Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi

DAEŞ Sonrası Musul’da Güvenlik Açısından Zorluklar

Irak ordusu tarafından kurtarılan Musul, DAEŞ sonrası birçok güvenlik sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır. Zira, bugün Musul’da 30’dan fazla farklı ideolojiye ve siyasi perspektife sahip askeri örgüt bulunmaktadır. Tüm bunların yanı sıra söz konusu gruplar arasında dini ve etnik temelli farklıkların da bulunması, çatışma çıkma ihtimali artırmaktadır. Nitekim daha önce Musul’da DAEŞ’e karşı savaşan silahlı gruplar arasında birçok çatışma çıkmıştır. Silahlı grupları arasında koordinasyonun sağlanamaması ve güçlü merkezi otoritenin olmaması sonucu, Babilyon Tugayları ile Sehil Ninova güçleri ve Ninova Muhafızları ile Seyyid Eş-Şüheda El-Haşd El-Şabi Tugayları arasında çatışmalar gerçekleşmiştir. Tüm bu hususlara ek olarak daha önce DAEŞ terör örgütü saflarında yer alan bazı militanlar, bu silahlı grupların safına geçmiştir. Dolayısıyla bu durum vatandaşların güvenlik anlamında işbirliği yapmasını olumsuz yönde etkileyecektir.

Hakkında bilgi verilen DAEŞ teröristlerinin dahi yargı tarafından serbest bırakılması, bir başka sorun olarak rüşvet olaylarını akla getirmekte ve yargı mekanizması terörle mücadelede yetersiz kalmaktadır. DAEŞ terör örgütü üyelerinin aileleri ile kamplara gönderilmesinin gelecekte büyük bir tehdit oluşturması muhtemeldir. Ayrıca, polis teşkilatlarının nizami bir şekilde çalışamaması ve kanunun uygulanmaması bir başka tehdit teşkil etmektedir. Bu tehditlere karşı çıkmak ve söz konusu tehditlerin üstesinden gelebilmek için aşağıdaki hususları önerebiliriz:Musul’da karşılaşılan en büyük sorunlardan biri de DAEŞ terör örgütüyle herhangi bir işbirliği yapmayan bireyler ile örgütün mensupları arasında bir ayrımın yapılamamasıdır. Bu bağlamda DAEŞ terör örgütü mensubu olan birçok kişi özgür bir şekilde hareket etmekte veya mülteci kamplarında yaşamaktadır. Sonuç olarak bu uyuyan terörist hücreler en uygun fırsata terör eylemlerinde bulunacaklardır ki, bu durum önümüzdeki süreçlerde güvenlik açısından büyük sıkıntılar yaratabilir. Yalnızca sosyal medyanın taranmasıyla tutuklanıp birkaç gün içerisinde serbest bırakılan kişiler, vatandaşları endişelendirmekte ve güvenlik güçleri ile işbirliklerini etkilemektedir.

  1. Musul’daki farklı topluluklar arasında işbirliği kurmak, güvenliğin sağlanmasına hizmet edecek şekilde söylemler geliştirmek, DAEŞ terör örgütü mensuplarının güvenlik güçleri arasına sızmasını engellemek ve silahlı grupları şehir dışına çıkarmak suretiyle, İçişleri Bakanlığı’nın ve Irak ordusunun etkinliğini artırmak.
  2. Merkezi Hükümetin milli güvenlik birimleri ile Bölgesel Kürt Yönetimi güvenlik birimleri arasındaki işbirliğini güçlendirmek ve istihbarat kurumları ile birlikte hareket etmek.
  3. Musul’un Batı yakasındaki okulların kapatılmasının ardından, sokağa çıkma yasağı uygulamak ve uyuyan terörist hücrelere karşı kapsamlı operasyonlar gerçekleştirmek.
  4. Polis teşkilatının yeniden göreve başlamasını sağlamak, suçla mücadele, pasaport ve nüfus müdürlüklerini hizmete açmak.
  5. DAEŞ terör örgütünü destekleyen ailelerle, herhangi bir bağlantısı olmayan aileler arasında ayrım gözetmek. Bu kapsamda DAEŞ terör örgütü ile ilişkisi olan aileleri eğitim amacıyla bir süreliğine özel kamplarda tutulmak olumlu bir adım olarak değerlendirilebilir. Zira, bu aileleri eğitmeden, plansız bir şekilde ayırmak gelecekte birçok soruna neden olabilir. DAEŞ terör örgütü ile ilişkili olan aileleri bir arada tutmanın bir diğer sonucu da yeni nesil terörist grupların ortaya çıkmasının önünü açmak olacaktır. Ayrıca DAEŞ ile işbirliği yapan aileler ile zarar gören aileleri bir arada yaşaması da güvenlik sorunu yaratabilir. Dolaysıyla, söz konusu ailelerin geçici bir süre için ayrılmaları ve zamanla topluma kazandırılmaları en uygun çözüm yöntemi olarak ön görülmektedir.