idi. Kendisini istifaya ve ülkeyi demokratikleşmeye çağıran 2011 Olayları esnasında araç ve silah temininde bulunarak, göstericilerin öldürülmesinde rolü olduğu ve ölüm olaylarını engelleyemediği gerekçesiyle Mübarek, müebbet hapis ile cezalandırılmıştı. Fakat sonradan Yüksek Mahkeme bu kararı bozmuş, Mübarek yeniden yargılanmış 2017 yılının Mart ayında beraat kararı verilmişti. Karara itiraz yolu ise kapatılmıştı.

Mübarek, yolsuzluk ile de suçlanmıştır. Oğulları Ala Mübarek ve Cemal Mübarek ile yargılandığı rüşvet suçundan belli bir ceza almış; sonrasında beraat kararı verilmiştir. Fakat yolsuzluk ile ilgili yargılanma süreci devam edecektir; bu bağlamda dava yeniden açılmıştır. Oğulları da 2015 yılında serbest bırakılmıştır.

“Eski Mısır”a dair tabloda bu gelişmeler olurken MK cephesinde yaşananlar da önemlidir. Devrik lider Muhammed Mursi cezaevindedir; yargılama süreci devam etmektedir. İdam cezasına çarptırılmış; sonrasında ilgili mahkeme kararı bozmuştur. MK’nın diğer önemli liderleri de hapistedir. Mursi’nin serbest kalması konusu Mübarek’e yönelik gelişmeden sonra akla gelmektedir. Eski devlet başkanının belirli bir dönem daha hapiste bulunmasına kesin gözüyle bakılmaktadır. MK ile sistem arasındaki ilişkisinin düzeltilmesi için, örgütün nasıl bir yön izleyeceğinin taraflarca anlaşılması beklenebilir. Bunun yanında uluslararası alanda özellikle ABD’de MK’nın terör örgütü olarak tanıma girişimleri düşünüldüğünde Kahire’nin MK’yı sisteminin dışına itme politikasının örgüt ile anlaşma sağlanıncaya kadar devam edeceği düşünülmektedir.

Serbest bırakılmanın ve bugünkü Mısır’a etkisinin bir diğer boyutu da Tahrir gösterilerine katılan protestocuların, muhalif kesimin akıbetidir. Lider isimlerin çoğu hapiste bulunmaktadır; kimileri ise yurtdışına gitmeyi tercih etmiştir. Bazıları ise muhalif faaliyetlerini önemli ölçüde sınırlamıştır. Sosyal medya odaklı aktivizmleri devam etmektedir. Hukuki sürecin işlemediği, baskı politikasının uygulandığı muhaliflerce öne sürülmektedir.

Es-Sisi’nin başka bir deyişle mevcut yönetimin Mübarek’in serbest bırakılmasına yönelik tepkisi de önemlidir. Mısır’da yapılan bazı yorumlarda, “gelecek sene seçimlerin düzenlenecek olmasının”, kararın siyaseten alınmasında etkili olduğu belirtilmektedir. Özellikle “Tahrir döneminin artık geçerli olmadığı” tezinin vurgulanmak istendiği kaydedilmektedir. Kimi haberlerde Es-Sisi’nin protestoları tetikleyeceği, yandaşlarının sokağa döküleceği gerekçesiyle Mübarek’in serbest bırakılmasına pek taraftar olmadığı iddia edilmektedir. Yurtdışı seyahat yasağı da bu bağlamda okunabilir: Mübarek’in yurtdışında Mısır’a karşı herhangi bir faaliyette bulunmaması istenmektedir.

Mübarek’in salıverilmesine destek veren ya da protesto eden gösteriler yapılmamıştır; bu nasıl yorumlanabilir? Tahrir, MK ve Es-Sisi dönemlerini yaşayan Mısır halkının artık siyaseten yorgun olduğu ve protestoda bulunmaları durumunda Kahire’nin vereceği tepkiden çekindikleri düşünülebilir. Salt MK’nin değil sol muhalif örgütlerin de siyaseten tasfiye edilmesine bugün devam edilmektedir. Ayrıca son dönemde yaşanan terör olayları da “tepkisizliğe” dair bir başka faktör olarak değerlendirilebilir.

Sonuç olarak Mısır, Es-Sisi’nin çizmiş olduğu çerçevede siyasetine devam etmektedir. Mübarek ve oğullarının serbest bırakılması sürpriz olarak değerlendirilmemiştir. Mübarek döneminin kilit isimleri cezaya çarptırılmamıştır. Es-Sisi’nin iktidara gelmesi ve sonrasında izlediği politikalar da “Tahrir öncesi Mısır’ı”na geri dönüldüğü şeklinde yorumlanmakta idi. Bugün ise eski rejimin sembolünün suçlamalardan aklanarak serbest bırakılması bu sistemin kalıplaşmış olabileceğini düşündürtmektedir. Hatta Mübarek’ten sonra yönetimi “devralacağına” kesin gözüyle bakılan Cemal Mübarek’in serbest kalmasıyla yeniden siyasete dönme ihtimali gündeme taşınmıştır. Mübarek döneminde yaşanan yolsuzluk ve demokratikleşme açığı gibi sorunlar tekrardan gündeme gelmiş ve özellikle muhaliflerin bugünkü tabloyla karşılaştırma yapmasına neden olmuştur. Cemal Mübarek’in siyasete oynayabildiği, rüşvet tartışmalarının hatırlandığı, muhaliflerin yargılanma sürecinin hukukiliğinin tartışıldığı “yeni Mısır”ın “eski Mısır”dan farklılığı bir kez daha sorgulanmıştır. Tahrir olaylarının öncesine belki de şimdi dönülmüştür. “Tahrir gösterileri neden yaşandı?” diye sorulmaktadır…

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Dr. Ceren GÜRSELER
Dr. Ceren GÜRSELER
2003 yılında Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden onur decesiyle mezun oldu. Yüksek lisans derecesini 2006 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde "The Islamic Rhetoric of the Palestine Liberation Organization (Filistin Kurtuluş Örgütü'nün İslami Söylemi)" başlıklı teziyle aldı. Doktorasını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde "Afrika Örf ve Adet Hukukunda Self-Determinasyon Hakkı" başlıklı teziyle 2015 yılında tamamladı. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Devletler Hukuku Anabilim Dalı'nda yardımcı doçent olarak görev yapmaktadır. Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde Afrika ve Arap Ülkeleri Araştırmacısı, Ankara Üniversitesi Afrika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde Dış İlişkiler Uzmanı, Çankaya Belediyesi'nde Dış İlişkiler Uzmanı olarak çalışmıştır. Afrika ülkeleri siyaseti, Afrika siyaseti, Filistin sorunu, self-determinasyon, siyasal İslam, uluslararası hukuk, terörizm ve Afrikalı-Amerikan çalışmaları başlıca araştırma ve çalışma alanları arasındadır.

BİZİ TAKİP EDİN

3,028BeğenenlerBeğen
230TakipçiTakip Et
2,718TakipçiTakip Et
278AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz