ANKASAM Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim sonuçları gelirken yaptığı ilk açıklamanın terörle mücadele olmasına ilişkin olarak “Terör saldırısını sadece elinde kalaşnikof olanlarla nitelendirmek doğru olmaz. Sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiği husus ağırlıklı olarak Türkiye’nin güneyindeki terör koridorudur ki terör meselesinin büyük ölçüde özdeşleştiği yerden bahsediyoruz ve aslında mesele de Türkiye’nin buradaki Büyük Ortadoğu Projesi’ne ya da Büyük Ortadoğu üzerinden Büyük İsrail Projesi’ne geçit vermemesiyle ilgili. Nasıl İsrail Devleti Osmanlı tasfiye edilmeden kurulamadıysa Büyük İsrail Projesi’ni de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni tasfiye etmeden gerçekleştiremeyeceklerini biliyorlar. Bundan dolayı gerek sayın cumhurbaşkanının gerekse sayın Bahçeli’nin verdiği beka mesajları bu açıdan önemli.” dedi. Erol, Türkiye’nin en büyük terör hadisesiyle 15 Temmuz’da karşı karşıya kaldığını ve o tarihten bu yana Batı’nın çok farklı bir şekilde ilgi alanında olduğunu ayrıca NATO ve Batı açısından riskli ülke konumunda olduğunu belirtti. Erol, El-Cezire cephesinde yapılacak olan bir operasyonun Batılı emperyalist güçlere ve İsrail’e verilecek olan en büyük cevap olduğunu ve beka sözcüğünün aslında Türkiye ile özdeşleşmiş Türk-İslam dünyasının geleceği mevzusu olduğunu sözlerine ekledi.

Erol programın devamında, Venezuela Dışişleri Bakanının Türkiye ziyareti ve açıklamalarda bulundu. Erol, açıklamalarında şu an çok net bir antiemperyalist ortak bir duruşun ve yeni bir ittifaklaşmanın var olduğunun, Venezuela’nın bugün emperyalizmin hedefi halinde olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin söylemde ve eylemde mevcut pozisyonunu koruduğunu söyleyen Erol, Türkiye Cumhuriyeti’nin haktan ve doğrudan yana bir pozisyon aldığını da sözlerine ekledi ve Venezuela için “Bolivar ve Mustafa Kemal ruhunun özdeşleştiği bir adres” tanımını yaptı.

Başkan Erol, Türkiye’nin F-35 ve Patriot değil de S-400 noktasında ısrarlı olduğu konusunda: “S-400 bir savunma silahıdır, saldırı silahı değil. Türkiye birilerini tehdit etmiyor. Türkiye birilerinin tehdidine karşı caydırıcı bir pozisyon yakalamaya çalışıyor, caydırıcılığını artırmak istiyor. Türkiye S-400 üzerinden aslında şu mesajı veriyor: “Benim tehdidimin yönü, kaynağı değişmiştir.’ ve Türkiye büyük ölçüde Amerika, NATO tehdidi altındadır.” açıklamalarında bulundu. Erol, S-400’lerin Türkiye’nin keyfi bir tercihi değil, bir zaruriyeti, mecburiyeti olduğunun altını çizdi.

ÖNE ÇIKANLAR

BİZİ TAKİP EDİN

3,024BeğenenlerBeğen
235TakipçiTakip Et
2,731TakipçiTakip Et
278AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz