Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi

İpek Yolu Projesi’nde Türkiye’nin Yeri ve Önemi

2013 yılında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Kazakistan ve Endonezya ziyaretleri sırasında bir ayağı İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve bir ayağı da 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu olan Yeni İpek Yolu girişimini ortaya koymuştur. Yeni İpek Yolu sayesinde, tarihi İpek Yolu’ndan kaynaklanan 2000 yıl önceki ilişkilere dönülmüştür. Yeni İpek Yolu girişimi, Çin’in Marshall Planı olarak da ifade edilmektedir. İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD liderliğindeki Batı Avrupası’nın savaş sonrasındaki yıkımının giderilmesini ve yeniden yapılandırılmasını amaçlayan Marshall Planı’ndan sonra İpek Yolu, dünyanın en büyük ekonomik altyapı girişimidir.

Çin, İpek Yolu girişimini finanse etmek için Asya Altyapı Yatırım Bankası’nı 2015 yılında kurmuştur. 21. yüzyılda İpek Yolu, ülkeleri demiryolu ağları vasıtasıyla bağlamaktadır. Bu nedenle Yeni İpek Yolu girişimi, Demir İpek Yolu (Iron Silk Road) olarak da adlandırılmaktadır. Bu yüzden de Çin’in son dönem izlediği stratejiyi “Demiryolu Diplomasisi” olarak ifade etmek mümkündür. Bir Kuşak Bir Yol ile Çin; karayollarını, demiryollarını, limanları ve diğer altyapı projelerini Asya’da ve dünyanın geri kalanında gerçekleştirmeyi hedeflemiştir. Bu hedef doğrultusunda Çin, ekonomik çıkarlarını ve Yeni İpek Yolu girişiminde yer alan ülkeler ile ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadır.

Coğrafyası nedeniyle Türkiye, İpek Yolu için jeopolitik ve jeostratejik bir öneme sahiptir. Türkiye, çok boyutlu dış politikası çerçevesinde yeni İpek Yolu girişimi fikrini benimsemiştir. Türkiye’de Ankara ve İstanbul’u birbirine bağlayan Çin’in ilk denizaşırı hızlı tren projesi 2005 yılında CRCC (China Railway Construction Corporation), CMC (China National Machinary Import&Export Corporation), Türk firmaları Cengiz İnşaat ve IC İçtaş İnşaat ortak girişimi ile başlatılmıştır. 2014 yılında proje, Çin tarafından Türkiye’ye verilen 750 milyon dolarlık krediyle finanse edilmiş ve tamamlanmıştır. Bu sayede, iki şehir arasındaki 533 kilometrelik mesafe yedi saatten üç buçuk saate düşürülmüştür.[1] Çin’in tamamlanan tek denizaşırı hızlı tren projesi Ankara-İstanbul hattıdır.

Projenin başarıyla tamamlanması hem Türkiye’deki hem de İpek Yolu girişimi çerçevesindeki hızlı tren projesi için Çin’e ihale veren veya verecek olan ülkelerin Çinli firmalara duyduğu güveni artırmıştır. Aynı zamanda duyulan güven sayesinde Türkiye’deki diğer altyapı projelerinin ihalelerini Çinli firmaların kazanması fırsatı ortaya çıkmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın 2023 hedefleri arasında, toplam 25.000 km demiryolu uzunluğuna ulaşmak yer almaktadır.[2] Çinli şirketler Türkiye’nin demiryolu inşaat sektöründe yer almayı istemektedirler. Çinli şirketler için bu yeni pazarda yer almak cazip bir fırsattır. İki ülke 2010 yılından beri ilişkilerini stratejik ortaklık olarak tanımlamaktadır. Çin ve Türkiye’nin birbirlerine duydukları ihtiyaç karşılıklıdır. Çin, İpek Yolu’nun girişiminin merkezi konumunda olan Türkiye ile ilişkilerini geliştirirken İpek Yolu’nu da canlandırmaya çalışmaktadır.

Türkiye hızla büyüyen ekonomisinde yeni yatırımlara ve ticari olanaklara ihtiyaç duymaktadır. Bu ihtiyaç, Türkiye’nin ulaşım ve enerji koridoru olmasına imkân sağlayacaktır. Türkiye üzerinden taşımacılığın Avrupa’ya ulaşması Türkiye’nin “köprü” konumunu güçlendirecektir. Yüksek hızlı tren ve demiryolu ağları projelerinin ihalelerini Çinli firmaların kazanması, devam eden ticari ilişkilerin hızlanmasını sağlayacaktır; iki ülkenin sektörlerinin ve pazarlarının birbirine bağlanmasına yardımcı olacaktır. Hızlı tren projesinin yanısıra, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi’nin bitmemiş olan sadece Türk tarafındaki kısmının 2017 yılında tamamlanması beklenmektedir.

Türkiye ve Çin arasındaki ilişkilerde İpek Yolu, “kazan-kazan” işbirliğinin ve ilişkilerin stratejik ortaklık boyutunun tamamlanmasını sağlamak amacıyla önemli bir girişimdir.

Türkiye’nin bu girişimde yer alması ikili ticaret dengesini teşvik etme, altyapı işbirliğini ve yatırımları artırma, mali işbirliğini derinleştirme anlamında değer kazanmaktadır. Xi Jinping’in de ifade ettiği gibi: “Yeni İpek Yolu girişimi (Bir Kuşak Bir Yol) Çin’in solo gösterisi değil, projedeki tüm ülkelerin katıldığı bir koro olarak kabul edilmelidir.”[3] Yaklaşık 65 ülkenin yer almasını öngören bu girişim, katılımcı ülkeler ile beraber başarı kazanabilecektir. Türkiye’nin de merkezi konumu girişimin değerini artıracaktır.


[1] International Business Publications, Turkey Transportation Policy and Regulations Handbook – Strategic Information and Regulations,Volume 1,USA, 2015,s.110.

[2]Ulaşan ve Erişen Türkiye 2016, Demiryolu sektörü, http://www.udhb.gov.tr/images/faaliyet/c19d85352980eaf.pdf

[3] Li Zhu, The Construction Model of One Belt and One Road Mechanism and Platforms, Annual Report on the Development of the Indian Ocean Region (2015): 21st Century Maritime Silk Road, ed. Rong Wang,Cuiping Zhu, (Springer, 2015),113.

Yazarın diğer yazıları