Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi

Irak’ın Strateji Yönetimi’nin Milli Güvenliğe Etkisi

Bu dillerde mevcuttur: العربية

1648 Westfalya Barış Antlaşması’nın imzalanmasıyla birlikte ortaya çıkan ulus devletler, sınır güvenliğini sağlayabilmek adına klasik yöntemlerden farklı olarak uluslararası sisteme daha stratejik hamleler barındıran yeni güvenlik terimleri kazandırma yoluna gitmişlerdir.

Kavram olarak; belli bir hedefe ulaşabilmek için insani ya da maddi manevi araçları etkin bir şekilde kullanarak uygulama ve karar alma sürecinin tamamı olarak ifade edilebilen yönetim, dört temel unsur üzerine kuruludur: planlama, organize, yönlendirme ve rekabet. Herhangi bir hedefe ulaşmak ancak bu unsurların uygulanmasıyla geçekleşecektir. Örneğin bir mescit yapmak için öncelikle bir plan hazırlanması gerekmektedir. İkinci aşamada çalışma saatleri organize edilmelidir. Üçüncü aşamada maddi ve manevi tüm imkanlar kullanılarak hedefe ulaşma durumu söz konusudur. Son aşama ise mescidin tamamlanması ve devam eden süreçte denetiminin düzenli olarak yapılması ile ilgilidir.

Strateji yönetimi kavramı ise, yönetim nosyonunun yeni yaklaşımlarından biri olarak kabul edilmekte olup teorik ve pratik açıdan çok geniş bir anlam çerçevesine sahiptir. Örneğin; sistemler metodolojisi, stratejik yönetim metodolojisi, tam kalite, performans yönetimi vb. Stratejik yönetimde klasik yönetim anlayışından farklı olarak uygulama ve karar süreçleri müdür tarafından değil lider tarafından idare edilmektedir. Lider her zaman için müdürden çok farklı özelliklere sahip bir karar alıcıdır. Müdür herhangi bir konudaki yenilikleri kabul etmezken; lider strateji yönetiminde birçok marjinal kavramı kullanmayı hedeflemektedir. Başarılı bir liderin temel olarak kullandığı kavramlar şu şekildedir:

  1. Vizyon
  2. Değişimi destekleme,
  3. Güçlendirme,
  4. Eğitim,
  5. Bakım,
  6. Yenilik,
  7. Yaratıcılık,

Yukarıda bahsi geçen iki yönetici kavramından Irak’a uyum sağlayan “lider” olmamakla birlikte ülkenin karar alıcıları strateji yönetiminde de oldukça yetersizdir. Mevcut olan duruma birden fazla karar mekanizması varlığının eklenmesi şartları daha fazla olumsuzlaştırmaktadır. Ülkedeki bu genel konjonktür, güvenlik mekanizmalarının partizanlaşmasına neden olmuştur. Her kurum belli bir siyasi gücü temsil etmekte olup, içerisinde kendine özgü kural ve yasalar bulundurma durumundadır. Bu durum da asıl karar mekanizmalarının kanun ve yasaları yerine getirme yeteneğini neredeyse kaybetmesine yol açmıştır.

Konuya açıklık getirilmesi adına DAEŞ terörist grubunun, 10 Haziran 2014 tarihinde Irak’a girmesi örnek gösterilebilir. DAEŞ teröristleri Irak’a girdiğinde güvenlik bağlamındaki birçok karar, farklı merkezlerden alınmış dolayısıyla merkezi bir karar alınması söz konusu olmamıştır. Bu kararlar, güvenliği sağlamaya yönelik olmasına rağmen kurumsal anlamda bir örgütlenme ya da anlaşmaya varılamaması nedeniyle bölgede yeni sorunlara ve geniş insan hakları ihlallerine sebep olmuştur.

Aynı durum Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY)’nin bağımsızlık referandumu alma kararında da görülmektedir. Söz konusu gelişmeyle ilgili stratejik bir yöntemin izlenmemesi ve tek bir görüşe varılmaması, mevcut sorunun ilerleyen günlerde daha fazla dallanıp budaklanacağı ihtimalini akıllara getirmektedir. Ülke genelinde herhangi bir çözüm önerisinin oluşturulamaması referandumdan milli ya da sınır güvenliğinin etkilenebilme ihtimali olan devletlerin de devreye girmesiyle sorunu bölgesel bir mesele düzeyine taşımıştır. Bölgesel anlamda birçok tepki alan referandum ilana, milli güvenliği doğrudan tehdit edilen Irak hükümetinin tavrı sloganların ötesine geçmemektedir.

Irak’la ilgili ifade edilen bu olumsuz örnekler ülkenin milli güvenliğinin; yeni ve etkin bir stratejik yönetime olan ihtiyacının kanıtıdır. Günümüze kadar olan süreçte devletlerin birçoğu siyasi, ekonomik ve güvenlik boyutlarını iyi bir şekilde idare ederek milli güvenliklerini sağlamışlardır. Irak’ın milli güvenliğini tam anlamıyla sağlayabilmesi için uluslararası aktörlerin de şimdiye kadar sıkça başvurduğu stratejik hamlelere ihtiyacı vardır. Bu hamleler şu şekilde örneklendirilebilir:

  • Tek karar mekanizması ve Irak’ın milli güvenlik stratejisi yöntemi: Bu durum ancak mevcut yönetimin birkaç tarafın katılımıyla tek ve ortak bir şekilde meydana gelerek devamında da milli güvenliği güçlendiren kararların alınması durumunda mümkün olacaktır.
  • Egemenlik ve Strateji yönetimini destekleyen güçlü iktidar: Irak’ın topraklarında kendi egemenliğini sağlaması gerekmektedir. Zira aksi bir durumda, herhangi bir dış müdahale ülkedeki kaosu daha da artıracak ve otoritenin bozulduğu bir ortam yaratacaktır.
  • Ekonominin millileştirilmesi: gerek ekonomik bağımsızlık gerekse bölgesel olarak kendini kanıtlamak isteyen bir Irak için bu boyutun kazanımı büyük önem teşkil etmektedir.
  • Komşu ülkelerle sınır ve diplomatik ilişkilerini barışçıl seviyede tutmak ve ortak tehditlere karşı işbirliğini sürekli olarak öne sürmek gerekmektedir.
  • Şeffaflık: idari ve mali yolsuzluklarla mücadele ayrıca herhangi bir medeni hak ihlaline karşı tedbir ve cezaların kesinleştirilmesi de büyük bir önem arz etmektedir.
  • Herhangi bir kararı alırken siyasi, ekonomik, sosyal, askeri alanların tamamına riayet edecek şekilde kapsamlı olması önem taşımaktadır.
  • Düzenli olarak iç ve dış siyasal durum analiz edilmeli ve karşılaştırılmalıdır.
  • Gelişmeyi ve iyileşmeyi amaçlayan her türlü girişim olumlu bir şekilde karşılanmalıdır.
  • Kaynakların düzenli bir şekilde sağlanması devletin güven kazanımı açısından önemlidir.
  • Kurum kültürü, yaratıcılık ve yeteneklerin desteklenmesi yeni nesil devlet anlayışının temellerindendir.
  • Vatandaşlık ve ortak güvenlik fikrinin yayılması için maddi ve manevi teşvik sağlanmalıdır.
  • Yasaların herkese uygulanması devlete olan güvenin en önemli unsurlarındandır.
  • Son olarak özel sektör ile kamu sektörü ilişkilerinin güçlendirilmesi, sermayenin dışarıya akışını engellemek amacıyla özel sektörün devlet tarafından desteklenmesi ve kamu giderlerin azaltılması bu konu için önemli boyutlardandır.
Yazarın diğer yazıları