İran İle Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün İlişkileri

Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üye ülkeleri Rusya, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan arasında 15 Mayıs 1992 tarihinde Kolektif Güvenlik Anlaşması imzalanmıştır. 1993 yılında anlaşmaya Azerbaycan, Belarus ve Gürcistan da dahil olmuştur.

1999 yılında Azerbaycan, Gürcistan ve Özbekistan anlaşmadan çıkmıştır. 7 Ekim 2002 tarihinde anlaşmaya göre; üye ülkeler bir güvenlik örgütü kurma kararı almıştır. 2 Aralık 2004 tarihinde Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) Birleşmiş Milletler’de (BM) gözlemci sıfatıyla yer almaya başlamıştır.[1] Zayıf da olsa KGAÖ, BDT coğrafyasının güvenliğini sağlayan bir örgüt olarak ön plana çıkmaktadır. Doğu, batı ve güney sınırlarındaki ülkelerde uzun yıllardır savaş ve terör olayları eksik olmayan İran’ın en güvenli sınırı, kuzeydedir. İran’ın kuzeyindeki coğrafyanın güvenliği de Rusya’nın elindedir. Bundan dolayı Rusya’nın önderliğinde kurulan KGAÖ ile İran’ın ilişkisinin ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu yazıda İran’ın KGAÖ ile ne türden ilişkiye sahip olduğu ele alınacaktır.

Batı ile Doğu Bloğu arasında cereyan eden Soğuk Savaş’ın sona ermesine karşılık dünyadaki büyük devletler arasında güven ilişkisi bir türlü sağlanamamıştır. Aksine büyük devletler birbirlerinden kuşkulanmaya ve vekil aktörler üzerinden savaşmaya devam etmektedir. Bölgesel olarak küçük ve orta büyüklükteki devletler de kendi güvenliklerini teminat altına almak için büyük devletlere yanaşmakta ve onların oluşturduğu örgütlere katılmaktadır. Bu bağlamda İran da Batı’nın tehditlerine karşı Rusya ve Çin’in önderliğinde kurulan Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) üye olmak istemektedir. Bunun yanı sıra İran, kuzeydeki komşularının güvenliği ve kendi emniyeti için Rusya’nın önderliğinde kurulan KGAÖ ile işbirliği içerisinde olmak zorundadır.

İran’ın KGAÖ ile ilişkilerini bu çerçevede değerlendirmekte fayda vardır. Örgüt açısından da Tahran ile işbirliği yapmak yararlıdır. Gerek Orta Asya ve Afganistan gerekse Kafkasların güvenliğinin sağlanmasında İran’ın önemi büyüktür. Dolayısıyla burada karşılıklı çıkar söz konusudur. İran’ın örgütle yaptığı ilk temaslar 2000’li yıllara dayanmaktadır. Örneğin; 2003 yılında örgütün yaptığı bazı operasyonlara İran da gözlemci olarak katılmıştır.

İran ve KGAÖ ilişkisi bağlamında önemli tarih ve olaylar aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • 7 Mart 2004 tarihinde KGAÖ Genel Sekreteri Nikolay Bordyuja ile İran Moskova Büyükelçisi Gulamreza Şefai görüşme gerçekleştirmiştir. Bu görüşmede İran’ın örgütle işbirliği imkânları ele alınmıştır. Bordyuja, “Kanal” adını verdikleri uyuşturucuyla mücadele operasyonuna İran’ın da katılmasını istemiştir.
  • 14 Mayıs 2007 tarihinde açıklamalarda bulunan Bordyuja, örgütün kapısının herkese açık olduğunu, İran’la uyuşturucuyla mücadele alanında işbirliği yaptıklarını ve söz konusu ülkenin katılmak için başvuru yapması halinde değerlendireceklerini açıklamıştır. Bu açıklama KGAÖ üye ülkelerinin uzmanları arasında çeşitli değerlendirmelerin yapılmasına sebep olmuştur. Kırgız siyaset bilimci Emil Juraev, İran’ın örgüte katılmasının örgütün zayıflamasına ve sıradan bir hale dönüşmesine sebep olacağını savunurken; Rus uzman Leonid Bondarenko İran’ın örgüte katılımının örgütü güçlendireceğini ve örgütün tehlikeyi uzaktan karşılamasının üye ülkelerin yararına olacağını savunmuştur. Kazak Uzman Askar Nurşa ise Kazakistan’ın, İran’ın örgüte katılmasına karşı olduğunu açıkça belirttiğini bildirmiştir.[2]
  • 2009 yılının Mart ayında İran’ın Moskova Büyükelçisi Mahmud Sejadi, ülkesinin KGAÖ’yü ilgiyle takip ettiğini açıklamıştır.
  • 3 Nisan 2009 tarihinde KGAÖ Genel Sekreteri Temsilcisi, İran’ın KGAÖ’de gözlemci olabileceğini, örgüt tüzüğü ve İran Anayasası’nın buna imkân tanıdığını açıklamıştır.
  • 6 Ağustos 2009 tarihinde KGAÖ Genel Sekreteri Nikolay Bordyuja, gazetecilerin sorusu üzerine kendilerine İran’dan örgüte gözlemci olma yönünde bir dilekçenin gelmediğini bildirmiştir. 15 Nisan 2009 tarihinde Erivan’da İran’ın, örgütün Afganistan’dan çıkan kanal vb. uyuşturucuların engellenmesi ve imhası operasyonlarına büyük katkıda bulunduğu ve örgütün faaliyetlerine ilgi gösterdiği belirtilmiştir. 5 Şubat 2010 tarihinde Veçernıy Duşanbe Gazetesi’ne konuşan örgütün genel sekreteri, bölgede gerilim oluşturan iki devletin İran ve Afganistan olduğunu, İran’ın komşularıyla sıcak çatışma tehlikesinin devam ettiğini ve yapılacak görüşmede bu konuları ele alacaklarını açıklamıştır. 21 Şubat 2012 tarihinde İran’a saldırı yapılacak düşüncesinin bile kabul edilemez olduğunu bildirmiştir. 12 Nisan 2012 tarihinde Moskova’da konuşan Bordyuja, örgütün Tahran’a karşı silahlı güç kullanmasına karşı olduklarını ve meselenin diplomatik yollarla çözülmesini istediklerini açıklamıştır.
  • 30 Ekim 2012 tarihinde İran Büyükelçisi Rıza Sejadi ile KGAÖ Genel Sekreteri Nikolay Bordyuja bir araya gelmiştir. Görüşmede İran’ın Orta Asya bölgesinin güvenliğinin sağlanmasındaki katkısı ele alınmıştır. Belirtmek gerekir ki; İran güvenlik güçleri bölgedeki uluslararası uyuşturucuyla mücadele operasyonlarına katılmaktadır.
  • 6 Kasım 2014 tarihinde Rusya Federasyonu Duma Başkanı Sergey Narışkin Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmede İran’ın, KGAÖ Parlamenter Asamblesi’nde (PA) gözlemci olabileceğini açıklamıştır. Örgüt, İran Meclisi’ne işbirliği daveti gönderme kararı almıştır. Bu bağlamda 17 Kasım 2014 tarihinde Narışkin Tahran’a ziyaret gerçekleştirmiştir. İran’ın KGAÖ PA’nın toplantısına gözlemci olarak katılmasını önerdiklerini ifade eden Narışkin: “İran’ın katılımının, bölgenin istikrar ve güvenliğine katkı sağlayacağından eminiz.” ifadesini kullanmıştır.
  • 15 Mart 2015 tarihinde Bordyuja, Tacikistan’a yaptığı ziyarette İran’ın bölgesel alanlarda önemli bir oyuncu olduğunu, örgütün ülkeyle ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini, Afganistan’da istikrarın sağlanması ve bilgi paylaşımı konularında işbirliği yapabileceklerini açıklamıştır. 13 Nisan 2015 tarihinde genel sekreter, Rusya Haber Ajansı’na (TASS) verdiği demeçte İran, Çin gibi ülkelerin örgütle ilgilendiklerini, KGAÖ’nün bütün ülkelerden gelen işbirliği tekliflerini değerlendirmeye alacağını ve karşı tarafın adımlarının ciddiyetine göre karar vereceklerini açıklamıştır.
  • 15 Ekim 2015 tarihinde Örgüt Basın Sözcüsü Vladimir Zayneddinov, bundan sonra KGAÖ ülkeleri ile Çin ve İran’ın, Devlet’ül Irak ve’ş Şam’a (DEAŞ) karşı birlikte mücadele edeceğini açıklamıştır. Öncelikli konularının teröristlerin DEAŞ’a katılım yollarının kesilmesi, sosyal medya üzerinde tarafların aktif şekilde terör örgütlerine karşı işbirliği yapması olduğu bildirilmiş ve bu konuda tarafların 14 Ekim’de yapılan toplantıda mutabakat sağladıkları belirtilmiştir. Moskova’da yapılan toplantıya İran’ın Moskova Büyükelçisi Mehdi Sanai’nin katıldığı bildirilmiştir.
  • 29 Mayıs-2 Haziran 2017 tarihleri arasında KGAÖ, Kanal-Batı Koruması adlı uyuşturucu operasyonunu gerçekleştirmiştir. Operasyona İran da katılarak destek vermiştir.
  • 13 Ekim 2017 tarihinde Rusya’nın Saint Petersburg şehrinde gerçekleştirilen KGAÖ Parlamento Asamblesi toplantısına İran Meclis Başkanı Ali Laricani de katılmış ve yaptığı konuşmada Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) yüklenmiştir. KGAÖ Parlamento Asamblesi Başkanı Vyaçeslav Volodin asamble toplantısında, Laricani’nin İran davetini kabul ettiğini ve büyük ihtimalle 2018 yılında ülkeye ziyaret gerçekleştireceğini açıklamıştır. Rusya’nın Saratov şehrinde örgüte üye devletler ve İran ile Sırbistan’ın güvenlik temsilcileri, “Kanal Operasyonu” toplantısı gerçekleştirmişlerdir.
  • 2017 yılının Kasım ayında Tacikistan’da gerçekleştirilen KGAÖ askeri tatbikatını 9 ülke askeri ateşeleri izlemiş ve bu ateşeler içerisinde İran-Türkiye temsilcileri de hazır bulunmuştur.
  • Belarus’ta gerçekleştirilen son KGAÖ Zirvesi’nde örgütün; başka bir deyişle Rusya’nın, Afganistan ve Suriye’de terör karşıtı askeri operasyonlarda örgütü kullanma arzusunda olduğu ortaya çıkmıştır.

Rus uzman Vladimir Dobrolyubov, İran’ın örgüte iştiraki sırasında Özbekistan, Türkmenistan ve Azerbaycan’ın da katılımını teşvik edeceğini bu şekilde Rusya’nın Basra Körfezi’ne ulaşması ve Ermenistan’a karadan bağlanmasının sağlayacağını bildirmiştir. Dobrolyubov ayrıca, İran’ın ŞİÖ ve KGAÖ’ye katılımının, İran’ın Rusya ile birlikte örgütte lider ülke olmasının yolunu açacağı, bölgenin finans ve ekonomisini koordine edeceği ve ŞİÖ’de Çin ve Hindistan’ın lider konuma geleceği yönünde öngörülerde bulunmuştur.[3]

Kırgız Bilim Adamı Mukanmediy Asanbekov,[4] 5 Ocak 2017 tarihli “KGAÖ İran ile İşbirliği Yapmadan Terörle Etkili Şekilde Mücadele Edemez” başlıklı yazısında, İran’ın terörle mücadele konusundaki başarılarını sıralamış ve örgütün bu alanda başarılı olması için Tahran ile işbirliği yapmasının zaruri olduğunu belirtmiştir.[5] Rus askeri uzmanları KGAÖ’nün tek başına North Atlantic Treaty Organization’a (Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü/NATO) karşı koyamayacağını fakat İran ve Hindistan gibi ülkelerin katılımıyla bunun mümkün olabileceğini düşünmektedir.

Bilgiler doğrultusunda İran’ın KGAÖ ile işbirliği yapabileceği anlaşılabilir. Fakat bu işbirliği şimdilik uyuşturucuyla mücadele operasyonları düzeyindedir. Rusya’nın İran’ı örgüt içinde görmek istediği ise Rus yetkililerin açıklamalarından anlaşılmaktadır. İran ise şimdilik böyle bir girişimde bulunmuş değildir. Büyük ihtimalle İran, KGAÖ değil de ŞİÖ’ye üye olmak istemekte ve bu şekilde güvenliğini teminat altına alacağını düşünmektedir. Tahran’ın KGAÖ ile üst düzey işbirliği gerçekleştirmeye yanaşmaması, örgütün zayıf durumunda bulunmasından da kaynaklanıyor olabilir.

İran’ın KGAÖ’nün uyuşturucuyla mücadele operasyonlarına destek çıkması kendi çıkarlarına da hizmet etmektedir. İran Meclisi Başkanı Ali Laricani’nin KGAÖ PA toplantısına katılımı ise İran’ın örgütle temaslarını canlı tutma çabasından kaynaklanıyor olabilir. Çünkü İran, Orta Asya’nın güvenliğinin korunmasından yanadır. Orta Asya’nın güvenliği de KGAÖ’nün sorumluluğu altındadır. Ayrıca Rusya’nın KGAÖ’nün uluslararası konumunu güçlendirmek amacıyla örgüt birliklerini Suriye ve Afganistan’a yollamak istemesi de İran’ın yararına olabilir. Özellikle Afganistan konusunda taraflar birbirlerinin desteğine ihtiyaç duyduklarını iyi bilmektedir. Suriye’de askeri olanaklarını test etme imkânı yakalayan Rusya, örgüt birliklerini Afganistan’a “barış gücü veya terörle mücadele” adı altında sokmak istiyor olabilir. Eğer böyle bir ihtimal gerçekleşirse, İran örgütle işbirliğini geliştirmek isteyecektir. Özetle İran’ın ilerleyen yıllarda örgütle ilişkilerini sürdüreceği ve bir ihtimal örgüte gözlemci olarak da katılabileceği söylenebilir. Fakat belirtilmesi gereken diğer bir husus İran’ın önceliğinin ŞİÖ üyeliği olmasıdır.

Türkiye’nin; Rusya ve İran ile geliştirdiği işbirliği göz önüne alındığında KGAÖ PA ile ilişki tesis etmesi gerektiği anlaşılabilir. Türkiye’nin KGAÖ PA ile işbirliği yapması ve örgüte gözlemci olarak katılması güvenlik açısından ülkenin yararına olacaktır. Çünkü terörle mücadele, Afganistan’dan batıya doğru taşınan uyuşturucu sevkiyatının engellenmesi, güvenlik güçleri arasında bilgi paylaşımı vb. konularda bölge ülkeleriyle kurulan ikili ilişkiler kadar örgütle işbirliği yapmak da önemlidir. Türkiye, KGAÖ PA ile işbirliğini Türk Dili Konuşan Ülkeler (TÜRKPA) üzerinden de başlatabilir. Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Moğolistan’ın (TAKM) örgüt ile işbirliği yapması da bölgesel güvenlik açısından faydalı olacaktır. Türkiye’nin örgütle işbirliği Rusya’dan satın alınacak silah fiyatlarına da olumlu yansıyacaktır. Çünkü örgüte üye devletler yapılan anlaşma gereği Rusya’dan silahları indirimli şekilde almaktadır.

[1] Örgüt hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Organizatsiya Dogovora o Kollektivnoy Bezopasnosti, http://www.odkb-csto.org/, (Erişim Tarihi: 19.12.2017); ODKB: istoriya i perspektivı, Moskova 2016, http://www.politanalitika.ru/wp-content/uploads/2016/12/doklad1.pdf, (Erişim Tarihi: 19.12.2017).

[2] “İran-neudobnıy kandidat na vstuplenie v ODKB (İran Kollektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’ne Uygun Olmayan Bir Aday)”, IWPR, iwpr.net/ru/global-voices/иран-неудобный-кандидат-на-вступление-в-одкбopen_in_new, (Erişim Tarihi: 18.12.2017).

[3] Vladimir Dobrolyubov, “ŞOS-ODKB= Novaya Moş Azii (ŞİÖ-KGAÖ: Asya’daki Yeni Güç)”, Geopolitika.ru, https://www.geopolitica.ru/article/shos-obkd-novaya-moshch-azii, (Erişim Tarihi: 18.12.2017).

[4] Asanbekov Mukanmediy Kerezoviç 12 Şubat 1959 tarihinde dünyaya gelmiştir. Kırgız Devlet Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun olmuştur. Moskova’da sosyoloji alanında doktora (kandidatskiy) derecesi almıştır. İngilizce bilmektedir. Bişkek Sosyal Bilimler Üniversitesi’nde Rektörlük ve Rektör Yardımcılığı gibi görevlerinde bulunmuştur. Kırgız-Slav Üniversitesi Stratejik Analiz Enstitüsü’nde çalışmaktadır. Uluslararası terör, İslam, bölgesel entegrasyon üzerine yazıları bulunmaktadır. E-mail: asanbekov.m.k@easttime.ru.

[5] Mukanmediy Asanbekov, “ODKB ne mojet effektivno vesti borbı s mejdunarodnım terrorizmom, ne sotrudniçaya s İranom (KGAÖ İran ile İşbirliği Yapmadan Uluslararası Terörizmde Etkili Olamaz)”, Vremya Vostoka, http://www.easttime.ru/analytics/iran/odkb-ne-smozhet-effektivno-vesti-borbu-s-terrorizmom-ne-sotrudnichaya-s-iranom/12575, (Erişim Tarihi: 18.12.2017).

Yazarın diğer yazıları