Çin Dış Politikasında Kazakistan

Kazakistan, Sovyetler Birliği’nin çöküşü ile 1991 yılının sonunda bağımsızlığını kazanmıştır. Hızla gelişen Çin, bölge için önemli bir aktör olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun yanında ABD karşıtlığı bölgede Rusya ve Çin yakınlaşmasını da sağlamaktadır. SSCB’nin dağılmasının ardından Çin, bölgedeki konumu ile ilgili güvenlik endişelerinden dolayı yeni bir Orta Asya politikası benimseme ihtiyacı duymuştur.  1992 yılında Kazakistan ve Çin diplomatik ilişkiler kurarak artan bir şekilde yakın işbirliği içerisine girmiştir. Ardından, ilişkinin temel taşı ekonomik işbirliği olmuştur. Ayrıca işbirliği; askeri, güvenlik ve siyasi alanlarda da geliştirmiştir. Kazakistan ve Çin bir dizi ortak stratejik çıkarlar paylaşmaktadır. Özellikle bazı sebeplerden dolayı Kazakistan’a yönelik Çin, Batıya açılma politikasını; Çin’e yönelik Kazakistan çok yönlü dış politikasını yürütmektedir. Bu iki politikanın paralelliği, iki ülkenin yakınlaşmasını da beraberinde getirmektedir.

Çin’in ve Kazakistan’ın rekabet ettikleri ve çatışma içinde oldukları alanların sınırlı olması ilişkinin işbirliğine dönüşmesinin kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Ekonomik işbirliği, Çin ekonomik diplomasisinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Kazakistan, Bağımsız Devletler Topluluğu arasında Rusya’dan sonra Çin’in ikinci en büyük ticari ortağı halini almıştır.

İki ülke arasındaki ilişkinin en önemli dinamiğini enerji işbirliği oluşturmuştur. Kazakistan, hem zengin doğal kaynak rezervlerine sahip olarak hem de Türkmenistan’dan Çin’e doğalgaz transferinin kolaylaşmasını sağlayarak Çin’in enerji talebini karşılayan en önemli enerji tedarikçisi olmuştur.  Çin, petrol ve doğalgaz ihtiyaçlarının deniz yoluyla yaklaşık %90’ını Orta Doğu’dan ve Afrika’dan karşılamaktadır. Bölgesel istikrarsızlık ve çatışmalar, Orta Doğu’dan ve Afrika’dan Hürmüz Boğazı ve Malakka Boğazı aracılığıyla enerji kaynaklarının taşınmasının güvenliğini tehdit eden riskleri artırmıştır. Çin, riskli ve tehlikeli deniz yollarını ve boğazlarını kullanma zorunluluğunun olmasını engellemeye çalışmaktadır. Bu bağlamda, Kazakistan son derece önemli stratejik bir konuma sahiptir.

Çin, petrol ve doğalgaz talebinin güvenliğinin geliştirilmesi stratejisi çerçevesinde petrol sahaları satın alma ve boru hatları inşa etme şeklinde yürüterek gerçekleştirmeye çalışmaktadır. 2003 yılından beri Çin petrol devlet şirketleri, küçük ve orta ölçekli petrol sahaları satın alarak artan enerji ihtiyacı sorununu ortadan kaldırmak için çabalamaktadır. Çin’in büyüyen ekonomisi için gerekli hammadde temininde güvenilir bir tedarikçi ve etkili transit ülke olarak gördüğü Kazakistan’ın Çin’e istikrarlı petrol sahalarına sahip olma ve doğrudan denetim hakkı sağlamasıyla Çinli yatırımcılar, Kazakistan enerji sektöründe yatırım yapmak için cesaret kazanmaktadır. Çin’in nükleer enerji şirketleri de Kazakistan’da nükleer enerji santrali inşa etme fikrine sıcak bakmaktadır. Bu durum, Rusya ve Çin arasında enerji işbirliğinde yeni bir rekabet alanının ortaya çıkmasına neden olacak gibi görünmektedir.

Kazakistan’ın “Nurlu Yol” isimli yeni ekonomi politikası ve Çin’in “İpek Yolu Projesi (Bir Yol Bir Kuşak-OBOR)” benzerlikler taşımaktadır. Nurlu Yol politikası, Kazakistan’a birçok farklı ekonomik ortak için ortam sağlamayı hedeflemiştir. Çin de en önemli ekonomik ortaklardan biridir.  Yeni İpek Yolu Projesi fikrinin önerilmesi, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in 7 Eylül 2013 tarihinde Kazakistan’ı ziyareti ile ortaya çıkmıştır. Çin, bu fikrin hayata geçirilebilmesi için Asya Altyapı Kalkınma Bankası’nın (AIIB) ve İpek Yolu Fonu’nun kurulmasını sağlamıştır. İpek Yolu koridorunu tekrardan canlandırma amacının arkasında stratejik bir ihtiyaç bulunmaktadır. Yeni İpek Yolu projesi ekonomik işbirliğini canlandırmanın yanı sıra; güvenlik, enerji, siyasi ve kültürel konuları da içermektedir.

Yakın gelecekte Çin, Orta Asya stratejisini inşa sürecinde bölgede istikrar, barış ve işbirliğine dayalı daha aktif bir dış politika takip etmeye devam edip Kazakistan ile ilişkilerini derinleştirerek güçlendirmeye devam edecektir. Bu sayede bölgesel güç statüsünden küresel güç statüsüne geçiş yapan Çin, Orta Asya politikasında başarı elde edecektir. Aynı zamanda Çin’in dış politikasını, Nazarbayev Üniversitesi’nde ortaya attığı İpek Yolu Projesi bağlamında değerlendirmek gerekmektedir. Kazak hükümeti, İpek Yolu projesi girişiminin önemli bir finansal merkezi olmaya isteklidir. Bunun yanında Kazakistan İpek Yolu Projesi’nin önemli bir ortağıdır. İpek Yolu Projesi ekonomik işbirliği kurma ve yatırımlar yaratma açısından Kazakistan için tam zamanında ortaya çıkan bir proje olarak görülmektedir. Çin’in bölgeye bakışı ve Kazakistan’ın beklentilerinin uyum göstermesi iki ülkenin yakınlaşmasını sağlamaktadır.

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Dr. Özlem Zerrin KEYVAN
Dr. Özlem Zerrin KEYVAN
2007 yılında Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden onur derecesiyle mezun oldu. Yüksek lisans derecesini 2010 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladı. Doktorasını Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde “Soğuk Savaş Sonrası Avrupa Birliği-Çin İlişkileri- Tehditler, Fırsatlar, Öneriler başlıklı teziyle 2015 yılında tamamladı. Asya Pasifik bölgesi, Çin dış politikası, Güney Çin Denizi, Doğu Asya ve Güney Doğu Asya başlıca araştırma ve çalışma alanları arasındadır. İngilizce, Almanca ve Çince bilmektedir.

BİZİ TAKİP EDİN

3,026BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,719TakipçiTakip Et
278AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz