Kıbrıs İçin Yeniden Beşli Görüşmeler

İsviçre’de Kıbrıs Görüşmelerinin ikinci turu 28 Haziran 2017 tarihinde Crans Montana’da başlamıştır. Görüşmelerde Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları yanında garantörler, Birleşmiş Milletler(BM) yetkilileri ve Avrupa Birliği(AB) temsilcisi yer almaktadır. 12 Ocak 2017 tarihinde gerçekleşen ilk oturumdan sonra tarafların yeniden masaya oturması sorun yaratan konularda ilerlemenin sağlanıp sağlanmadığını sorgulatmaktadır.

Ocaktan bu yana yaşanan engebeli süreç, Haziran 2017 tarihli görüşmelerin sıkıntılı geçeceğinin göstergesi olarak değerlendirilebilir. Şubat ayında KKTC lideri Akıncı ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi(GKRY) lideri Anastasiadis arasındaki görüşmeler durmuş; nisan ayında yeniden başlamıştır. Mayıs ayında ilerleme sağlanamamış ve BM taraflar arasında yürüttüğü görüşmelere son vermiştir. Fakat haziran ayında taraflar müzakere masasına garantörlerle birlikte dönmüştür. BM Genel Sekreteri Guterres’e göre ikinci ayağın gerçekleşmesi, sürecin 12 Ocak 2017 tarihli Sonuç Bildirgesi’ne uygun şekilde devam edildiğinin bir göstergesidir.

Kesilen ve sonrasında yeniden başlatılan görüşmeler bugünkü sürece ışık tutmaktadır. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarda garantörlük ve adadaki Türk askerinin varlığı anlaşmazlığın sürdüğü konuların başında gelmektedir. Şubat 2017 tarihinde sürecin durmasına neden olan gelişme farklı ancak çok önemli bir konudan doğmuştur: Tarafların federasyon çatısı altında bir arada barış içerisinde ve eşit şekilde yaşaması. Şubat ayında Rum Meclisi, 1950 yılında yapılan Enosis referandumunun Rum okullarında her yıl resmî olarak anılması kararını almış idi. Sorunun özüne dair bu konu iki kesimin beraber nasıl yaşayacağını tekrardan sordurtmuş; Kıbrıs tarihinin karanlık sayfalarının yeniden yaşanabilmesi endişelerini doğurmuştur. Bahse konu kararın müzakereleri tıkaması sonucunda Rum tarafı geri adım atarak kararı iptal etmiş ve süreç nisan ayında kaldığı yerden devam edebilmiş fakat sonrasında tekrardan tıkanmıştı. BM Genel Sekreteri Guterres’in devreye girmesiyle sürecin önü açılmış, Akıncı’nın ifadesiyle önkoşullar kalkarak haziran ayındaki görüşmelere başlanabilmişti.

Şu ana kadar medyaya yansımasa da garantörlük ve asker mevcudiyetinin yanı sıra kurulacak olan “Birleşik Kıbrıs”ta güvenliğin nasıl sağlanacağı ve Rum ve Türk kesimleri arasında yetki paylaşımı da süreci durdurabilecek konular arasında bulunmaktadır. Türk tarafının öne sürdüğü ve adada eşit statüye sahip iki kesimlilik tezini destekleyen etkin katılım ilkesinin, Rum tarafınca ancak belirli kurum ve organlar için kabul edildiği belirtilmektedir. Örneğin Rum tarafının, bakanlar kurulunda 7:4 oranının korumasında diretirken senato ve federal yargıda tarafların eşit temsilini kabul ettiği kaydedilmektedir. Diğer bir ifadeyle GKRY, Türk nüfusunun azınlık olduğunun altını çizmek ve bunun da tek devletin idaresine yansıyacağını göstermek istemektedir.

Görüşmelerin içeriğinin yanı sıra konuların ele alınış şekilleri de tartışma yaratan diğer unsurlar arasında bulunmaktadır. Önceden kararlaştırıldığının aksine konuların ayrı ayrı teknik ekipler tarafından ele alınması Rum tarafınca önerilmiştir.

Sonuç Yerine

Kıbrıs müzakere sürecinde beşli görüşmelerin ikinci ayağının nasıl sonuçlanacağı ve ne kadar süreceği belirsizdir; sürecin ucu açık olabilir. Bu ayağın en iyi şans ve nihaî süreç olduğuna dair açıklamalar, görüşmelerde bulunmalarına rağmen tarafların şartlarını koruduklarını göstermektedir. Böylelikle, haritaların paylaşılması gibi “12 Ocak ilkelerinin” görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı bir kez daha anlaşılmıştır. Diğer yandan tarafların takvimlerinin süreci etkileme ihtimali de bulunmaktadır. Şubat ayında GKRY’de başkanlık seçimleri düzenlenecektir, ayrıca temmuz ayı ortasında Rum tarafı adanın güney kıyısında petrol ve gaz çalışmalarını başlatabilir.

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Dr. Ceren GÜRSELER
Dr. Ceren GÜRSELER
2003 yılında Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden onur decesiyle mezun oldu. Yüksek lisans derecesini 2006 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde "The Islamic Rhetoric of the Palestine Liberation Organization (Filistin Kurtuluş Örgütü'nün İslami Söylemi)" başlıklı teziyle aldı. Doktorasını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde "Afrika Örf ve Adet Hukukunda Self-Determinasyon Hakkı" başlıklı teziyle 2015 yılında tamamladı. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Devletler Hukuku Anabilim Dalı'nda yardımcı doçent olarak görev yapmaktadır. Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde Afrika ve Arap Ülkeleri Araştırmacısı, Ankara Üniversitesi Afrika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde Dış İlişkiler Uzmanı, Çankaya Belediyesi'nde Dış İlişkiler Uzmanı olarak çalışmıştır. Afrika ülkeleri siyaseti, Afrika siyaseti, Filistin sorunu, self-determinasyon, siyasal İslam, uluslararası hukuk, terörizm ve Afrikalı-Amerikan çalışmaları başlıca araştırma ve çalışma alanları arasındadır.

BİZİ TAKİP EDİN

3,026BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,716TakipçiTakip Et
278AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz