ANKASAM Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol 3 Mayıs 2019 tarihinde KANAL B’de katıldığı Güncel programında dış politikada yaşanan son gelişmeleri değerlendirerek önemli açıklamalarda bulunmuştur. Programın ilk bölümünde Amerika- Türkiye ilişkileri merkezinde gündemi değerlendiren Erol, Batılı liderlerin özellikle son bir haftadır Ankara’yı ikna etmek için daha sık Türkiye’ye geldiklerini belirterek, Suriye’deki ortak tehditlere karşı ortak işbirliği arayışında olduklarını ifade etmiştir. Bilhassa ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin açıklamalarında Türkiye’nin sorunlarının meşru bir zemine oturtulmaya çalışıldığını ve PYD-YPG noktasında Türkiye’yi anlamaya dönük bir politikaya dönülmeye başlandığını belirten Prof. Dr. Seyfettin Erol, bu durumda Suriye krizinin çözümü sırasında yeni işbirlikleri oluşturulmaya başlandığını söylemiştir.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın temmuz ayında muhtemelen S-400 sevkiyatı gerçekleşmeden önce Türkiye’ye gelmesinin beklendiğini açıklayan Erol, bunun sevkiyatı etkileme olasılığının belirsizliğini koruduğunu ve sonucunda bir Amerikan krizinin olabileceğini de ifade etmiştir. S-400 olayının Amerika’nın Suriye’deki varlığı, planları ve bu planların Türkiye’yi tehdit etmesinin sonucunda ortaya çıktığını açıklayan Erol, Türk – Amerikan ilişkilerinin bu hususlar nedeniyle sekteye uğrayabileceğini belirtmiştir. Ancak Türkiye’nin özellikle ortak tehdit algısı ve çıkarlara yönelik işbirliklerine açık olduğunu ve bu noktada Washington yönetiminin işbirliğine açık olması halinde ikili ilişkilerde yeni bir dönemin de başlayabileceğini açıklayan Erol, Amerika’nın alacağı pozisyonun ilişkileri belirleyeceğini ifade etmiştir.

Programın ikinci bölümünde özellikle NATO – Türkiye ilişkilerini ele alan Prof. Dr. Seyfettin Erol, Türkiye’nin NATO için vazgeçilemez olduğunu ve özellikle güvenlik bağlamında önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek, Türkiyesiz bir NATO’nun ciddi bir güç kaybına uğrayacağını ifade etmiştir. Türkiye’nin Doğu Akdeniz sorunu ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin NATO’ya kabulü hususlarında baskı altına alınmaya çalışıldığını açıklayan Erol, bunların hepsinin Amerika’nın Türkiye’yi kendi çizgisine çektirmek için yapıldığını belirtmiştir.

İran konusuna da değinen ANKASAM Başkanı Erol, Amerika’nın İran Devrim Muhafızlarını terör örgütü listesine alması ve ekonomik baskıyı arttırmasıyla İran’da iç savaşın çıkarılmaya çalışıldığını belirterek, düşük bir savaş olasılığının da olduğu açıklamalarına eklemiştir. Programın bir diğer konu başlığı olarak ortak tehditler üzerinden güvenlik arayışlarının olmaya başladığını ve Astana Üçlüsü ’nün de buna örnek olduğunu dile getiren Erol, Türkiye’nin bölgede en tecrübeli ülke olarak Türkmenistan, Özbekistan, Pakistan ve son dönemlerde Azerbaycan ile yaptığı işbirliklerinde bu tecrübelerini paylaştığını açıklamıştır.

Programın son kısmında Venezuela’da yaşanan olaylara değinen Prof. Dr. Seyfettin Erol özellikle ülkemizde gerçekleşen 15 Temmuz darbe girişimiyle benzer yönlerin de olduğunu söyleyerek, Amerika’nın oradaki çıkarlarından vazgeçmeyeceğini ve bunu olası işgal girişiminin provası olarak da okumak gerektiğini açıklamıştır. Venezuela’nın geçmişten itibaren Amerika’nın arka bahçesi olarak görüldüğünü belirten Erol, Amerika’nın burada bir nevi güç gösteresi yapması bölgedeki meşruiyetini tekrar göstermesi için de gerekli olduğunu ifade etmiştir. Bunun yakın çevreler savaşı olduğunu ve Amerika’nın Küba Krizi sonrasında ilk kez kendi bölgesinde imtiyazını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Washington’ın aslında bunu kabullenemediğini ve yüksek olasılıkla bir müdahalede de bulunacağını belirtmiştir.

ÖNE ÇIKANLAR

BİZİ TAKİP EDİN

3,029BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,717TakipçiTakip Et
279AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz