İran’ın Şanghay İşbirliği Örgütü Üyeliği İsteği ve Çin

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2016 yılında Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)’nün 15. Yıllık Zirvesi’ndeki konuşmasında; İran’ın, nükleer antlaşmayı imzalaması ve BM yaptırımlarının kaldırılması sebebiyle ŞİÖ’ye tam üye olarak katılmasında hiçbir engel kalmadığını belirtmiştir.[1] Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlenen ŞİÖ Dışişleri Bakanları Konseyinde Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Hindistan’ın ve Pakistan’ın katılımına öncelikle odaklandıklarını, tecrübe kazanıp temel oluşturduktan sonra İran’ın tam üyelik yönündeki ilgisinin değerlendirileceğini belirtmiştir.[2] Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ŞİÖ işlerinden sorumlu özel temsilcisi Bahtiyar Hakimov, örgütün İran’ın katılım dilekçesini incelemeye hazır olduğunu belirtmiştir.[3] Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’ın ŞİÖ üyelik sürecinin 2017 yılının Haziran ayında başlatılacağını umduğunu ifade etmiştir.[4] Rusya, İran’ın ŞİÖ tam üyeliğine destek vermekteyken; Çin, İran’ın tam üye olma isteğine karşı daha temkinli bir yaklaşım sergilemektedir.

1996 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından kurulan Şanghay Beşlisi; 2001 yılında Özbekistan’ın katılımıyla Şanghay İşbirliği Örgütü halini almıştır. Pakistan, Hindistan, İran, Afganistan, Belarus ve Moğolistan gözlemci statüsüne; Türkiye, Ermenistan, Sri Lanka, Azerbaycan, Kamboçya ve Nepal diyalog ortağı statüsüne sahip ülkelerdir. 2005 yılında gözlemci statüsünü kazanan İran, 2008 yılında da tam üyelik için başvurmuştur. Gözlemci olan İran’ın tam üye olma potansiyeli bulunmaktadır.

İran’ın ŞİÖ tam üyeliği konusunda, kendine ara sıra bulunulan taahhütlerle ümitleri artmış ve taahhütlerin yerine getirilmemesi ile azalmıştır. Rafsanjani ve Hatemi’nin ardından İran Cumhurbaşkanı makamına gelen Ahmedinejad’ın görev süresinde (2005-2013) Batı ile ilişkilerinin bozulması nedeniyle İran, “Doğuya Bakış” politikasını yürürlüğe koymuştur. Batı ile nükleer kriz yaşanırken “Doğuya Bakış” politikası sayesinde İran manevra alanını genişletmeye çalışmıştır. İran için Doğu ile ilişkilerin kurulması yeni bir öneri olmamasına rağmen, Batıyı karşısına alıp Doğuya tamamen yönelmek yeni bir strateji kapsamında değerlendirilmiştir. Ahmedinejad sonrasında İran Cumhurbaşkanı olan Ruhani, batıyla bozulan ilişkileri tekrardan kurmaya çalışmıştır.

2014 yılında ŞİÖ’nün Duşanbe Zirvesi’nde üye alımları ve ilgili prosedürlerin oluşturulmasıyla yeni bir döneme girilmiş, Hindistan’ın ve Pakistan’ın tam üye olma ihtimali ortaya çıkmıştır. ŞİÖ, kuruluşundan 15 yıl sonra genişlemeye hazır olduğunu belirtmiştir. Hindistan ve Pakistan, ilişkileri sorunlu olan iki ülkedir. Çin, güvenlik sorunlarının ŞİÖ masasında çözülebilmesi ihtimalini ortaya çıkarması ve önceliği ekonomik gelişme olan Çin’in İpek Yolu girişimi için istikrara ihtiyaç duyması bu iki ülkenin tam üyeliğini desteklemesi sonucuna neden olmuştur. Hindistan ve Pakistan’ın tam üye olmasıyla ŞİÖ, 1,5 milyar insanın bulunduğu geniş bir coğrafyaya yayılacaktır.

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), adını ilk toplanılan yer olan Şanghay’dan almıştır. ŞİÖ içerisinde Çin ve Rusya’nın fiili olarak liderliği, çalışma dillerinin Çince ve Rusça olarak belirlenmesine yansımıştır. Örgütün resmi dilleri olarak sadece Çince ve Rusça bulunmaktadır. Bununla birlikte Taşkent Zirvesi’nde Bölgesel Anti-terör Ajansı’nın kurulması kararlaştırılmıştır. Bölgesel Anti-Terör Ajansı ve Pekin’de bulunan sekreterlik, örgütün daimi organları olarak çalışmaktadır. Çin , örgütün mali kısmıyla ilgilenen ve katılımcı ülkelere kredi sağlayan ülkenin olmasından dolayı örgütün vazgeçilmezi olmuştur. Bu görevle beraber Çin, örgütün lideri olduğunu da kanıtlamaktadır.

Çin’in İran’la ilişkileri son dönemde enerji işbirliğinin ötesine geçmiştir. “Bir Kuşak Bir Yol” girişimindeki İran’ın konumu ilişkileri daha da değerli kılmaktadır. Bununla birlikte İran’ın ŞİÖ’ye tam üyelik başvurusuna temkinli yaklaşmaktadır. ŞİÖ’nün genişleyerek, kuruluş amacından sapmasını istememektedir. Öncelikli olarak sorun yaşayan iki ülkenin tam üyeliğini kabul ederek ŞİÖ şemsiyesinde sorunlara müdahil olmayı uygun bulmuştur. Aynı zamanda ABD’yi tamamen İran’ın üyeliği sonucunda karşısına almayı tercih etmemektedir. İran, bölgede tam üyelik ile ŞİÖ kartını ABD’ye karşı kullanma niyetindedir. Çin, bölgede kendisini zorlayacak bir hamle yapmanın doğru olmadığını düşünmektedir. Hatta, Hindistan ile ilişkilerini istikrarsızlaştırma çabasına bile girmiştir. Çin, batıya açılım stratejisi kapsamında son dönemde “Bir Kuşak Bir Yol” girişimini yürürlüğe koymuş, bu girişimin başarılı olması için Asya, Avrupa ve Afrika’da altyapı ve ulaşım ağlarını geliştirmeyi amaçlamıştır. Dünyanın en büyük ekonomik projesi olan “Bir Kuşak Bir Yol” girişiminin başarılı olabilmesi, istikrarlı ve güvenli bir ortamın yaratılması ile mümkün görünmektedir. Çin de bu ortamın yaratılmasına öncülük edecektir. Dolayısıyla, yakın gelecekte İran’ın ŞİÖ’ye tam üye olması muhtemel görünmemektedir.


[1]No Obstacles for Admitting Iran to SCO: Putin, http://www.tehrantimes.com/news/403687/No-obstacles-for-admitting-Iran-to-SCO-Putin

[2]China, Russia Back Iran’s Full Membership to SCO, http://www.iran-daily.com/News/152051.html? catid=3&title=China–Russia-back-Iran-s-full-membership-to-SCO

[3]China-led Bloc Keeps Iran at Arm’s Length Despite Russian Backing, http://uk.reuters.com/article/uk-uzbekistan-sco-idUKKCN0Z9214

[4]Russia Hopes Iran’s SCO Membership Process Starts in June- Foreign Minister, https://sputniknews.com/asia/201704211052836641-russia-mfa-sco-membership/

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Dr. Özlem Zerrin KEYVAN
Dr. Özlem Zerrin KEYVAN
2007 yılında Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden onur derecesiyle mezun oldu. Yüksek lisans derecesini 2010 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladı. Doktorasını Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde “Soğuk Savaş Sonrası Avrupa Birliği-Çin İlişkileri- Tehditler, Fırsatlar, Öneriler başlıklı teziyle 2015 yılında tamamladı. Asya Pasifik bölgesi, Çin dış politikası, Güney Çin Denizi, Doğu Asya ve Güney Doğu Asya başlıca araştırma ve çalışma alanları arasındadır. İngilizce, Almanca ve Çince bilmektedir.

BİZİ TAKİP EDİN

3,030BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,710TakipçiTakip Et
279AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz