İran’da Yaşayan Mülteciler

Birleşmiş Milletler’in tanımına göre mülteci; ırkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönmeyen veya dönmek istemeyen kişidir.

İran’da mülteciler söz konusu olduğunda, akla ilk olarak “Afgan mülteciler” gelmektedir. İran’da yaşayan yaklaşık olarak 2,6 milyon mültecinin büyük bir bölümünü Afganistanlılar oluşturmaktadır.

Afganistanlılar, 1979 yılındaki Sovyet işgalinin ardından din ve kültürel yakınlık nedeniyle İran ve Pakistan’a göç etmişlerdir. O dönemde İran, Irak ile savaşmak için insan gücüne duyduğu ihtiyaç nedeniyle Afganistanlılara kapılarını açmış; iş, sağlık, eğitim ve güvenlik sözü vererek mültecilerin Irak Savaşı’na katılmasını sağlamıştır. Ancak savaş bittikten sonra ortaya çıkan durum söz verilenin tam tersi şeklinde olmuş ve bugüne kadar da kayda değer bir değişiklik yaşanmamıştır. Kasım 2013 tarihinde yayınlanan “Human Rights Watch (HRW)” raporu; söz konusu istismar ve kötü muamelelerin, fiziksel istismar ve insanlık dışı şartlarda gözaltında tutmaktan, zorla çalıştırılma ve aile fertlerinin birbirinden ayrılmasına kadar pek çok alana yayıldığını iddia etmektedir.[i]

Öte yandan mülteciler için asıl ve en büyük sorun, İran’da mevcut bir mülteci yasasının olmamasıdır. Yasanın eksikliği, yetkililerin keyfi davranmasına neden olmaktadır. Bu nedenle Afgan mülteciler, yasal korumadan ve haklardan yoksun olarak yaşamak zorunda kalmaktadır. Mültecilere yönelik davranışlarda tek ölçüt, kaynak ülkedeki İranlılara “nasıl davranıldığı”dır. Fakat bu ölçüt de kendine uygulama alanı bulamamış, sadece “sözde” bir kural olarak kalmıştır.

İran’daki Mültecilerin Sorunları

1.Çalışma Sorunları: İran Çalışma Bakanlığı’nın aldığı karara göre Afgan mültecilerin sadece inşaat sektörü, duvarcılık, tarım ve çöp toplama/yakma vb. iş alanlarında çalışma hakkı bulunmaktadır. Bu işler, genellikle ağır ve düşük ücretlidir. Gerçekleştirdiğim telefon görüşmesinde mülteciler, çalışma şartlarını şöyle ifade etmişlerdir.

  • “Ben Bashir Hamdard. 23 yaşındayım ve 4 yıldır İran’da çalışıyorum. İran’da mültecilerin iş bulma şansı çok az; iş bulunsa da, mültecilere ödedikleri ücret çok düşük. Günlük maaş ortalama olarak 40 bin tuman veya 11 dolar.”
  • “Ben Gull Ahmad. Afgan uyrukluyum. 8 yıldır İran’da çalışıyorum. Yaklaşık 60 Afgan mülteciyle birlikte Tahran’daki Saman İnşaat firmasında çalışıyoruz. Aylık maaşımız ortalama 330 dolar ama 4 aydır bize maaş verilmiyor.”

2. Eğitim Sorunları: İran’da pek çok mülteci eğitim haklarına sahip değildir. Afgan mültecilerin çocukları rahatlıkla okula kayıt yaptıramamaktadır. Hatta İran üniversitelerinin çoğunda Afganistanlıların okuma hakkı yoktur.

3. Sağlık Sorunları: İran hükümeti 2 yıl önce aldığı bir kararla yabancılara/mültecilere organ naklini yasaklamıştır. Örneğin, on iki yaşında Afgan bir mülteci olan Fatma, karaciğer hastalığı nedeniyle Şiraz Hastanesi’nde, İran’daki yasak gerekçesiyle babasından organ nakli gerçekleştirilmesine izin verilmediği için hayatını kaybetmiştir. Her insanın temel hakkı olan sağlık ve tedavi İran’da uygulanmamakta; birçok Afganistan vatandaşı sebepsiz ve nedensiz yasak yüzünden hayatını kaybetmektedir.

4. Oturma İzni: İran’da 30 yıl içinde mültecilerin sadece üçte biri oturma izin alabilmiş; fakat bunların çoğu ancak oturma izinlerinin süresi bittikten sonra mültecilerin eline ulaşmıştır. Dahası, mülteciler kazandıkları düşük maaşlar ile oturma belgesi için sürekli para ödemelerine rağmen oturma izni alamamaktadır. Bu durum, mültecilerin psikolojik olarak ciddi rahatsızlıklar geçirmelerine yol açmaktadır.

5. Toplumsal Baskı: İran’da mülteciler fiziksel saldırılara da maruz kalmaktadır. Ayrıca parklara, mağazalara ve pek çok bölgeye girmeleri, hatta otobüslere binmeleri dahi yasaktır.

İran’ın Yürüttüğü Savaşlar ve Mültecilerin Dramı

İran, yürüttüğü pek çok savaş ve çatışmada mültecileri kullanmıştır.1980 -1988 yılları arasında yaşanan İran-Irak Savaşı’nda İran, Afgan mültecileri savaştırmıştır. Afgan mülteciler oturma izni, çocuklarının eğitimi ve sağlık sigortası için savaşmaya mecbur kalmıştır.[ii] Yaklaşık 4500 Afgan mültecinin bu savaşta hayatını kaybettiği söylenmektedir ancak daha gerçekçi bilgilere göre, İran-Irak Savaşı’nda hayatını yitiren Afgan sayısı bunun çok daha üstündedir.[iii]

Daha yakın tarihlere gelindiğinde ise, İran hükümetinin Afgan mültecileri, Suriye, Irak ve Yemen’e savaşmak için gönderdiği görülmektedir.[iv] İran, maaş ve oturma izni karşılığında 18 yaşından küçük mültecileri dahi cepheye sürmektedir.[v] Ancak 35 yıldır hiçbir Afgan mülteci İran vatandaşlığı veya daimî oturma izni alamamıştır.[vi] Bu gibi nedenlerden dolayı birçok Afgan, İran’dan Türkiye’ye veya Avrupa’ya göç etmektedir.

Afganistanlıların Suriye Savaşı’na gönderilmesi konusunda iki iddia vardır. Bunlardan ilki, İran devletinin asker kaybını en aza indirmek için Afgan mültecileri 500$ karşılığında Suriye’ye gönderdiği iddiasıdır. İkincisi ise, Afgan araştırmacıların ifade ettiği biçimiyle, mültecilerin kendi istekleriyle savaşa katıldıkları iddiasıdır. Fakat Afganistanlıların neden kendi istekleriyle Suriye Savaşı’na katıldığına dair akılarda soru işareti oluşmaktadır. Bu sorunun cevabı, sadece dini inanç değildir. İran devleti, koşulları mültecileri savaşa katılmaya zorlayacak şekilde hazırlamıştır. Afgan mülteciler çocuklarını okula kaydettirebilmek, oturma izni alabilmek için ve işsizlik nedeniyle savaşa katılmaya mecbur kalmakta ve kendi istekleriyle Suriye Savaşı’na gitmek için bir ay öncesinden kayıt yaptırmaktadır.

Tüm bunlara temel teşkil eden, İran’da mültecilerin yasa ile koruma altına alınmamış olması durumudur. İran devleti yasal düzenleme yapmadıkça bu sorun devam edecektir. Daha önce ifade ettiğimiz gibi İran’daki mültecilerin büyük bir bölümünü Afgan vatandaşları oluşturmaktadır. İran devleti ve milletinin Afgan mültecilere ikinci sınıf insan muamelesi yapması, az maaş ile zor işlerde çalıştırmaya zorlaması ve hatta savaşa göndererek hayatlarını tehlikeye atması gibi sorunlar mülteciler için hayati önem teşkil ederken; bir yandan da toplumsal sorunlar ortaya çıkarmakta, örneğin mültecilerin çoğunu uyuşturucu bağımlısı olmaya itmektedir.

Afgan mülteciler İran’da bir vatandaşın üstlenebileceği tüm yükümlüleri yerine getirmiş; onlar için savaşmış ve bugün yaşanan süreçte halâ savaşmaktadırlar. Fakat en temel haklara bile sahip olamamışlardır. 30 yıldır İran’da çalışmış, İran için çaba sarf etmiş bir mülteci halâ bir eve sahip olamamışlardır. Zira, İran’da hiçbir yabacının gayrimenkul veya emlak edinme hakkı yoktur. Tüm bu nedenlerden dolayı, İran’daki mültecilerin kendi ülkelerine dönmesi daha akla yatkındır. Çünkü, aynı çabayı kendi ülkelerinde gösterdikleri takdirde evlatlarına daha rahat ve yaşanabilir bir hayat hediye edebileceklerdir.


[i] Bkz. HRW Report: “Unwelcome Guests: Iran’s Violation of Afghan Refugee and Migrant Rights”

[ii] http://8am.af/1392/01/24/afghan-refugees-iran-war-syria/

[iii]goo.gl/wxvUKL

[iv] http://da.azadiradio.com/a/26954950.html

[v] http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/11/151105_iran_suriye_milis

[vi] https://goo.gl/3iKIK7

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Abdul Rahim QAYYUMI
Abdul Rahim QAYYUMI
2013 yılında Balkh Üniversitesi Hukuk ve Siyaset Bilimi Fakültesinde Siyaset Bilimi Bölümünden mezun oldu. Akademik düzeyde çeşitli makaleleri ve çalışmaları bulunan Abdul Rahim QAYYUMI, Ortadoğu ülkeleri üzerine çalışmalarına devam etmektedir. Türkçenin yanı sıra İngilizce, Farsça, Urduca, Özbekçe ve Türkmence dillerini iyi derecede bilmektedir.

BİZİ TAKİP EDİN

2,727BeğeniBeğen
45TakipçiTakip Et
1,639TakipçiTakip Et
137AboneAbone Ol

ÖNE ÇIKANLAR

Macaristan’ın Doğu Açılımı: Türkiye ve Türk Dünyası ile Gelişen İlişkiler

Son yıllarda Macaristan, dış politikasında önemli açılımlarda bulunmuştur. Avrupa Birliği’yle (AB) sorunları derinleşen Budapeşte, birlikten...

Yemen’de Stratejik Denge Arayışları

2015 yılının Şubat ayında gerçekleşen Husi Darbesi’nden bu yana yoğun bir şekilde iç çatışmalara ve...

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz