ANKASAM Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Pakistan-Hindistan krizine ilişkin olarak, bu krizin şeklen 1947’de bağımsızlığını kazanan iki ülkenin Keşmir üzerindeki hakimiyeti olduğunu belirtti ancak bugün bu durumun iki devlet arasında var olan kriz ve çatışma durumunu çoktan aşmış bir vaziyette olduğunun altını çizdi. “Her ikisi de nükleer silaha sahip ve her ikisi de bu silahları kullanmaktan çekinmeyeceklerini çok net bir şekilde ifade ediyorlar ve bunu da 1999’da çok net bir şekilde tüm bölgeye ve tüm dünyaya hissettirdiler.” dedi. ABD’nin 11 Eylül sonrası uygulamaya koyduğu tek kutuplu bir dünya arayışı sonucunda kendisine Avrasya’da meydan okuyabilecek ülkelere, başta Çin, Rusya ve Hindistan olmak üzere, çevreleme politikası uyguladığının altını çizen Erol, ABD’nin 11 Eylül sonrası Pakistan’ı kaybettiğini, bugün Pakistan’ın Çin’e daha yakın bir çizgide olduğunu ve oluşan bu ittifakların bölgede ABD’ye yaşam hakkı tanımadığını sözlerine ekledi. Şu an Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir üzerinden başlayan bir sürecin olduğunu ancak yarın bir gün Afganistan merkezli olarak Orta Asya devletleri ile, Beluç meselesi dolayısı ile Pakistan ve İran arasında yine Peştun meselesi dolayısı ile Pakistan ve Afganistan meselesine dönüşebileceğini kaydeden Erol, “Bölgedeki bütün fay hatları şu an harekete geçirilmiş vaziyette” dedi.

Keşmir sorununun Birleşmiş Milletler kurulduğundan bu yana önüne gelen iki temel sorundan biri olduğunu söyleyen Erol, BM’nin plebisit noktasında karar almasına rağmen Hindistan’ın bölgedeki demografik yapı sebebiyle bundan kaçındığının altını çizdi ve Keşmir sorununun terör olaylarıyla sulandırıldığını ve böylelikle Hindistan’ın Keşmir konusundaki kazanımını elinde tutmaya çalıştığını söyledi.

Keşmir sorununun Kıbrıs sorunu ve Filistin-İsrail krizi ile benzediğini belirten Erol, “Bu tür krizlerin içerisinde üçüncü aktörler var olduğu ve kendi çıkarları adına sürece müdahil oldukları sürece bu tür sorunlar bitmez.” dedi.

Trump’ın “DEAŞ’taki toprakların yüzde yüzünü aldık” açıklamasına ilişkin olarak, ABD’nin bölgede kendi varlığı ve bir BOP lejyoner devleti kurma projesini meşrulaştırmak istediğini söyledi. Erol, Türkiye’nin bölgede provokatif bir devlet olmamak için her türlü çözüme açık olduğunu belirttiğini ve amacının savaş çıkarmak değil meseleyi çözmek olduğunu sözlerine ekledi.

ÖNE ÇIKANLAR

BİZİ TAKİP EDİN

3,016BeğenenlerBeğen
232TakipçiTakip Et
2,555TakipçiTakip Et
267AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz