ANKASAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın 19 Aralık’taki açıklamasının ardından geri adım niteliğinde birtakım gelişmeler yaşandığını hatırlatarak ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’la gerilen ilişkilere değindi. Erol, “Yani Trump’la başlayan o yumuşama sürecinin yerini tekrar sert bir noktaya doğru sevk etmekle zannedildi ki Türkiye bu anlamda hem Trump’ı rahatlatacak hem de Suriye’den çekilme sürecinde Türkiye’yi de ikna etmek suretiyle bir anlamda kazanımlar elde edecekler. Ama Bolton Ankara’da tek kelimeyle soğuk bir duş aldı ve tam anlamıyla burada eli boş bir şekilde şu an ABD’ye döndü.” sözleriyle Washington’un vekil güçlerle tam manasıyla işbirliği içerisinde olabilecek bir Türkiye arzuladığını ifade etti.

Buna karşılık Türkiye tarafından “Ben güneyimde terör koridoru istemiyorum bu anlamda eğer siz yanlış ortaklarla bu noktada kararlılığınızı devam ettirmek istiyorsanız buyurun devam edin ama biz burada böyle bir ortaklığın içinde olmayacağız.” mesajının verildiğini dile getiren Erol, Bolton hadisesinin ABD’nin dış politikada bağımsız olmadığını gösterdiğini söyledi. Türkiye’nin ortaya koyacağı kararlılığın burada oldukça belirleyici olacağını öngören Erol, Münbiç’in hiçbir şekilde Fırat’ın doğusu bağlamında bir pazarlığın unsuru olmadığını ifade etti.

Erol, ABD’nin Suriye’den çekilme kararı sonrası terör örgütü PYD/YPG/PKK’ya vermiş olduğu silahların durumuyla ilgili açıklamalarda bulunarak ABD tarafından yapılan açıklamaların hiçbir şekilde Türkiye’nin önünde caydıramayacağını belirtti ve Türkiye’nin her halükârda hem kendisi hem de bölgedeki müttefiki konumunda bulunan Rusya ve İran’la birlikte bunları yok edebileceğini çok net bir şekilde ortaya koymaya devam edeceğini kaydetti. Türkiye’nin buradaki emperyal güçlerin ya da Büyük İsrail Projesi gibi projelerin tamamen tasfiye edilmesine yönelik kararlı adımların atması gerektiğini vurgulayan Erol, “ABD’ye ‘Eğer biz terör örgütü DEAŞ’la burada mücadelemizi devam ettireceksek ve DEAŞ’la bir mücadelemiz söz konusu olacaksa önce aradaki diğer terör örgütünün ortadan kaldırılması lazım. Bu terör örgütüyle bizim başka bir terör örgütünü tasfiye etmeye yönelik sizin birtakım telkinlerinizin artık karşılığının olmadığını anlamanız gerekir.’ diye bu tezini ısrarla devam ettirmesi gerekir.” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin terör örgütü FETÖ elebaşı ve örgüt mensuplarının iadesi noktasında da kararlı olduğuna dikkat çeken Erol, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ni (BOP) gerçekleştirmeye yönelik olarak her türlü enstrümanı kullandığını Türkiye’nin de bildiğini belirtti. Erol, Türkiye’nin özellikle ABD’nin Suriye ve Irak’ta ciddi anlamda akamete uğratacak politikasını Astana Süreci ile devam ettirdiğini ve Washington’un da bu bağlamda Türkiye’yi ikna etmeye yönelik birtakım havuç politikaları devamlı şekilde Ankara’nın önüne getirdiğini kaydetti. Ayrıca ABD’nin çekilmesinin bölge politikalarından tamamen vazgeçtiği anlamına gelmediğinin altını çizen Erol, “Her ne kadar İsrail böyle bir endişe yaşıyor olsa da ABD bu anlamda mevcut politikasının ya da BOP’un başarısızlığını ilan etmediği sürece burada Türkiye açısından tehdit devam ediyor olacaktır ve nitekim İsrail’in şu anki beklentilerine bakıldığında bu noktada ısrarının devam ettiğini görüyoruz. İsrail’in bölgedeki varlığı, projeleri hem Ankara-Washington ilişkilerini hem de ABD’nin kendi siyasetini başlı başına belirleyici olmaya devam ediyor. Önümüzdeki süreçte bu durum, ABD içerisinde de ciddi kırılmalara yol açacaktır.” diye konuştu.

 

ÖNE ÇIKANLAR

BİZİ TAKİP EDİN

3,027BeğenenlerBeğen
230TakipçiTakip Et
2,718TakipçiTakip Et
278AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz