Prof. Dr. Giray Saynur Derman Suriye konusuna değinerek, “Türkiye ve Rusya’nın arabuluculuğu ve yapılan anayasa çalışmaları ile Suriye biz çözüm sürecine girdi. Astana Süreci ve Soçi Zirvesi ile gelişen süreç ve sık sık yapılan ziyaretler süreci hızlandırdı. Rusya’nın Suriye konusuna bu kadar önem vermesinin nedeni burada bulunan üsleridir. Doğu Akdeniz’de bulunan doğal kaynaklara yaklaşımı da burada önem teşkil ediyor, temkinli davranmasına yol açıyor. Rusya açısından bakılacak olursa temel noktaları hem kuzeyden Karadeniz’i hem de güneyden Doğu Akdeniz’i kontrol altına almak şeklinde yorumlanabilir.” dedi.
Türkiye’nin Patriot’ları kullanamamasından dolayı savunma bakımından zor duruma düştüğünü ve Rusya’yla S-400 konusunda anlaşma noktaya geldiğimizi belirten Derman, “NATO ve Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) doğrudan uyarılara maruz kaldık. Fakat S-400’ler alınacaktır. Geri dönüşün söz konusu olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlamak için bir savunma sistemine ihtiyacı var.” dedi. Rusya tarafından gündeme getirilen Adana Mutabakatının, Türkiye’nin terör ve sınır güvenliği konusunda çekinceleri olduğunu bilmekteyiz mesajını verdiğini belirten Derman, “Bir güvenli bölge oluşturma fikri vardı, bu güvenli bölgenin Türkiye tarafından kontrol edilmesi istemi mevcuttu. Yerle hükümet Beşer Esad ile devam etmek istemiyor, fakat Rusya buna çok önem veriyor. Anlaşmazlık konusu da burada başlıyor. Anlaşmazlık yaşadığımız bir diğer konu, Türkiye ve Rusya’nın terör örgütlerine bakış konusudur.” olarak ifade etti.
Suriye’nin geleceği konusunda henüz bir netlik olmadığını belirten Derman, Rusya, İran ve Türkiye’nin bu konuda kararlı olduğunu ifade etti. ABD başta olmak üzere diğer ülkelerin buna karşı çıktığını dile getiren Derman, “Türkiye 2.Dünya Savaşı’ndan sonra Batı kanadında yer aldığını zaten belirtti. Fakat bu diğer ülkeler ile ticari, askeri ekonomik ilişkilerimizi geliştirmeyeceğiz anlamına gelmiyor.” olarak değerlendirdi.
Venezuela konusuna da değinen Derman, “ABD yapılan seçimlerin anti-demokratik olduğunu öne sürüyor. Buraya kendileri bir Devlet Başkanı atadılar. Birçok ülke ABD’nin tutumunu destekliyor. Rusya, Küba, Bolivya, Çin ve Türkiye Maduro Hükümeti’ni desteklediğini açıkladı. Halk zor durumda, temel gıda maddelerine dahi ulaşamıyorlar ve bu da göçü getiriyor. Gelecek dönemde Maduro’nun bu duruma ne kadar dayanacağı belirsizliğini koruyor.” dedi.
Türkiye-Yunanistan ilişkileri için “Türkiye, Yunanistan’la ilişkilerini iyi sürdürmeli. Alexis Çipras’ın Türkiye ziyaretinin temelini TürkAkım Projesi oluşturuyor. Proje Yunanistan’ı da içeriyor. Çipras’ın Purin ile bu konuda görüşmeleri oldu. Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin, Türkiye’nin görüşünün burada çok önemli olduğunu, bu yüzden Yunanistan’ın Türkiye ile görüşmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Çipras Türkiye’ye geldi. Görüşmede konuşulan diğer önemli bir konu Kıbrıs ve kaynakların kullanımı meselesi. Bu görüşmenin iyi bir gelişme olduğunu düşünüyorum, fakat devamının gelmesi lazım. Bunun için önce aramızdaki adalar, azınlıklar gibi uzun yıllardan beri devam eden sorunların bir an önce çözüme kavuşturulması gerekir. Söylemler olumluydu, fakat lafta kalmaması gerekir.” dedi.