ANKASAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Suriye’nin kuzeyi noktasında Türkiye’nin elinde şu an iki öneri olduğunu kaydederek bunlardan birinin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump tarafından dile getirilen “güvenli bölge” olduğunu söyledi. Diğer bir önerinin ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görüşmesinden çıkan Adana Mutabakatı çerçevesinde gündeme gelen bir çözüm arayışı olduğunu kaydederek “Her ikisinde de Türkiye’nin yaklaşımı ilk etapta olumlu oldu. Bunun anlamı Türkiye her iki tarafla da mevcut ilişkilerini devam ettirmek ve Suriye’nin kuzeyi bağlamında yeni bir krizin daha da derinleşmesinin önüne geçmek istiyor.” diyerek Türkiye’nin şu an bölgeye yönelik başlatmayı düşündüğü operasyonları da bu bağlamda askıya aldığını belirtti. Erol, güvenli bölge meselesinin Türkiye’nin en başından beri belirttiği kırmızı çizgiyle örtüşmediğini söyleyerek Türkiye’nin ortaya koyduğu planlamanın orta ve uzun vadeye yönelik bir takım tehdit algılarını ve bu anlamda kendi bekası dahil olmak üzere çıkarlarını tehdit eden bölgesel oluşumlar üzerine olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle ABD’nin 33. km’den itibaren inşa etmeye çalıştığı husus, Türkiye açısından kabul edilebilir değil.” dedi.

Rusya açısından bakıldığında Adana Mutabakatı’nın hayata geçirildiği varsayıldığında ilk olarak Türkiye’nin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile yeni bir döneme başlayacağını ve bu durumun da Türkiye-ABD iliklerinde derin bir kopmaya yol açacağına dikkat çeken Erol, “Ayrıca mutabakat hayat geçirildiğinde uygulanacağı nokta ABD’nin kontrolünde gözüken Suriye toprağıdır. Burada Türkiye, Adana Mutabakatı’nı uygularsa ABD ile karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz. Dolayısıyla Rusya’nın önerdiği Adana Mutabakatı Türkiye-ABD ilişkilerinde çatışmayı ve derin bir krizi ön görüyor.” sözlerini kaydetti. Bu bağlamda Erol, ne güvenli bölge ne de Adana Mutabakatı’nın Türkiye’nin arzu ettiği çözüm noktasında kabul edilemeyeceğinin altını çizerek şu an sadece diplomatik çözüm önerilerinin dinlendiğini belirtti.

Venezuela meselesiyle ilgili tartışmalara da değinen Erol, durumu “Uzaktaki bir yakın çevre krizi.” şeklinde tanımlayarak Türkiye’nin de ABD yakın çevresindeki bu krizin ortağı durumunda olduğunu dile getirdi. Ayrıca Venezuela ve ABD arasındaki krizin iki ülke arasında seyreden konumdan çoktan çıktığını vurgulayan Erol, “Bugün Venezuela Soğuk Savaş sonrası dönemin yeni Küba’sıdır ve buraya en fazla sahip çıkan ülkelerin başında da Rusya, Çin ve İran gelmektedir.” açıklamasında bulundu.

Erol, ABD Suriye’de varlığını sürdürdüğü müddetçe Adana Mutabakatı’nın pratikte bir karşılığı olmadığını ifade ederek güvenli bölge noktasında da aynı durum söz konusu olduğunu söyledi. Bugün Türkiye açısından ne güvenli bölge önerisinin ne de Adana Mutabakatı’nın Türkiye’nin tam anlamıyla hem güneyindeki terör koridoru hem de yeni Ortadoğu oluşumundaki hedefleriyle birebir örtüşmediğini kaydeden Erol, “Bu neden söz konusu öneriler dışında farklı alternatifler gündeme gelmelidir.” diye konuştu.

ÖNE ÇIKANLAR

BİZİ TAKİP EDİN

3,006BeğenenlerBeğen
227TakipçiTakip Et
2,461TakipçiTakip Et
267AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz