Bölgesel Güvenlik Açısından Orta Asya’da Yeni Bir Hamle: Ortaklık Kalkanı-2019

22-27 Nisan 2019 tarihleri arasında Türkiye, Özbekistan ve Pakistan’ın katılımıyla “Ortaklık Kalkanı-2019” isimli askeri tatbikat gerçekleştirilmiştir. Özbekistan’da düzenlenen askeri tatbikata katılan üç ülkenin silahlı kuvvetleri, ülkenin dağlık bölgelerinde terörle mücadele operasyonlarına ilişkin manevralar yapmıştır. Özbekistan’ın Cizzah vilayetinde gerçekleştirilen tatbikata, Türkiye ve Pakistan’dan gelen on beşer asker ile Özbekistan Ordusu’ndan askerler katılmıştır. Türkiye ve Pakistan’ın askeri ataşelerinin de izlediği tatbikata ilişkin Özbekistan Genelkurmay Başkan Yardımcısı Şuhrat İkramov, tarihte ilk defa üç ülkenin ortaklaşa tatbikat düzenlediğini ve bunun 2019 yılı işbirliği programı çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Ayrıca İkramov, benzer tatbikatların Türkiye ve Pakistan’da da yapılacağını açıklamıştır.

Şevket Mirziyoyev’in Özbekistan Cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte güvenlik ve uluslararası terörle mücadele konusunda bahsi geçen ülkede önemli adımlar atılmıştır. Zira Özbekistan; Rusya, Beyaz Rusya ve Tacikistan gibi pek çok ülkeyle ortak tatbikatlar düzenlemiş, uluslararası askeri oyun yarışmalarına katılmış ve güvenlik alanında yabancı devletlerle işbirliğini her yönden pekiştirme yolunda kritik kararlar almıştır. Bu kapsamda Taşkent yönetimi, Ankara’yla olan güvenlik ilişkilerini de geliştirmeye çalışmaktadır.

Ortaklık Kalkanı-2019’un gerçekleştirilen diğer tatbikatlardan farklı olmasını sağlayan en önemli neden, üç ülkenin ortaklaşa gerçekleştirdiği ilk askeri tatbikat olmasıdır. Tatbikatı değerli kılan bir diğer sebep ise her üç ülkenin de bölgelerinde güçlü ordulara sahip Müslüman ülkeler olmaları ve buna ek olarak Pakistan’ın nükleer silahlarının bulunmasıdır. Bu bağlamda Ankara, Taşkent ve İslamabad’ın teröre karşı ortak hareket etme kararı alarak bunu sahaya yansıtmaya başlamaları, Avrasya’nın güvenliği açısından son derece önemlidir. Özellikle de bir türlü istikrara kavuşturulamayan Afganistan’ın güvenliği ve oradan tekrar dünyanın çeşitli coğrafyalarına yayılma ihtimali bulunan terörün önlenmesi bakımından Afganistan’ın komşuları olan Taşkent ve İslamabad’ın Ankara’yla ittifak yapması oldukça değerlidir. Bu bağlamda Cizzah’taki tatbikatta, Devletü’l Irak ve’ş Şam’ın (DEAŞ) hedef gösterilmesi de mühim bir mesajı içermektedir. Nitekim mevzubahis tatbikat, pek çok devletin bölgeye yönelik politikalarını değiştirecektir. Dahası Özbekistan, Pakistan ve Türkiye’nin birbirlerini kardeş ülkeler olarak görmeleri hasebiyle Avrasya’da oluşturulan bu üçgenin Balkanlar’dan Güney Asya’ya kadar uzanan coğrafyada barışı temin etmeye aday olduğu da ifade edilebilir.

Özbekistan, 65 bin askeriyle bölgenin en güçlü ordusuna sahiptir. Bu nedenle de bölgede gerçekleşebilecek olağanüstü durumlarda en büyük görev ve sorumluluğu üstlenmesi gereken ilk başkent olarak Taşkent akla gelmektedir. Bu kapsamda Özbekistan Ordusu’nun çeşitli ülkelerin ordularıyla işbirliği yaparak ortak tatbikatlar gerçekleştirmesi, sadece söz konusu ülkenin güvenliği açısından değil; bölge güvenliği bakımından da önemlidir. Yakın gelecekte Afganistan’da yaşanabilecek muhtemel krizler hesaba katıldığında, Özbekistan’ın alması gereken sorumluluk daha iyi anlaşılmaktadır.

Özbekistan, önceki yıllarda Pakistan’dan ziyade Hindistan’la daha yakın işbirliğine sahipti. Günümüzde de Özbekistan ile Hindistan arasındaki ilişkilerinin kötü olduğu yorumu yapılamaz. Ancak Taşkent ile İslamabad arasındaki münasebetlerin yeni bir seviyeye taşınarak karşılıklı olarak daha yakın temasların gerçekleştirilmesi de dikkate değerdir. Özbekistan’la Pakistan’ın bir çatı altında buluşmalarında Türkiye’nin yaptığı girişimlerin de önemli katkısı vardır. Bu katkıyı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 yılının 16-18 Kasım tarihlerinde önce Pakistan’a, sonra da Özbekistan’a gerçekleştirdiği ziyaretlerle örneklendirmek mümkündür.

Türkiye’nin Kafkasya, Ortadoğu ve Afrika’dan sonra, Orta Asya’da da askeri tatbikatlara katılması; Ankara’nın bölgedeki ağırlığının arttırılması, müttefikleriyle işbirliğinin sağlamlaştırılması, kardeşlik elinin dost ve müttefik coğrafyalara uzatılması bağlamında oldukça anlamlıdır. Zaten Türkiye, uzun yıllardır askeri malzeme ve askeri eğitim konularında bölge ülkeleriyle işbirliği yapmaktadır. Fakat İslam Kerimov döneminde yaşanan anlaşmazlıklar yüzünden Özbekistan’la güvenlik alanındaki ilişkiler duraklama dönemine girmişti. İşte yeni dönemde bu eksiklikler giderilmiş ve Özbekistan, Türkiye de dahil olmak üzere bölgenin bütün ülkeleriyle güvenlik alanındaki işbirliğini yeni bir boyuta taşımıştır.

Meseleye Ankara merkezli bir okuma üzerinden bakıldığında, Türkiye’nin askeri tecrübe, kapasite ve teknoloji açısından doğudaki kardeşleriyle paylaşacağı çok fazla konunun bulunduğu görülmektedir. Dolayısıyla savunma alanındaki yakın işbirliğinin sürdürülmesi bütün tarafların yararınadır. İslam Dünyası’nın geleceği için de Türkiye, Özbekistan ve Pakistan gibi ülkelerin güçlerini birleştirmeleri, dini yanlış yorumlayarak şiddete alet etmek isteyenlerle mücadelede ortak tavır sergilenmesi adına kritik bir öneme sahiptir. Üstelik Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) üyesi Pakistan ve Özbekistan’la ortak tatbikat düzenlemesi, yeni ittifakların da kapısını aralamaktadır. Zira Ankara’nın sadece Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’yle (NATO) sınırlı kalmayarak ŞİÖ’yle de güvenlik alanında işbirliğine yönelmesi gerekmektedir. Böylesi hamleler, NATO’yla sorunlar yaşayan Türkiye’nin çok yönlü dış politika anlayışına olumlu katkılar sağlayacaktır.

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Dr. Abdrasul ISAKOV
Dr. Abdrasul ISAKOV
ANKASAM Avrasya Masası Kıdemli Araştırmacısı

BİZİ TAKİP EDİN

3,030BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,715TakipçiTakip Et
279AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz