Bölgesel Denklemde Pakistan

Ortadoğu sorunlarıyla ilgili tarafsız bir duruş sergilemeye çalışan Pakistan, özellikle Körfez Ülkeleri ve İran arasındaki krizde, uzun bir süredir “dengeleyici aktör” rolünü üstlenmeye ve bu konumunu korumaya çalışmaktadır. Bu anlamda Pakistan, kendi iç dinamiklerini de dikkate alarak bölgedeki Sünni-Şii rekabetini daha da körüklememek adına bölgedeki hassas dengeyi gözetmeye çalışmaktadır. Zira Suudi Arabistan, 2015 yılının Mart ayından beri Yemen’de Husilere karşı yürütülen savaşta Pakistan’ı koalisyon güçlerine katılması için zorlamaktayken; İran da komşusu Pakistan’ın Körfez eksenine dahil olmaması için büyük çaba sarf etmektedir. Bir başka deyişle İran, İslamabad’ın bölge politikalarında Sünni eksene katılmasına engel olmak için “bir tampon vazifesi” üstlenmeye çalışmaktadır.

Örneğin Suudi Arabistan, 2015 yılında “İslam NATO’su” olarak da adlandırılan, İran’ın yer almadığı “İslam Ülkeleri Terörle Mücadele Koalisyonu”nu kurmuş ve bu ordunun komutanlığına da Pakistan Genelkurmay Başkanı Rahil Şerif’i atamıştır. Bu durum, Riyad’ın İslamabad’ı “Tahran karşıtı” eksene dahil etme çabası olarak değerlendirilebilir. Pakistan ise söz konusu atamayı kabul etmesine rağmen Ortadoğu sorunlarında İran’ın tepkisini çekmemeye gayret göstermiştir. Günümüzde de Yemen Krizi bağlamında tarafsız bir tutum sergilemeye çalışan İslamabad, krizin çözümüne ilişkin yapılacak görüşmelere dair arabuluculuk teklifinde bulunmakta ve İran’ın barış görüşmelerindeki tutumunu desteklemektedir. Benzer bir şekilde Pakistan, 2017 yılının Haziran ayında patlak veren Katar Krizi’nde de Körfez Ülkelerinin kararına tepki göstererek Türkiye ve İran gibi aktörlerle birlikte hareket etmiş ve Doha’ya sahip çıkmıştır. Hatta İslamabad, Türkiye’nin Katar’daki askeri üssünü de desteklemiştir. Nitekim Katar Krizi’nde Ankara’nın Doha’ya asker sevk etme kararı almasını takip eden süreçte, İslamabad da bahsi geçen ülkeye 20 bin asker göndermeye karar vermiştir.

2018 yılının Temmuz ayındaki seçimlerden Pakistan Adalet Hareketi Lideri İmran Han’ın galip çıkması ve başbakanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte bölge ülkeleri yeni Pakistan yönetimiyle yakın ilişkiler geliştirmek için yeni bir jeopolitik rekabete girişmişlerdir. Öyle ki İmran Han’ın ilk yurtdışı ziyaretini hangi ülkeye gerçekleştireceği konusu sıkça tartışılmış ve konu üzerine önemli yorumlar yapılmıştır. Bu konuda İran gazeteleri, İmran Han’ın ilk yurtdışı gezisini Tahran’a yapacağını ve ardından da Riyad’a geçeceğini iddia etmiştir.[1] Ancak Tahran’ın beklentisinin aksine; İmran Han’ın ilk yurtdışı ziyareti Riyad’a gerçekleşmiş ve İmran Han, aynı tur kapsamında Suudi Arabistan’dan sonra da Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’yi ziyaret etmiştir. Bölgedeki en son ziyaretini de Türkiye’ye gerçekleştiren İmran Han, Afganistan’daki sürece ilişkin barış görüşmelerinde Türkiye’yle birlikte hareket edebileceği mesajını vermiş ve bu kapsamda İstanbul’da Türkiye, Pakistan ve Afganistan’ın katılımıyla üçlü bir zirvenin toplanması kararlaştırılmıştır. Bilindiği gibi Pakistan, uzun yıllardır Afganistan sınırında Taliban’a karşı mücadele vermektedir. Bu bağlamda, savaştan ziyade daha çok müzakere yanlısı bir isim olan İmran Han’ın iktidara gelmesi ve barış görüşmelerinde Türkiye’yle işbirliği yapabileceğini açıklaması, uzun süredir Taliban ve Afgan barış görüşmeleri için diplomasi yürüten İran için başarısızlık anlamına gelmiştir.

İran, İmran Han’ın göreve başlamasından bu yana Pakistan’la yoğun bir diplomasi yürüterek bakanlıklar düzeyinde üst düzeyli ziyaretler gerçekleştirmiş; hatta İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, İmran Han yönetimine ilk diplomatik ziyareti gerçekleştiren isim olmuştur. Buna karşılık Pakistan Dışişleri Bakanı ve diğer bakanlık yetkilileri İran’ı ziyaret etmesine rağmen, İran’ın Afganistan barış görüşmelerinde ve Taliban’la yapılacak müzakerelerde Pakistan’la işbirliği geliştirmesi mümkün olmamıştır. Üstelik Pakistan Başbakanı İmran Han, bir sonraki ziyaretini de 22 Ocak 2019 tarihinde yine Taliban müzakerelerinde arabulucu rolü üstlenen Katar’a gerçekleştireceğini açıklamıştır.[2] İmran Han’ın İran’ı ziyaret etmeksizin bölge ülkelerine gerçekleştirdiği bu ziyaretler hem Pakistan’ın hem de İran’ın Taliban’a eşit mesafeden yaklaşan rakip aktörler olduğunu göstermektedir. Diğer bir ifadeyle Taliban’la yürütülen müzakereler açısından bakıldığında, Türkiye ve Pakistan birbirlerinin tamamlayıcı unsuru olarak görülürken; İran, Taliban’la yürüttüğü diplomasi bağlamında bu sorunu Afgan hükümeti ile çözmeye çalışan bir aktör olarak ortaya çıkmaktadır.

Bölgesel dengeler açısından bakıldığında Pakistan, uzun yıllardır Körfez Ülkeleriyle özellikle de savunma alanında yakın işbirliği yapan ve ekonomik anlamda büyük kazançlar elde eden müttefik bir ülke olagelmiştir. Zira Birleşik Arap Emirlikleri’nin Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid el-Nehyan da İmran Han’ın Türkiye ziyaretinden hemen sonra, 6 Ocak 2019 tarihinde, Pakistan’a resmi bir ziyaret gerçekleştirerek İslamabad yönetimine petrol ithalatı konusunda 3 milyar dolarlık yardımda bulunma sözü vermiştir. Benzer bir biçimde Suudi Arabistan da önümüzdeki süreçte Pakistan’da 10 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıklamıştır.[3] Ayrıca Suudi Prens Muhammed Bin Selman’ın önümüzdeki Şubat ayında İslamabad’ı ziyaret edeceği de iddia edilmiştir. Diğer taraftan İran, Pakistan’la ekonomik projeler geliştirme noktasında önemli ilerlemeler kaydetmiş ve taraflar geçtiğimiz Eylül ayında İran-Pakistan-Hindistan Doğalgaz Hattı Projesi’ne imza atmışlardır. Fakat Tahran’ın Pakistan’ın Körfez Ülkelerinden uzak durması için İslamabad’a sunabileceği yeterli siyasi ve ekonomik projesi ya da ortak bir vizyonu bulunmamaktadır. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in Ağustos 2018 tarihli Pakistan ziyaretinde Başbakan İmran Han, iyi niyet göstergesi olarak iki ülkenin tarihi, dini ve kültürel değerlerle birbirine bağlandığını söylemiş; ancak ilerleyen süreçte iki ülke arasında, bölge politikalarındaki ortak çıkarların hayata geçirilmesi noktasında işbirliği geliştirememiştir.

Öyle görünüyor ki uzun bir süredir Ortadoğu politikasında tarafsız bir dış politika yürütmeyi amaçlayan Pakistan, özellikle İmran Han yönetimi sonrası geleneksel çizgisinden biraz da olsa uzaklaşacağa benzemektedir. Uzmanlar, Körfez Ülkelerinin Pakistan’a yaptığı bu yardımların karşılıksız olmadığını düşünmektedir. Diğer taraftan İran’ın İmran Han iktidarının ilk aylarında Pakistan’la ilişkilerin geliştirilmesi yönündeki beklentileri boşa çıkmıştır. Bu konuda İran medyasında yer alan bir yazıda da “İmran Han’ın selefinin yolundan giderek Pakistan’ın yüzünü yine geleneksel partnerlerine (özellikle de Suudi Arabistan’a) döndüğüne” dikkat çekilmiştir.[4] Bu, aynı zamanda İran’ın Pakistan’la yakınlaşma ümidinin neredeyse kalmadığını gösteren önemli bir yorum olmuştur. Üstelik İmran Han’ın bölge siyasetinde Körfez Ülkelerine ağırlık vermesi, diğer taraftan Afganistan barış görüşmeleri ve Taliban’la müzakerelerde Türkiye, Afganistan ve Katar gibi aktörlere yönelmesi, İran’ın kriz diplomasisi ve çatışma çözümünde geri plana itilmesi anlamına gelmiştir.


[1] “İmran Han’ın İlk Yurt Dışı Ziyareti İran’a”, Mehr News, https://tr.mehrnews.com/news/1872055/%C4%B0mran-Han-%C4%B1n-ilk-yurt-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1-ziyareti-%C4%B0ran-a, (Erişim Tarihi: 14.01.2019).

[2] “PM Imran Khan to Head to Qatar on January 22”, Samaa, https://www.samaa.tv/news/2019/01/pm-imran-khan-to-head-to-qatar-on-january-22/, (Erişim Tarihi: 14.01.2019).

[3] “Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında 10 Milyar Dolarlık Yatırım Anlaşmaları”, Timetürk, https://www.timeturk.com/pakistan-ve-suudi-arabistan-arasinda-10-milyar-dolarlik-yatirim-anlasmalari/haber-1021728, (Erişim Tarihi: 14.01.2019).

[4] “Pakistan PM’s Saudi Affair Likely to Backfire”, Mehr News, https://en.mehrnews.com/news/139713/Pakistan-PM-s-Saudi-affair-likely-to-backfire, (Erişim Tarihi: 14.01.2019).

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Cenk TAMER
Cenk TAMER
ANKASAM Ortadoğu Uzmanı

BİZİ TAKİP EDİN

2,860BeğenenlerBeğen
168TakipçiTakip Et
1,981TakipçiTakip Et
229AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz