İran’da Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Yeniden Gerilen Uluslararası Dengeler

İran halkı, Hasan Ruhani’nin ilk dört yıllık cumhurbaşkanlığı dönemini bitirmesinin ardından, 19 Mayıs 2017 tarihinde yeni cumhurbaşkanını seçmek için sandığa gidecek. Söz konusu İran olunca, ABD ve bölgedeki bir diğer “öteki” olan, komşu Suudi Arabistan ile suların durulmadığı bir dönemde seçimlere giden İran’da, olası bir değişiklik yakından takip edilmektedir.

Anayasa Koruyucular Konseyi’nden, cumhurbaşkanlığı yarışına katılması uygun görülen altı adaya onay çıkmıştır. Bu adaylar: Hasan Ruhani, İshak Cihangiri, Mustafa Haşimitaba, Seyyid İbrahim Reisi, Muhammed Bakır Galibaf ve Mustafa Mir Selim’dir. Galibaf beklenildiği gibi yarışa birkaç gün kala Reisi lehine adaylıktan çekildiğini açıklamıştır.[1] Daha önce Dini Lider Ali Hamaney’le görüşmesinde aday olmaması tavsiye edilen önceki Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın adaylık başvurusu ise onaylanmamıştır. İran’da Nevruz tatili sonrası, seçim kampanyalarının başlamasıyla yarış hızlanmıştır. Devlet televizyonundan yayımlanan seçim münazaralarında karşı karşıya gelen altı aday vaatlerini ve eleştirilerini halkın önünde ortaya koymuşlardır.

Ocak ayında, İslam Cumhuriyeti’nin 4. Cumhurbaşkanı, Düzenin Yararını Belirleme Konseyi Başkanı ve devrimin etkili ismi Ali Ekber Haşimi Rafsancani’nin ölümü, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin yaklaşan seçimlerde bu güçlü destekten mahrum kalmasına yol açacak olsa da bir diğer görüşe göre reformcular bu süreçten güçlenerek çıkacaktır. Ruhani, önceki cumhurbaşkanları gibi iki seçim üst üste kazanarak bu geleneği bozmayacaktır. Cumhurbaşkanı Ruhani’nin seçimlerdeki en büyük engeli ise; nükleer anlaşma ile beklenen ekonomik rahatlamanın gerçekleşmemesi ve anlaşmanın uygulanmasındaki farklılıkların hala çokça eleştirilmesidir. İran’ın 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki adayların vaatleri, çoğunlukla ekonomi merkezli ilerlemektedir.

Ruhani açısından baktığımızda, geçtiğimiz yıl yapılan meclis seçimlerinde muhafazakarlara karşı üstünlük sağlayan reformcularla yönetim arasında hala çeşitli engeller mevcuttur; nükleer müzakere başarısının ardından ekonomide halihazırda istenilen rahatlamanın sağlanamayışı ve halk üzerindeki olumsuz etkileri, yüksek oranda işsizlik, devam eden Suriye Savaşı bunlardan bazılarıdır. Trump yönetiminin İran karşıtı söylemleri ve söz verildiği gibi ambargoları tamamen kaldırmaması, Ruhani’nin eleştirilmesine yol açarak İranlı muhafazakarları ABD’ye güvenilmemesi konusunda haklı çıkarmaktadır.

İran İslam Cumhuriyeti’nde her seçim döneminde olduğu gibi Dini Lider’in demeçleri, seçimlere katılımın önemi ve bunun anlamı üzerine olmaktadır.[2] İslami rejimin 38. yılında, hızla değişen bölgede ve küresel dengelerde İran içinde değişen ve değişmeyen iç dengeler söz konusudur. Dini Lider’in etkisi ise bütün bu dengelerin üzerindedir.

Bu yarışta Hüccetül İslam Reisi ve Ruhani iki güçlü aday olarak öne çıkmaktadır. Radikal Muhafazakar Reisi’nin seçilmesi durumunda Ruhani dönemindeki dış ilişkilerin devamı yerine daha sertleşen bir dış politika gözlemlenebilecektir. Öte yandan Trump sonrası ABD’nin sert söylemleri de düşünüldüğünde tansiyonun yükselmesinin bölgesel yansımaları çok da olumlu olmayacaktır. Fakat, Ruhani de güçlü adaylığıyla, ikinci 4 yılda devam etmesi halinde itidalli duruşu sayesinde ilk 4 yılda zemini hazırladığı politikalarının bir kısmını -şayet dini lider ve şartlar el verirse- uygulayabilecektir.

Seçimlerde en önemli iki konu, ekonomi ve nükleer anlaşmanın etkileri üzerinden tartışılmaktadır. Tabi ki ülkenin bekası ve İslami rejimi korumak asıl meseledir.

“İki dönem üst üste cumhurbaşkanlığı seçilme geleneği bozulacak mı, yoksa Ruhani devam mı edecek?” sorusu akıllardayken, Ruhani reformcu kanadın ortak adayı olarak öne çıkmaktadır. Bir diğer reformcu aday İshak Cihangiri’nin, Ruhani’nin önünde engel olmayacağı düşünülmektedir.

2013 yılında, Ahmedinejad sonrası epey gerilen İran’da, Hamaney’in onayı ile seçilen ılımlı Cumhurbaşkanı Ruhani, 4 yıllık döneminde her ne kadar zaman zaman Dini Lider’in eleştirilerine[3]  maruz kalsa da bu dini liderliğin toplumdaki rolü ile ilgili bir durumdur. Kurumun düzenleyiciliği ve denge unsuru ile ilgilidir. Çünkü muhafazakarların tepkilerini bastırmak ve farklı kutuplar arası dengeleri tutmak da dini liderin güvenlik açısından önemsediği bir noktadır.

Bütün bu tablo dahilinde, göz önünde bulundurulması gereken aslında rejimin koruyucu çarklarının sürekli işlediği ve olası toplumsal patlamaları kontrol edebilme konusunun adayların belirlenmesinde, onaylanmasında rol oynadığıdır. Dolayısıyla İran dış politikasındaki keskin dönüşler ve değişikliklerin görevdeki cumhurbaşkanından ziyade Dini Lider’in tasarrufunda olduğu unutulmamalıdır. Şüphesiz ki, Ruhani kendini cumhurbaşkanlığına taşıyan dönemden daha farklı bir pozisyondadır. Ruhani açısından kesin gözüyle bakılamayan bir seçim olsa da İran halkının yeniden radikal ve Batıyla ters bir adayı zirveye taşıyarak yıllarca altında ezildiği bir dizi yaptırımların uygulandığı döneme geri dönmek istemeyeceği düşünülmektedir.


[1] MEHR, Galibaf İran cumhurbaşkanlığı adaylığından çekildi, http://tr.mehrnews.com/news/1864654/Galibaf-%C4%B0ran-cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-adayl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan-%C3%A7ekildi

2 IRNA, Ayetullah Hameney: Ülkenin dokunulmazlığı ve azametinin korunması için herkes seçimlere katılmalı  http://www.irna.ir/tr/News/3454719/, 07.05.2017.

3 Iran’s supreme leader slams Rouhani’s ‘Western influence’, http://www.middleeasteye.net/news/irans-supreme-leader-slams-rouhanis-western-influence-991902623, 07.05.2017.

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Hazar Vural JANE
Hazar Vural JANE
2009 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını 2012 yılında Harp Akademileri, Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Uluslararası İlişkiler bölümünde "İran Toplum Yapısının Dış Politikasına ve Ortadoğu Güvenliğine Etkileri" başlıklı teziyle aldı. Doktorasını Yıldız Teknik Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde "İran'da Dini Lider'in Dış Politika Karar Alma Sürecindeki Rolü/Etkisi" başlıklı teziyle sürdürmektedir.

BİZİ TAKİP EDİN

3,030BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,715TakipçiTakip Et
279AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz