Çin’in Keşmir Sorununa Bakışı

Hindistan ile Pakistan arasındaki fiili sınır olan Keşmir’deki kontrol hattında (LoC), 12 Haziran’da Hint askerleri ateş açmıştır. Keşmir kontrol hattında iki ülke askerleri arasındaki çatışmalar, Keşmir’deki gerilimin tırmandığı 2016 yılının son aylarından beri sık sık yaşanmaktadır.

Keşmir, Hindistan ve Pakistan arasında tartışmalı bir bölgedir. Üç ülkenin; Pakistan, Hindistan ve Çin arasında yer almakla birlikte, bu ülkelerin ve Afganistan’ın kara yolu ile çevrelenmiştir. Bölgesel olarak baktığımızda; Keşmir’i Hindistan, Pakistan ve Çin kontrol altında tutmaktadır. Keşmir’in sahip olduğu en stratejik noktalar, Hindistan’ın denetimi altında bulunmaktadır. Bu durum da Hindistan’a bölgeyi kontrol etme imkânı tanımaktadır. Çin ise dünyanın en hızlı büyüyen ekonomik gücü olduğu için statüsünü korumak adına büyük enerji rezervlerine ihtiyaç duymaktadır.

Arka Plan

1947 yılında Hindistan ve Pakistan’ın İngiltere’den bağımsızlıklarını kazanmalarıyla Keşmir meselesi ortaya çıkmıştır. 1947 yılından günümüze kadar da mesele çözülemeden devam etmiştir. Keşmir’deki ayrılıkçı hareketler meselenin çözümünü engelleyen en önemli nedendir. 2016 yılının Temmuz ayında Hizbul Mücahidin Hareketi’nin önemli isimlerinden Burhan Muzaffar Wani’nin Cammu Keşmir bölgesinde Hint yönetimi tarafından öldürülmesi, sivil protestoların ve Hint polisiyle çatışmaların çıkması gerilimin tekrar tırmanmasına neden olmuştur.[1]

Çin’in Keşmir Politikasındaki Rolü

Çin, Keşmir hakkındaki politikasında Pakistan’ın bakış açısına yönelik olarak eğilimini sürdürmektedir. Keşmir’i Hindistan ve Pakistan arasında tartışmalı bir bölge olarak görmektedir. Keşmir’in Hindistan’ın ayrılmaz bir parçası olduğu iddiasını reddetmiştir. Bununla birlikte Çin’in Keşmir’e yönelik stratejisi değişiklik göstermiştir. 1950’li yıllarda Çin meseleye tarafsız kalmış, Hindistan veya Pakistan’ın yanında yer almamıştır. Pakistan’ın Batı ile ittifaklara dahil olmasıyla Çin, Pakistan ile temaslarında temkinli davranmıştır. 1960’lar ve 1970’lerde Çin-Hint ilişkileri bozulduğunda Pakistan konumundaki Çin’in tutumunda algılanabilir bir sapma gerçekleşmiştir. Çin, Pakistan’ın Keşmir konusundaki tutumunu desteklemiştir. Bu arada Çin, Hindistan ile ikili ilişkilerini normalleştirmeye çalışırken, Keşmir politikasında tarafsızlık ilkesini benimsemiştir. 1980’lerden bu yana da Çin’in Keşmir politikası, Pakistan yanlısı tutumdan Pakistan ve Hindistan arasındaki dengeli tutuma doğru kaymıştır. Bu yüzden de BM’in Keşmir sorununu uluslararasılaştırmasına yönelik desteğini çekmiştir. Özellikle bölgede nükleer silah sahibi olan komşuları Hindistan ve Pakistan arasındaki gerginliğin azaltılmasına yardımcı olan üçüncü bir taraf rolünü oynamıştır.

Çin’in son dönemlerde bu meselede iki yaklaşım benimsemiş olduğu kabul edilmektedir:

  1. Mesele kesinlikle uluslararasılaştırılmamalıdır. Bununla birlikte Keşmir meselesinin çözümü konusunda Pakistan ve Hindistan bugüne kadar güçlü bir uluslararası baskı ile karşı karşıya kalmamıştır, uluslararası kamuoyu meseleyi daha çok iki ülke arasında yaşanan bir mesele olarak kabul etmiştir.
  2. Pakistan yanlısı güçlü bir yaklaşım yerine daha dengeli bir tutum benimsemiştir.

Kriz Yönetimi

Pakistan ile güçlü bağlarına rağmen çeşitli krizler sırasında çıkarlarını korumak Çin’in önceliği olmuştur. Çinli yetkililer 2008 Mumbai saldırılarında benzeri olmayan bir mekik diplomasisi takip etmiş, Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı He Yafei, Hindistan ve Pakistan arasında özel bir elçi olarak görev yapmıştır.[2] Çin, savaş çıkmasını istememekle beraber, Hindistan ve Pakistan arasındaki krizden de yararlanmaktadır. Pakistan’a özellikle Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Bir Kuşak Bir Yol girişimlerini gerçekleştirmek için ihtiyaç duymuştur. ABD, Hindistan ile ilişkilerini geliştirme yoluna gittikçe, Çin de Pakistan üzerinden ABD’yi dengelemeye çalışmaktadır.

ABD ve Çin, kriz önleme konusunda işbirliği yapmak için geleneksel kriz yönetimi rollerinin ötesine geçmektedir. Çin Pakistan ile ilişkilerini Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ile derinleştirmiştir. ABD’ye göre Pakistan ile ilişkilerinde Çin’in politikaları daha fazla etkilidir. Bu arada asıl mesele, Hindistan’ın politikalarında Pakistan’ı izole etmeye yönelik mevcut stratejisinden vazgeçmemiş olmasından kaynaklanmıştır. Hindistan’ın Çin’i izole etme çabasının devam etmesi Keşmir meselesinin siyasi olarak yerleşmesine neden olacaktır.

Krizi Çözme Aşamasında Çin’in Yapabilecekleri

  1. Güney Asya’daki iki devlet arasındaki savaşı önlemek için ABD ile beraber çalışılmalı ve kalıcı barış için diplomatik yol seçilmelidir.
  2. Çin’in Keşmir’i kullanarak ABD ve Hindistan’ı baskı altına alması özellikle Bir Kuşak Bir Yol girişiminin riske girmesine neden olmaktadır.
  3. Keşmir’e self determinasyon hakkının tanınması ihtimali bile Çin’i rahatsız etmektedir, çünkü elde edilen bu hakkın Çin’deki özerk bölgeler için emsal teşkil etme ihtimali vardır. Bu yüzden de Çin, tarafların ŞİÖ tam üyeliğini desteklemiştir. Meselenin ŞİÖ masasında çözülebilmesinin sağlanması için Çin iyi bir fırsat yakalamıştır.
  4. Meselenin çözümünde Keşmir halkının da çözüm sürecine dahil edilmesi sağlanmalıdır.

[1] “Cammu Keşmir’de Hizbul Mücahidin üyesinin öldürülmesi”, http://www.haberturk.com/yerel-haberler/haber/8974902-cammu-kesmirde-hizbul-mucahidin-uyesinin-oldurulmesi.

[2] Selina Ho, Seeing the forest for the trees: China’s shifting perceptions of India, Handbook on China and Developing Countries, Carla P Freeman (Ed.), Edward Elgar Publishing, 2015, s. 461.

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Dr. Özlem Zerrin KEYVAN
Dr. Özlem Zerrin KEYVAN
2007 yılında Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden onur derecesiyle mezun oldu. Yüksek lisans derecesini 2010 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladı. Doktorasını Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde “Soğuk Savaş Sonrası Avrupa Birliği-Çin İlişkileri- Tehditler, Fırsatlar, Öneriler başlıklı teziyle 2015 yılında tamamladı. Asya Pasifik bölgesi, Çin dış politikası, Güney Çin Denizi, Doğu Asya ve Güney Doğu Asya başlıca araştırma ve çalışma alanları arasındadır. İngilizce, Almanca ve Çince bilmektedir.

BİZİ TAKİP EDİN

3,027BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,715TakipçiTakip Et
279AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz