Çin Dünyanın Her Yerinde: Afrika’nın En Uzun Demiryolu Hattı

Afrika’nın inşa sürecinde eski sömürgeci ülkeler arasında yer almamış olan Çin’in, bölgedeki yatırımları hızla artmaktadır. 1955 yılında Endonezya’nın Bandung kentinde bağımsızlığını yeni kazanan Asya ve Afrika devletlerini bir araya getirmek amacıyla düzenlenen konferansta; Çin’in, egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygı, karşılıklı saldırmazlık, başka devletlerin iç işlerine müdahale etmeme, eşitlik ve karşılıklı fayda, barış içinde bir arada yaşama hususundaki beş temel ilkeyi kabul etmesi Çin’i, Afrika ülkelerinin gözünde sömürgeci olan ülkelerden ayrı bir yere koymuştur. 2015 yılında Güney Afrika’nın başkenti Johannesburg‘da gerçekleştirilen 6. Çin-Afrika İşbirliği Forumu (FOCAC)’nda kabul edilen görüşler çerçevesinde, Afrika’nın tarımda modernleşmesinin ve sanayileşmesinin sağlanması için Çin’in Afrika ile işbirliği içerisinde olması gerektiği kanaatine varılmıştır. Çin Afrika’ya; demir, kara ve hava yolları ağlarını geliştirme taahhüdünde bulunmuştur.

Alınan bu işbirliği kararı ve verilen taahhütler doğrultusunda Addis Ababa ile Cibuti Limanı arasındaki toplamda 756 kilometre uzunluğundaki demir yolu, China Railway Group (CREC) ve China Civil Engineering Construction Corp. (CCECC) tarafından inşa edilmiştir. Bu inşaat sayesinde karayolu ile günlerce süren yolculuk, 10-12 saatte tamamlanır hale gelmiştir. Dış ticaretinin yaklaşık %90’ını Cibuti Limanı’ndan gerçekleştiren Etiyopya’nın, bu hat sayesinde ticari ilişkilerinde önemli bir artış yaşanmış, denize kıyısı olmayan bir ülke olarak Aden Körfezi ve Kızıldeniz’le bağlantısı kolaylaşmıştır. Cibuti ise bu demiryolu ağı ve Etiyopya’nın geniş pazarı sayesinde ekonomik krizden kurtulmayı amaçlamaktadır.

Stratejik ve ekonomik önemi bulunan bu hat; Afrika’nın en uzun demir yolu olma özelliğinin yanı sıra elektrikli ilk demir yolu olma niteliğini de taşımaktadır. Tanzanya ile Zambiya arasında 1970’li yıllarda Çin’in yardımlarıyla geliştirilen hat aracılığıyla da Zambiya’nın Aden Körfezi’ne ve Kızıldeniz’e ulaşımı sağlanmıştır. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’de 2017 yılının ilk günlerinde Zambiya’ya resmi bir ziyarette bulunmuş ve Tanzanya-Zambiya Demiryolu Hattı’nın önemi hakkındaki görüşlerini belirtmiştir.[1]

Afrika’da insanların hayatlarını kolaylaştırmayı hedefleyen Çin; eğitim, sağlık, iletişim ve ulaşım alanlarındaki yatırımlarına öncelik vermiş ve projeler bağlamında aranan ülke konumuna gelmiştir. Afrobarometer’in raporuna göre, Afrikalıların % 63’ü Çin’in nüfuzunu olumlu olarak görmektedir.[2] Ucuz Çin mallarının kalitesizliği Afrikalılar üzerinde olumsuz etkiye sahipken, Çin’in günlük yaşamı kolaylaştırmayı hedefleyen alanlardaki hizmet olanaklarına yönelik yatırımları olumlu karşılanmaktadır.

Peki, Çin, Afrika ile neden ilgilenmektedir? Öne çıkan ilk sebep, kıtanın doğal kaynaklar bakımından zengin olması ve bunun bir sonucu olarak bölgenin Çin yatırımları ve Çinli şirketler için büyük bir cazibe merkezi oluşturmasıdır.

Çin; yardım, kredi ve finansal destek ile doğal kaynak rezervlerini kullanma haklarını elinde tutmaktadır. Çinli şirketlerin çoğunlukla Afrikalı vatandaşları işe alması ve bu sayede Afrika’daki işsizliğin azalması, Afrikalı ülkelerin Çin yatırımlarını bölgede daha çok görmek istemesini sağlamaktadır. Çin de Afrika’nın inşa sürecinde altyapı ağları oluşturmak için milyarlarca dolar yatırım yapmaya devam etmektedir. Çin’in Afrika’daki yatırımlarını küresel ticari stratejisi olarak kabul edilen Bir Kuşak Bir Yol (OBOR) bağlamında da değerlendirmek gerekmektedir. Bununla birlikte Çin, finansal yardımlarının şeffaf olmadığı ve OECD üyesi gelişmiş ülkeler gibi yardımlarını rapor etmediği yönünde eleştirilere de maruz kalmaktadır.[3]

Asya’dan sonra Afrika da ABD ve Çin’in rekabet alanı haline gelmiştir. Çin’in bölge ülkelerinin ihtiyaçlarını doğru bir şekilde tahlil etmiş olması ve yatırımlarını bu şekilde gerçekleştirmeye çalışması Çin’in; bölgede sahip olduğu etki alanını, ABD karşısında genişletmesine olanak sağlamıştır. Aynı zamanda; yapacağı yatırımlar için demokrasi ve insan hakları konularını şart koşmuyor oluşu, ekonomik nüfuzunda önemli bir rol oynamaktadır. Çin’in; ekonomik nüfuzunu genişletmesi ve Afrika pazarındaki payını arttırması, ABD’nin bölgedeki çıkarlarına ters düşmektedir.

Son yirmi yıldır aktif bir Afrika politikası takip eden ABD’nin politik önceliklerinden birinin, Kasım’da başkan seçilen Donald Trump’ın dış politikadaki belirsizliğinden dolayı, Afrika olması muhtemel görünmemektedir. Trump’ın “Öncelik Amerika” söylemi, Afrika’daki girişimlerin zarar görmesine neden olacaktır. ABD’nin bölgeyi; askeri üs elde etmek ve bölgedeki askeri varlığını arttırmak için uygun bir alan olarak görmesi, yumuşak gücünü zedelemektedir. ABD’nin dış politikadaki belirsizliği de Çin’in işine gelmektedir. Asya-Pasifik bölgesindeki gibi iki ülkenin Afrika’da da karşı karşıya gelmesi, yakın gelecek için uzak bir ihtimal olarak görünmektedir.


[1] Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi Zambiya’da,

http://turkish.china.com/news/china/543/20170109/854883.html

[2] China’s growing presence in Africa wins largely positive popular reviews, AFROBAROMETER, 2016, http://afrobarometer.org/sites/default/files/publications/Dispatches/ab_r6_dispatchno122_perceptions_of_china_in_africa1.pdf

[3] Patrick N. Osakwe, Enhancing the Impact of Chinese Development Finance for Sustained Poverty Alleviation in Africa, Foreign Capital Flows and Economic Development in Africa: The Impact of BRICS of versus OECD, Evelyn Wamboye, Esubalew Alehegn Tiruneh (Ed.), Springer Nature, 2017, s.83.

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Dr. Özlem Zerrin KEYVAN
Dr. Özlem Zerrin KEYVAN
2007 yılında Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden onur derecesiyle mezun oldu. Yüksek lisans derecesini 2010 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladı. Doktorasını Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde “Soğuk Savaş Sonrası Avrupa Birliği-Çin İlişkileri- Tehditler, Fırsatlar, Öneriler başlıklı teziyle 2015 yılında tamamladı. Asya Pasifik bölgesi, Çin dış politikası, Güney Çin Denizi, Doğu Asya ve Güney Doğu Asya başlıca araştırma ve çalışma alanları arasındadır. İngilizce, Almanca ve Çince bilmektedir.

BİZİ TAKİP EDİN

3,027BeğenenlerBeğen
230TakipçiTakip Et
2,719TakipçiTakip Et
279AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz