ANKASAM Avrasya Danışmanı Prof. Dr. Giray Saynur Derman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin görüşmesini hatırlatarak görüşmede Suriye noktasındaki gelişmelerin ele alındığını dile getirdi. Terör örgütü PKK meselesinin en başından beri Rusya ve Türkiye açısından farklı şekilde ele alındığını belirten Derman, Rusya’nın yaşanan sorunları Ankara ve Şam rejiminin diyaloğuyla çözüleceği açıklamasını hatırlatarak Adana Mutabakatı’nın işaret edildiğini söyledi. Derman, bu mutabakatın gündeme gelmesindeki temel nedenin Rusya’nın Türkiye’ye hala tam anlamıyla güvenememe ihtimali olabileceğinin altını çizerek Suriye’deki iç karışıklıktan sonra Adana Mutabakatı’nın ciddi bir etkisi olmayacağını ifade etti.

İsrail’in Golan Tepeleri’ne yaptığı saldırıya dikkat çeken Derman, buna Rusya ve İran’ın önemli bir karşılık verdiğini hatırlattı ve İsrail ve Rusya arasında Suriye söz konusu olduğunda ilişkilerin kırılgan hale geldiğini söyledi. Derman, Ortadoğu denilince İsrail’in güvenliğinin ön plana çıktığını ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) de buna özen gösterdiğini ifade ederek “Rusya’nın İsrail’le ilişkilerini dengeli tutması demek bir nevi ABD ile ilişkilerini dengede tutması demek.” dedi. Derman ayrıca İsrail’le ilişkilerinin bozulmasının Türkiye-Rusya ilişkilerini yakınlaştıracağı için Ankara için olumlu olacağını söyledi.

Adana Mutabakatı’nın tarihsel arka planına değinen Derman, PKK’nın terörist elebaşı Abdullah Öcalan gözetiminde en fazla faaliyetlerine giriştiği yılların 1980 ve 1990’lar olduğunu dile getirerek 1998 yılında Adana Mutabakatı’nın imzalandığını belirtti. Derman, imzalanan bu mutabakatla iki ülke arasındaki ilişkilerin güvencesi temin edildiğine dikkat çekerek “Öncelikle terör örgütü PKK’nın bütün faaliyetlerinin propagandasının yasaklanması, buna destek verilmemesi ve PKK’nın listesindekilerin deşifre edilmesi yönünde bir anlaşma yapıldı. Ancak 2011’de Arap baharı ile oluşan devrimler sonrasında oradaki yerel hükümetin bir yetkisi kalmadığı için Adana Mutabakatı da gündemden düştü.” dedi.

Son olarak Venezuela’da yaşanan olaylarla ilgili de açıklamalarda bulunan Derman, Hugo Chavez’in sosyalist olduğunu kaydederek yerine geçen Nicolas Maduro’nun Chavez’in çizgisinden devam ettiğini dile getirdi. Derman, Juan Guaido’nun Venezuela anayasasındaki 233. madde gereğince Maduro’nun devrilmesi gerektiğini söyleyerek kendisini devlet başkanı ilan ettiğini hatırlattı ve buna karşılık Rusya, Türkiye ve Çin’in Maduro’ya destek verdiğini dile getirdi. ABD’nin seçim yapılıp Guaido’nun başa gelmesini istediğini ifade eden Derman, “Venezuela’da ciddi bir kriz var. Maduro, Chavez’e göre tepki çeken bir lider ama bu durumun nereye kadar gideceği belirsiz. Sömürgecilik yeniden gündeme geliyor. Petrolünüz de olsa, güçlü de olsanız bunu kullanamıyorsunuz.” diye konuştu.

ÖNE ÇIKANLAR

BİZİ TAKİP EDİN

3,026BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,717TakipçiTakip Et
278AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz