ANKASAM ABD-Güvenlik Danışmanı Kadir Ertaç Çelik, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Suriye’den çekilme kararı ve akabinde Suriye Krizi çerçevesinde gündeme gelen “güvenli bölge” tartışmalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Uluslararası politikanın gündeminin yoğunluğuna paralel bir şekilde Ortadoğu jeopolitiğinin ve Türk dış politikasının da oldukça yoğun bir görünüm arz ettiğini belirten Çelik, ABD’nin Suriye’den askeri ve politik anlamda tamamen çekilmesinin hem söz konusu devletin çıkarları hem de bölgesel ve uluslararası konjonktürden dolayı gerçekçi durmadığına dikkatleri çekti.

Çelik, Anavatan dışında ilk askeri müdahalesinin 1801 yılında Berberi Savaşları’nda söz konusu olduğunu ve ABD’nin bu tarihten günümüze müdahalede bulunduğu hiçbir ülkeden özellikle politik anlamda çekilmediğinin altını çizerek “Asker sayısında ve kapasitesindeki bir azalma çekilme olarak algılanmamalıdır. Başat aktör ve Batı’nın jandarması rolünü üstlenen ABD’nin siyasi etkisi ve vekil aktörler aracılığıyla bölgedeki varlığı devam edecektir. Ancak gerek iç politika dinamikleri gerekse ABD Başkanı Donald Trump’ın vaatleri arasında olan anavatan dışındaki askerlerin ülkeye geri çekilmesi, söz konusu ülkenin sahayı terk edeceğinden ziyade paramiliter gruplar, terör örgütleri, özel güvenlik firmaları ve müttefik devletleri kullanmak suretiyle maliyetleri azaltma yoluna gideceği şeklinde ele alınabilir.” şeklinde konuştu.

Ayrıca ABD’nin bu stratejisiyle Türkiye-Rusya-İran ekseninin tutkalı olmaktan çıkaracağını ve karşısındaki blokun iç rekabet ve anlaşmazlıklardan ötürü dağılmasının amaçladığı bir durumun da düşünülebileceğini kaydeden Çelik, aynı durumun “güvenli bölge” tartışması için de geçerli olduğunu ifade etti. Çelik, ABD Başkanı’nın ortaya attığı ve daha çok terör gruplarını koruma altına almak ve orta-uzun vadede garnizon devlet kurmak amacıyla geliştirilen yaklaşım çerçevesinde Türkiye’nin tezleri ile ABD’nin aynı noktada bulunmadığını söyleyerek “Dahası söz konusu alanın güvenli bölge mi tampon bölge mi yoksa tarafsız bölge mi olacağına dair de bir karmaşa söz konusudur. Bunlara ek olarak tesis edilmesi halinde söz konusu bölgede hangi hukuk kurallarının geçerli olacağı, yetki ve sorumluluğun kime ait olacağı gibi hayati meseleler de belirgin değildir. Dolayısıyla hayata geçirilmesi çok mümkün olmamakla birlikte ‘güvenli bölge’; Amerikan çıkarlarına hizmet eden, terörist yapıları himaye eden ve Türkiye’yi de aldatmak suretiyle karşı bloktan kopararak etkisizleştirmeyi amaçlayan bir hamle olarak görülmelidir.” açıklamasında bulundu.

ÖNE ÇIKANLAR

BİZİ TAKİP EDİN

3,026BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,718TakipçiTakip Et
278AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz