ANKASAM Stratejik Araştırmalar Merkezi Avrasya Masası Başkanı Dr. Dinmuhammed Ametbek, 3 Temmuuz 2019 tarihinde Kanal B Güncel programında dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Dr. Ametbek değerlendirmelerine Rus denizaltısında çıkan yangın ile başlayarak, “Yangının nedeninin araştırılmasının sürdüğünü ve Rusya Deniz Kuvvetleri’ne ait araştırma denizaltısı olduğunu biliyoruz. Ayrıca mürettebatın önemli kişilerden oluştuğu sıradan bir denizatlı olmadığını da görüyoruz.” diyerek konunun ehemmiyetine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Çin ziyaretini değerlendiren Dr. Dinmuhammed Ametbek, “Soğuk savaş sonrası Çin’in yükselmesiyle birlikte, ekonomik açıdan Japonya, Hindistan gibi ülkelerin de daha etkin politika izlemesiyle beraber dünyanın ekonomik ve politik merkezi Kuzey Atlantik’ten Doğu Pasifik’e kaymıştır. Uluslararası ilişkilerde hegemonik savaşlar teorileri vardır bu perspektiften bakıldığında yükselen güç ile inişte olan gücün eninde sonunda savaşacaktır. Burada Çin’in yükselen güç ABD’nin de inişte olan güç olduğunu vurgulamak gerekir. Dahası yükselen güç, yükselirken barışçıl politikalar izler, inişte olan yükselen gücü bir an önce savaşa provoke etmek ister, çünkü ancak bu aşamada inişte olan güç kolayca rakibini yenebilir.” ifadelerini kullanarak küresel dengeleri tanımladı. Bu iki ülke arasındaki olası çatışma ihtimalinin denizlerde olacağını belirten Ametbek, “Dikkat edildiği takdirde ABD’nin müttefiklerinin Asya’nın kuzeydoğusundan başlayarak güney ve güneybatıya kadar ilerlediğini ve Hindistan’a kadar etki sahası oluşturmaya çalıştığını görmek mümkündür. Bu durum gelecekte Çin’in ekonomik ve siyasal yükselişini devam ettirmesi için Ortadoğu’nun enerji kaynaklarına ihtiyacı olduğuna diğer taraftan da Avrupa ve Ortadoğu’nun pazarlarına da gereksinim duyacağına işarettir.” dedi. Türkiye’nin de yükselen güç olduğunu belirten Ametbek, bu iki ülkenin ortak hareket etmesi ve iş birliği içinde olmasının önemli olduğunun altını çizdi.

Çin’in 2013 yılında başlattığı “Kuşak-Yol” girişimi hakkında konuşan Ametbek, “Bu proje Çin’in Avrupa’ya ve Ortadoğu’ya açılma girişimidir. Üç ana yoldan oluşan projenin ilkinin Rusya topraklarından, ikincisinin Orta Asya topraklarından, üçüncüsünün ise İran üzerinden geçmekte buna karşılık Türkiye’nin de doğuya açılma projesi olan “Ortak Koridor”la örtüşmektedir. Bu durum her iki tarafın da Avrasya da ki güven, barış ve istikrar için ortak çalışabileceğinin göstergesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

G20 Zirvesi hakkında da açıklamalar yapan Ametbek, “Bu zirveyi Trump’ın zirvesi olarak tanımlamanın uygun olduğunu söyleyerek, bulunan tarafların hep Amerika ile anlaşmazlıkları olduğunu vurguladı. Zirvede Trump’ın öncekilerle kıyaslandığında daha yumuşak bir dil kullandığını belirten Ametbek, “Trump’ın bu zirvede kendisinin önemli biri olduğunu göstermeye çalıştığını ve bunu başardığını görmekteyiz. Japonya’dan sonra Kuzey Kore’ye gitmesi bu bağlamda düşünüldüğünde mühimdir. Bu adım ABD içerisindeki seçmenler açısından Trump’a artı puan kazandırmıştır.” diyerek Türkiye-ABD ilişkilerini şu şekilde değerlendirip sözlerini noktaladı: “iki ülke ilişkileri sıkıntılı süreçlerden geçse de, görüşmelerin gergin geçeceği beklenirken Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşme sonrası yaptığı açıklama krizin aşıldığı yönünde bir mesaj vermişti. Bu durum politik yaklaşım Trump’ın 2020 başkanlık seçimleri için bir hazırlık aşaması olarak görülmektedir.”

ÖNE ÇIKANLAR

BİZİ TAKİP EDİN

3,007BeğenenlerBeğen
226TakipçiTakip Et
2,476TakipçiTakip Et
267AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz