Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi

IKBY Bağımsızlığının Gerçek Nedenleri

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY)’ nin bağımsızlık referandumu meselesi, bölgede ve başta ABD olmak üzere uluslararası arenada tüm devletlerin ilgisini çekmiştir.

Irak Kürt liderlerinin referandum konusunda ısrarcı olmalarına rağmen, içerdeki ve dışardaki tüm veriler ve stratejik araştırmalar, IKBY’nin bağımsızlığının mümkün olmadığını göstermektedir. Bu verilerin en önemlileri, aşağıdaki gibidir:

1. Irak Hükümeti Ayrılmayı Reddetmektedir

Irak devleti, idari ve mali yolsuzluklardan ötürü zayıf olması, siyasi tutumunun dağınık olması ve makamlarının etnik esasa göre (muhasasa) belirlenmesine rağmen, Kürt liderlerinin bağımsızlık girişimine karşı, birlik ve uyum göstermiştir. Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, bu meseleye mantıklı bir şekilde yaklaşmaktadır. İbadi, Kürt bağımsızlık çabalarına laubali bir tutumla yaklaşırken, bölge devletlerine ve ABD’ye güvenerek, Kürt liderlerinin bu girişimden vazgeçmesini beklemektedir.

2. Türkiye, İran ve Suriye’nin Tutumu

Suriye’nin içinde olduğu krizden dolayı, bu konudaki tutumunun çok etki doğurmayacağı, İran ve Türkiye’nin ise Irak Kürtlerinin bağımsızlığına karşı oldukları çok net bir şekilde görünmektedir. Zira, bu iki ülke Irak’ın kuzeyindeki olası bağımsızlığı, milli güvenliklerine yönelik bir tehdit olarak algılamaktadırlar. Öyle ki, Irak’ta bu tür bir bağımsızlık gerçekleştiği takdirde, kıvılcımları Türkiye ve İran’a sıçrayabilecek, ardından bu devletlerde de federalizm-ayrışma tehdidi yaşanabilecektir.

3. Uluslararası Tutum

Uluslararası toplumun tutumunun, belirleyici rol sahibi olan ABD’nin tutumuna nazaran, pek de önemli olmadığı söylenebilmektedir. ABD bölgedeki hızlı gelişmelerin, çıkarlarına zarar vereceği endişesinden dolayı, tüm aktörleri yanında tutmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla Washington D.C., bir yandan Irak’ın kuzeyinde DEAŞ sonrası yeni bir kaosun ortaya çıkmamasından yana bir strateji yürütürken, diğer taraftan Suriye ve Yemen dosyaları daha kapanmamışken, Türkiye ve İran’la olan ilişkilerinde gerginlik yaşamaktan çekinmektedir.

Bölgesel ve uluslararası toplumun durumu ortadayken, Kürt siyasi güçleri neden bağımsızlık referandumu konusunda ısrar etmektedir? Yoksa ortada bilinmeyen birtakım sebepler var ve böyle bir bağımsızlığa doğru itilmekte midir?

Bu sorulara şu şekilde cevap verilebilmektedir:

Birinci Senaryo:

Kürt siyasi partileri, başta malî olmak üzere bazı isteklerini yerine getirebilmek için, bağımsızlık referandumunu Bağdat’a karşı baskı aracı olarak kullanıyor olabilirler. Buna göre Türkiye, İran ve ABD, bu hususta bilgi sahibi olmalarından dolayı, güçlü bir şekilde müdahalelerde bulunmamaktadır.

İkinci Senaryo:

IKBY bağımsızlık sonrası konumu için, vaatler almış olabilir. Söz konusu vaatlerin aşağıdaki taraflardan gelebileceği düşünülmektedir:

  1. Körfez Ülkeleri

Körfez Ülkeleri, İran’da istikrarsızlık yaratmak sebebiyle, bu devletin sınırında Sünnî bir devlet kurmaya çalışmaktadır.

  1. İsrail

İsrail, Arap dünyasında milli duyguların uyanışı ve eski savaşların tekrarlanması endişesini, bugüne değin yaşamaktadır. Dolayısıyla Arap coğrafyasında böyle bir devletin kurulması bu tehlikeleri bir anlamda azaltmış olacaktır.

  1. ABD

Washington D.C. yönetimi, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’ye karşı baskı aracı olarak kullanmak amacıyla, Kürt siyasi partilerine bağımsızlık için gizli bir şekilde destek vermiş olabilmektedir. Öyleyse bu devlet, ABD’ye karşı her zaman muhtaç kalacaktır.

  1. Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı

Barzani’nin IKBY’ye başkanlık yapması uzun sürmeyecektir. Yönetimde tekelleşmenin söz konusu olabileceği öngörülmektedir. Bölgesel güçler, Barzani’nin iktidardan alınması için müdahalelerde bulunabilecektir. Dolayısıyla bağımsızlığa giderek, gelecek olan geçici süreçle, iktidarda daha uzun süre kalabilmeyi sağlamaya çalışmaktadır. Diğer yandan bahsi geçen kişinin yaşlanması kendisini rahatsız etmeye başlamıştır. Bu nedenle hızlı bir şekilde, kendisi için büyük bir başarı olacak olan Kürt Devleti kurma hayalini gerçekleştirmekle, arkasında bir iz bırakmaya çalışmaktadır.

Üçüncü Senaryo

Üçüncü senaryo, IKBY’nin bir çıkmazda olmasından kaynaklanmaktadır. Bağdat yönetiminin karşılaştığı sorunlar ve Erbil yetkililerinin davranışları, olumsuz bir şekilde Kürt vatandaşlarının hayatına yansımaktadır. Dolayısıyla Kürt devleti karşısında iki seçenek bulunmaktadır: Birincisi Irak’la kalmak; bu ekonomik açıdan zor durumda olmaya devam etmesi anlamına gelmektedir. İkincisi de Irak’tan ayrıldığı halde, birlik içerisindeyken yaşadığı sorunlarla karşılaşmaya devam edecek olmasıdır. Dolayısıyla Kürt yetkilileri, bağımsızlık ve Irak’ta kalma durumlarının, aynı tehlikelere yol açması nedeniyle, dışarıdan ve içeriden gelen tehditlere aldırmamaktadır.

Yukarıdaki analizi kabul ettiğimiz takdirde gidişat ne şekilde olacaktır? IKBY referanduma gidecek midir? Referanduma gitse bile, sonucu bağımsızlık olacak mıdır? Burada ise iki senaryo karşımıza çıkmaktadır:

Birincisi: Referandumu Ertelemek ve İtibarı Korumak

Özellikle mali olan isteklerinin, Bağdat yönetimi tarafından yerine getirilmesi amacıyla Kürt siyasetçileri, son anlara kadar ertelemeyi ilan etmeyeceklerdir.

İkincisi: Bağımsızlığa Gitmeden Referandum Yapmak

Referandum her zaman olduğu gibi şeklî olarak yapılacak ve Bağdat’a karşı baskı aracı olarak kullanılacaktır. Nitekim IKBY’nin daha sonra aldığı kararlar, halkın desteğini elde etmiş olacaktır.

Sonuç olarak, Kürt partileri bu girişimleriyle Irak’tan bağımsız olma konusunda ciddi değillerdir.  Fakat referandum sürecinin ileri sürülmesi de orta gelecekte ayrılmaya doğru atılmış bir adım olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yazarın diğer yazıları