ANKASAM Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol 7 Haziran 2019 tarihinde Kanal B’de yayınlanan Güncel adlı programda dış politikada yaşanan güncel olayları değerlendirdi. Sözlerine Doğu Akdeniz’de cereyan etmekte olan sondaj gerilimine değinerek başlayan Başkan Erol, doğalgaz mevzuunun bölgenin değişen jeopolitiğinin yalnızca bir parçası olduğunu ve İsrail’in Türkiye’yi kuşatma planı çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulması gerektiğini ifade etmiştir. Günümüz itibariyle bölgede yeniden kurulmaya çalışılan güç dengesinde ABD ve İsrail’in başı çekmek gayretinde olduğunu belirten Erol, Doğu Akdeniz’in de bir parçası olduğu baskı politikalarının Türkiye’nin tercih yapmaya zorlanması yönünde okunması gerektiğini söylemiştir. Prof. Dr. Erol, Türkiye’nin S-400’ler bağlamındaki tutumunun ise çıkarlarını koruma noktasındaki kararlılığını vurgulamakta olduğunu ve Türkiye’nin Akdeniz’deki paylaşımın dışında kalmayacağını gösterdiğini söylemiştir.

S-400’ler ile birlikte Türk-Rus ittifakının denizler bağlamında Karadeniz’den Akdeniz’e taşınarak halihazırda Ortadoğu’da kurulmuş olan ittifakın daha da güçlenmiş olduğunu ifade eden ANKASAM Başkanı Erol, ABD’nin bölge üzerine tasarladığı planların da bu sebeple akamete uğradığını söylemiştir. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın sözlerine de değinen Prof. Dr. Erol, S-400’lerin devlet erkanınca uygulanan baskı politikaları karşısında bir caydırıcılık unsuru olarak görüldüğünü vurgulamıştır. Erol, Rusların Karadeniz’in güvenliğinin Akdeniz’den geçtiğinin bilincinde olduğunu, Akdeniz’in kontrolden çıkması dahilinde Rusların Ortadoğu’daki varlığını devam ettirebilmesinin mümkün olmadığını belirterek Türkiye’nin S-400’ler üzerinden elinin güçlendirilmesinin önemini vurgulamıştır.

Yunan Savunma Bakanı’nın bölgenin hava savunma konseptinin değiştiğine dair açıklamalarına yönelik olarak ise Başkan Erol, bahsi geçen konseptin bizzat Yunanistan tarafınca değiştirildiğini belirterek Türkiye-Yunanistan arasında yaşanan S-300 krizine atıfta bulunmuştur. Gelişmeler ışığında ön plana çıkan aktörün Rusya olduğunu zira NATO içinde yaşanan ayrılıkların Rusya’nın pragmatik politika anlayışı bağlamında okunması gerektiğini ifade eden Başkan Erol, Türkiye’nin ise bu pragmatizmden istifade etme arayışı içinde olduğunu söylemiştir.

F-35 gerilimine ilişkin olarak Prof. Dr. Erol, ABD’nin kendi eliyle Türkiye’yi S-400 eksenine ittiğini ancak böylece ABD’nin elinde kalan son kozunu da tüketerek önümüzdeki süreçte dolar bazında ekonomi eksenli yıldırma politikası izleyeceğini vurgulamıştır. Son kısımda Suriye’ye değinen Başkan Erol, bölgenin geleceğinin Rusya, Türkiye ve İran üçlüsünün inisiyatifine bağlı olduğunun günümüz itibariyle anlaşılmış olduğunun altını çizmiştir. ANKASAM Başkanı Erol, tarihsel olarak ABD’nin rakip devletler çevresinde güç mücadelesi yürütebilen bir ülke pozisyonunda iken bugün itibariyle Venezuela’da yaşananlara bakıldığında bu mücadelenin kendi çevresine sıçramış olduğunun gözlemlenebileceğini de sözlerine eklemiştir.

ÖNE ÇIKANLAR

BİZİ TAKİP EDİN

2,982BeğenenlerBeğen
223TakipçiTakip Et
2,380TakipçiTakip Et
268AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz