Kuzey Nijerya’nın Borno Eyaletindeki İntihar Saldırısı Ne Anlama Geliyor?

Bu dillerde mevcuttur: English

Kuzey Nijerya’nın Borno Eyaleti’nde 17 Haziran 2018 tarihinde meydana gelen bombalı intihar saldırısı, hükümet ve ülkedeki azınlık Şii grubu arasındaki gerginliği daha da şiddetlendirmiştir. 32 kişinin hayatını kaybettiği saldırıda çoğunluğunu Şiilerin oluşturduğu 84 kişi de yaralanmıştır. Söz konusu olayın Nijerya-İran ikili ilişkilerini etkilemesi beklenmektedir.

Nijerya’daki nüfus üzerine yapılan bazı gayri resmi araştırma sonuçlarına göre ülkede çoğunluğu kuzey kesiminde yaşayan yaklaşık 3 milyon Şii bulunmaktadır. Dış politika yorumcularından bazıları Orta Doğu’nun dışında İran’ın Şii ideolojisinin nüfuz ettiği yerlerden birinin de Nijerya’da (özellikle Kuzey Nijerya) olduğunu iddia etmektedir. Bu iddiayı 85 milyon Nijeryalı Müslümanın %5’inin İran yanlısı Şii cemaatini oluşturması desteklemektedir.

Nijeryalı Müslüman din adamı Şeyh İbrahim Zakzaky Kuzey Nijerya’daki Şii İslam’ın yayılmasında mühim rol oynayan önemli bir şahsiyet olarak dikkat çekmektedir. 1979 İran Devrimi’nden büyük ölçüde etkilenerek; ülkesindeki laik hükümete karşı kampanya yürütmüş ve Kuzey Nijerya’da İslami hükümetin varlığını sürdürmesini istemiştir. El-Zakzaky laik Nijerya hükümetinin, halkını İslami değerler ve gelenekler doğrultusunda yönetmesini uygun görmemektedir. Şeyh ve takipçileri 1979 yılında Nijerya’daki laik hükümete karşı İran devrimini desteklediklerini göstermek için Nijerya anayasasını yakmıştır.

El-Zakzaky’nin Humeyniciliğe olan eğilimi 1980’de İran’ı ziyaret ettikten sonra daha da şiddetlenmiş ve İran Şii Lideri Ayetullah Humeyni’nin retoriği ve sembolizmini benimsemesine yol açmıştır. Bu durumu İbrahim El-Zakzaky tarafından Nijerya İslami Hareketi’nin (IMN) kurulması izlemiştir. IMN üyeleri hareketin büyümesi için aktif olarak çalışmıştır. Her ne kadar bu hareket bir öğrenci yapılanması olarak başladıysa da daha sonra entelektüeller, iş adamları, şirket çalışanları da dahil olmak üzere toplumun çeşitli kesimlerinden takipçileri de içeren bir kitle hareketine dönüşmüştür. Bazı analistlerin de belirttiği gibi IMN liderleri Şii unsurunu saklamaya ve tarafsız olarak sunmaya çalışsa da günümüzde Afrika’nın en büyük Şii hareketi olarak görülmektedir. Yukarıda belirtilen argümanın ana tezahürü çeşitli Şii dini olaylar sırasında 1 milyondan fazla kişinin seferber edilmesi şeklinde ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte bahsi geçen yapılanma, Humeyni ve onun haleflerinden Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah’ın çeşitli zamanlarda düzenlediği siyasi mitingler için yaklaşık 50.000 kişiyi seferber etmiştir.

IMN ve diğer Şii gruplarının Nijerya’daki laik hükümete karşı yukarıda belirtilen duruşu gerilime neden olmuştur. Aralık 2015’te meydana gelen bir olay Nijerya’da hükümet ile Şii grup arasında çatışmanın tırmanmasına sebebiyet vermiştir. Suçlamalar reddedilse de hükümet El-Zakzaky ve takipçilerini Nijeryalı ordu personeli Tukur Burata’ya suikast girişiminde bulunmakla suçlanmıştır. Bu olayı takiben ordu IMN üyelerine saldırarak; El-Zakzaky ve karısını kadar tutuklamıştır. Tutukluluk halen devam etmektedir. Hükümetin bu eylemi El-Zakzaky taraftarlarının sokağa çıkmasına neden olmuştur. Şeyh ise karısı ve IMN’nin diğer üyelerinin şartsız tahliye edilmesini istemiştir.

Öte yandan El-Zakzaky’nin birçok yerel taraftarı ve bazı yabancı hükümetler (özellikle İran) Aralık 2015 olayını Nijerya hükümetinin bölgede Şii İslam’ın genişlemesini zayıflatmak için düzenlediğini iddia etmektedir. Bu nedenle azınlık Şii grupları ile polis arasında (2015’ten sonra tırmanan) çeşitli çatışmalar, hükümetin bireyin din özgürlüğüne yönelik müdahalesi olarak yorumlanmaktadır. Geçen hafta Borno Devleti’nin Şii grubunu hedef alan bombalı intihar saldırısı da bu perspektiften incelenmektedir. İran kaynaklı Ahlulbeyt Haber Ajansı’na göre Buhari yönetimi Şii grubunu Nijerya’dan temizlemek için Boko Haram’la komplo kurmaktadır. (Boko Haram’ı intihar saldırısından sorumlu olmakla suçlamaktadır.) Suçlamayı güçlendirmek amacıyla haber ajansı, Boko Haram tarafından yayımlanan bir bildiriyı alıntılamıştır: “Allah’ın izniyle Şii müşrikleri hedef alan saldırılarımız, kötülükleri ortadan kaldırılana kadar devam edecektir.” Bu bağlamda, El-Zakzaky taraftarlarının Boko Haram’a karşı alabilecekleri herhangi bir misilleme tedbirinin, Nijerya’da kan dökülmesi ve istikrarsızlığın kapısını açabileceğini belirtmek gerekir. Bu durum Boko Haram’ın terör kaynaklı istikrarsızlıklarından zaten etkilenmiş olan Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari’nin hükümeti için sorun teşkil edecektir.

Her durumda saldırı Nijerya’daki azınlık Şii grubu ve Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari’nin hükümeti arasındaki gerginliği daha da arttıracaktır. Bazı analistler, 2015’ten beri devam eden saldırıların IMN’nin radikalleştirme kapasitesini gözler önüne sermesine dikkat çekerek; endişelerini dile getirmektedir. Bu bağlamda El-Zakzaky’nin yargılanması ve mahkeme kararıyla ölüm cezası dahil ceza alması Nijerya ve komşularının barış ve istikrarını büyük ölçüde etkileyecektir.

Söz konusu intihar saldırısı Nijerya’nın İran’la olan ilişkisini etkileyebilir. İran, küresel operasyonlarının bir parçası olarak Nijerya’daki azınlık Şii gruplarını kullanarak sosyo-ekonomik ve politik çıkarlarını geliştirmek için çalışmaktadır. Raporların gösterdiği gibi çok sayıda IMN üyesi İran’daki eğitimlere katılmış ve geri dönmüştür. Mezunlar bölgede Tahran’ın varlığını ve ideolojisini pekiştirmek amacını taşıyan bir ajans olarak hizmet etmektedir. İran El-Zakzaky davasını yakından takip ederek; Nijerya hükümetinin El-Zakzaky’ye ve diğer IMN mahkumlarına karşı tutumlarını eleştirmektedir. Dolayısıyla Tahran’ın Nijerya’daki Şii grubunu hedef alan saldırılara karşı eleştirileri ikili ilişkileri daha da karmaşıklaştırmaktadır.

Nijerya-İran ikili ilişkilerinin dışında söz konusu saldırının Riyad ve Tahran arasındaki rekabeti de arttıracağı düşünülmektedir. Raporlar, Kuzey Nijerya’nın İran ile Suudi Arabistan arasındaki proxy savaşta, savaş alanı olduğunu gösteriyor. Nijerya’da Sünni ve Şii İslam’ın sempatizanları geçmişte şiddetli çatışmalar yapmış ve bu da birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur.

Suudi-İran rekabetinin yoğunlaşması da Nijerya ve komşularının barış ve istikrarını etkilemektedir. Bu nedenle yukarıda belirtilen tehditleri en aza indirgemek için Nijerya hükümeti vakit kaybetmeden uzun süreli önlemler almalıdır. Abuja, azınlık Şii gruplarına yönelik muamelelerinde hukukun üstünlüğünü gözetmelidir. Bunların yanı sıra Nijerya’daki IMN ve diğer Şii grupları da sosyo-politik ve dini haklarını kullanmada ülkenin kural ve düzenlemelerine uymaları gerekmektedir. Bunu yaparken Nijerya içişlerine yabancı müdahalenin yol açtığı istikrarsızlıkları giderebilir ve yerel sorunlar için bağımsız bir çözüm ortaya koyabilir.

Yazarın diğer yazıları