Gürcistan’daki Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin Güney Kafkasya Ülkeleri Bağlamında Olası Yansımaları

Paylaş

Güney Kafkasya’nın önde gelen üç devletinden biri olan Gürcistan’da gerçekleşen son Cumhurbaşkanlığı Seçimleri, hem ülke tarihinde ilk defa bir kadın diplomatın seçimleri kazanması hem de halk oylamasıyla yapılan son seçimler olması nedeniyle ön plana çıkmıştır. Seçimlerden sonra ülkenin iç ve dış politikasında ne tür değişimler yaşanacağı sorusu en fazla tartışılan konulardan biri haline gelmiştir. Bu nedenle meselenin analiz edilmesi için öncelikle bu seçimlere giden sürecin ve mevcut siyasi ortamın ele alınması gerekmektedir.

1. Seçim Sürecinin Arka Planı

Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinden bahsetmeden önce; Güney Kafkasya’da 2018 yılının bahar aylarından itibaren birtakım ayaklanmalar yaşandığını ve Ermenistan’da “Kadife Devrim” adını alan siyasi olayların etkisiyle iktidar değişikliğine gidildiğini belirtmekte fayda vardır. Bunu takiben Mayıs ayında komşu ülke Gürcistan’da Zaza Saralidze’nin önderliğinde protestolar düzenlenmeye başlanmıştır. Bu protestoların başlama nedeni ise Aralık 2017 tarihinde gerçekleşen kavgaya neden olan iki gencin mahkûm edilmemesidir. Bu olay adalet sorununu gündeme getirdiğinden ülkede Gürcistan Başsavcısı Irakli Shotadze ve Adalet Bakanı’nın istifasını talep eden gösteriler patlak vermiştir. Haziran ayında onlarca insanın sokaklara çıkmasına kadar varan bu protestolarla asıl verilmek istenen mesaj, halkın bu sistemi artık istemediği olmuştur. Ancak her ne kadar bu iki devlette yaşanan ayaklanmalar benzer şekilde sisteme karşı gerçekleştirilse de Gürcistan’daki olaylar, Ermenistan’da olduğu gibi iktidar değişikliğiyle sonuçlanmamış ve Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin Ekim 2018 tarihinde yapılması kararlaştırılmıştır. Bu seçimlerin yeni hukuki ve siyasi değişimlerin yaşanacağı bir ortamda gerçekleştirilmesi planlanmıştır.

2. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Cumhurbaşkanı adayları, partilerin kendi üyeleri arasından seçilmiştir. Burada önemli olan nokta, Gürcistan’daki mevcut partilerin halihazırda kendi aralarında bölünmüş olmasıdır. Partilerden bazıları Avrupa-Amerika yanlısıyken bazıları da Rusya ile ilişkilerin geliştirilmesinden yanadır. Bu partilerin siyasi tutumlarının belirlenmesinde 2016 yılında gerçekleştirilen Parlamento Seçimlerinin büyük rolü vardır. Bu bağlamda, birçok partinin seçimler konusunda farklı tezleri savunduğu bir ortamda Cumhurbaşkanlığı Seçimleriyle yakından ilgisi olan üç esas partiden bahsedilmesi gerekmektedir. Bu partilerden ilki, Birleşik Ulusal Hareket Partisi (UNM), ikincisi Avrupalı Gürcistan Partisi (EG) ve üçüncüsü Gürcistan Hayali Partisi’dir (GD).

  • Birleşik Ulusal Hareket (United National Movement): 2001 yılında kurulan Birleşik Ulusal Hareketi’nin başlıca hedefleri; hükümette ve ekonomik alanda reformlar yapılması, Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile yakın ilişkiler kurulması, Abhazya ve Güney Osetya üzerinde kontrolün sağlanmasıdır.[1] 11 muhalif parti tarafından desteklenen bu hareketin 28 Ekim 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Seçimlerindeki vizyonu ise şu şekilde belirlenmiştir: “Sistemin değiştirilmesi ve oligarşik kurallara son verilmesi.” Bu hareketin 2015 yılından itibaren onursal başkanı olarak bilinen Mihail Saakaşvili, 29 Nisan 2018 tarihinde hareketin Cumhurbaşkanlığı Seçimlerindeki hedefleriyle ilgili şöyle bir açıklamada bulunmuştur:[2] “Bizim kapımız herkese açıktır. Biz kişisel çıkarlarımızı değil devlet çıkarlarını düşünüyoruz. Bu nedenle seçimlerde birliğimizi göstermek için Avrupalı Gürcistan Partisi’ni de bizimle birleşmeye davet ediyoruz.” Bundan kısa bir süre sonra Avrupalı Gürcistan Partisi’nden bu teklife şöyle bir yanıt gelmiştir: “Partimizin seçimler için kendine özgü vizyon ve hedefleri mevcuttur. Bu nedenle ileri sürülen bu teklif bizim için çelişkilidir.” Durum böyle olunca, Birleşik Ulusal Hareket diğer muhalif partilerle birlikte seçimler için eski Dışişleri Bakanı Grigol Vashadze’nin adaylığını ileri sürmüştür. Her ne kadar iktidar partisinin, birinci turda seçimleri kazandığı iddia edilse de Merkezi Seçim Komisyonu’nun yaptığı açıklamayla birlikte Birleşik Ulusal Hareketi’nin adayı olan Vashadze, 28 Ekim tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde %37,74 oranında oy alarak seçimlerin ikinci turuna kalan iki adaydan biri olmuştur.[3]
  • Avrupalı Gürcistan (European Georgia): Davit Bakradze’nin aday olduğu parti, Ocak 2017 tarihinde kurulmuştur. Partinin vaatleri arasında, emeklilik maaşlarının arttırılması, emeklilik reformlarının yapılması ve iktidarın barış yoluyla değiştirilmesi vardır. Bakradze, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin ilk turunda %10,97 oranında oy alarak ikinci tura kalamamıştır.
  • Gürcistan Hayali Partisi (Georgian Dream Party): 2012 yılındaki genel seçimleri kazanan Gürcistan Hayali Partisi, 2018 yılında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Salome Zourabichvili tarafından temsil edilmiştir. Gürcistan tarihinde ilk defa bir kadın diplomat Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterilmiştir. Fransa doğumlu olan Gürcü kökenli Zourabichvili, deneyimli bir siyasetçidir. Ailesi 1921 yılında Sovyetlerin Gürcistan’ı ilhak etmesinin ardından Fransa’ya taşınmıştır. Fransa’da kendi kariyerine başlayan Zourabichvili, 2003 yılında Büyükelçi olarak Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e gönderilse de daha sonra görevinden istifa etmiştir. Zourabichvili 2004 yılında Gürcistan’ın eski Cumhurbaşkanı Saakashvili tarafından Gürcistan vatandaşlığına alınmasının ardından Dışişleri Bakanı görevine getirilmiş[4] ve 2005 yılından itibaren muhalif parti tarafına geçmiştir. 2018 yılındaki Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin en güçlü adayı olan Zourabichvili’nin seçimlerin ilk turu sırasında Gürcistan ile Rusya arasında 2008 yılında gerçekleşen savaşa vurgu yapması ve aynı zamanda Gürcü dilinde kendini doğru şekilde ifade edememesi ona karşı sert eleştirilerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bununla birlikte, Zourabichvili’nin “Güçlü olmak için birlikte ayakta durmalıyız ve birlik olmalıyız” sloganıyla benimsediği vizyon, seçimlerde ikinci tura kalmasında çok etkili olmuştur. Seçimlerin ilk turunda %38.64 oranın oy toplamayı başaran Zourabichvili, 28 Kasım 2018 tarihinde gerçekleştirilen ikinci turda %59.52 oy oranıyla ülkenin ilk kadın Cumhurbaşkanı olmuştur.

Şüphesiz, ülkenin iç politikasında bu denli bir değişim yoluna gidilmesi bazı soruları da beraberinde getirmektedir: Bu seçimle birlikte bölgesel anlamda, özellikle Azerbaycan ve Ermenistan açısından ikili ilişkilerde ne gibi değişiklikler yaşanabilir? 2012 yılındaki seçimlerden sonra ikili ilişkilerde yaşanan değişiklikler Gürcistan’ı hangi boyutta etkilemiştir ve bundan kaynaklı yeni dönemde konjonktürel anlamda Gürcistan-Azerbaycan ve Gürcistan-Ermenistan ilişkilerinde ne gibi değişiklikler yaşanabilir? Bu soruların cevaplanması içinse ikili ilişkilerin ele alınması gerekmektedir.

3. Gürcistan-Azerbaycan ve Gürcistan-Ermenistan İlişkileri Bağlamında Ortaya Çıkabilecek Olasılıklar

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasının ardından ortaya çıkan süreç, Azerbaycan için enerji stratejisinin gelişimi ve toprak bütünlüğünün sağlanması bakımından önem arz ederken, Ermenistan için ekonomik açıdan ayakta kalma dönemi olarak değerlendirilmiştir. Gürcistan’da bu dönemin dört aşaması olduğu söylenebilir.

  • 1991-2003 yıllarını kapsayan ilk aşama, uluslararası arenada imajını yükseltme ve ekonomik gelişme dönemidir.
  • İkinci aşama, kırılma noktasının yaşanmaya başladığı 2003 yılından sonraki “Avrupa’ya yönelme” dönemini ifade etmektedir.
  • Üçüncü aşama, 2008 Güney Osetya Savaşı’ndan sonra Rusya baskısından kurtulmak için çaba sarf edildiği dönemdir.
  • Dördüncü aşama ise 2012 Parlamento Seçimlerinden sonra tekrar eskiye yönelik bir stratejinin benimsendiği dönemdir.

Bu bağlamda, bölgesel açıdan ikili ilişkiler ele alınacak olursa, Gürcistan ile Azerbaycan arasında diplomatik ilişkiler 1992 yılında tesis edilmiştir. İki ülke birbirinin bağımsızlıklarını tanıdıktan sonra ikili ilişkiler daha çok ekonomik işbirliğine dönüşmüş ve özellikle 1994 yılında Asrın Anlaşması’nın imzalanmasından sonra Gürcistan, Azerbaycan tarafından ileri sürülen enerji projelerinde yer alarak hem enerjiye duyduğu ihtiyacı karşılamaya çalışmış hem de bu projeleri dünya pazarına açılma stratejisi olarak değerlendirmiştir. Ekonomik bağımlılık anlamına gelen bu durum zaman zaman Gürcistan tarafı için bir dezavantaj olarak görülmüştür. Çünkü Gürcistan bu projelerle birlikte Güney Kafkasya’daki bir diğer ülkeye bağımlı duruma düşmüştür ve bu durumdan kaynaklanan iç kaygılar iki ülke arasındaki ilişkileri 2012 yılından itibaren etkilemeye başlamıştır.

Bu durumun bir başka nedeniyse 2012 yılında gerçekleştirilen Parlamento Seçimleridir. Söz konusu seçimlerde Birleşik Ulusal Hareket oy kaybetmiş ve Gürcistan Hayali Partisi parlamentodaki 150 koltuktan 85’ini kazanarak iktidara gelmeyi başarmıştır. Seçim sonrası dönemden itibaren ikili ilişkilerde neredeyse bir kriz ortamı hâkim olmuştur. Yeni Başbakan Bidzina İvanişvili’nin, özellikle Gürcistan demiryolu ağının Abhaz bölgesinin yeniden faaliyete açılması yönünde açıklamalar yapması ve Rusya ile ilişkilerin geliştirilmesi yönünde olumlu sinyaller vermesi, Azerbaycan tarafından iki devlet arasında mevcut olan stratejik ittifaka yönelik bir tehdit olarak algılanmıştır. Tüm bunlara rağmen ikili ilişkilerin zarar görmemesi için yeni projeler geliştirilmeye çalışılmış ve Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan arasında 2014 yılından itibaren üçlü mekanizmayı esas alan görüşler düzenlenmiştir. Bu görüşlerin esas odak noktası Güney Kafkasya’nın taşıdığı önem ve dünyaya açılım politikası olduğundan, ayrıca bu politikanın geliştirilmesi için bir bölge devletine daha ihtiyaç duyulduğundan işbirliği yapılabilecek en makul seçenek olarak Gürcistan görülmüştür. Çünkü Ermenistan, Azerbaycan’la süregelen siyasi sorunları nedeniyle Azerbaycan için iyi bir alternatif olamazdı.

2012 yılından itibaren Gürcistan ile Azerbaycan arasında zaman zaman sorunlar çıksa da taraflar ikili ilişkilerde yeni formüller üretmeyi başarmış ve söz konusu bağlar stratejik işbirliği düzeyine kadar çıkmıştır. Ancak bu süreçte dikkat edilmesi gereken en önemli husus Gürcistan’ın diğer Güney Kafkasya devleti olan Ermenistan’la ilişkilerini bir adım öteye taşımak istemesidir. Aslında bu iki devlet birbiri için birçok açıdan önem arz etmektedir. Çünkü Gürcistan, Ermenistan’ın dünyaya açılmasını sağlayan iki esas yoldan biridir ve Ermenistan, Gürcistan için İran’a açılan bir köprü konumundadır. Üç Güney Kafkasya ülkesi açısından ele alındığında Azerbaycan, Gürcistan için stratejik mahiyete sahip bir ülkedir. Benzer şekilde Gürcistan da Ermenistan için Avrupa-Atlantik düzenine açılan bir kapı olarak görülmektedir. Dolayısıyla Gürcistan ile ilişkilerin geliştirilmesi Ermenistan açısından da çok büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda, yukarıda da vurgulandığı üzere 2012 yılından sonra Başbakan Bidzina İvanishvili’nin Ermenistan için hayati önem arz eden Rusya-Gürcistan demiryolu hattının restorasyonu ile ilgili vaatlerde bulunması, Gürcistan-Ermenistan ilişkilerinin idealleştirilmesi yönünde atılan bir adım olarak nitelendirilmiştir. Yeni dönemde de iki devlet arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve hatta Gürcistan’ın bölgede ekonomik bağımlılıktan kurtulması için Ermenistan ile ekonomik alandaki işbirliğini güçlendirmesi ihtimaller dahilindedir.

Netice itibariyle söylenebilir ki; Gürcistan’daki son Cumhurbaşkanlığı Seçimleri her ne kadar eski dönemin özellikle de 2012 sonrası sürecin bir devamı gibi algılansa da esasında söz konusu seçimler ülkede esaslı değişikliklerin yaşanacağının habercisi olmuştur. En büyük değişim de parlamenter sisteme geçilmesi olmuştur. Bölgesel siyasetinde ise büyük kırılmaların yaşanacağından söz etmek için henüz erkendir. Yine de önümüzdeki süreçte, özellikle Güney Kafkasya ülkeleriyle ilişkiler bağlamında yeni gelişmelerin yaşanacağı öngörülebilir. Çünkü Gürcistan, 2012 yılından itibaren bölgesel bağımlılıktan kurtulmak için alternatif yollar aramaktadır. Bu bağlamda Gürcistan, bir taraftan Azerbaycan’la var olan ekonomik-stratejik ilişkilerini devam ettirirken diğer taraftan Ermenistan’la bağlarını daha da güçlendirerek bölgesel anlamda dengeyi koruma stratejisini benimseyebilir. Buradan da anlaşılacağı üzere Gürcistan’ın yeni iktidarının bölgesel hedefi daha çok Ermenistan’la ilişkilerin geliştirilmesi olacaktır.

[1] “The United National Movement (UNM; ENM)”, Ref World, https://www.refworld.org/docid/557eafb94.html, (Erişim Tarihi: 02.12.2018).

[2] “UNM, Seven Opposition Parties Agree to Join Forces for Presidential Polls”, Civil, https://civil.ge/archives/240389, (Erişim Tarihi: 02.12.2018).

[3] “Georgia-Presidential Election: First-Round Results and Expectations for the Second Round”, Presidential Power, http://presidential-power.com/?p=8861, (Erişim Tarihi: 02.12.2018).

[4] “Georgia Elects Salome Zurabishvili as First Woman President”, BBC, https://www.bbc.com/news/world-europe-46376344, (Erişim Tarihi: 02.12.2018).

Dr. Nazrin ALIZADA
Dr. Nazrin ALIZADA
1992 yılında Azerbaycan’da dünyaya gelen Dr. Nazrin Alizada, 2013 senesinde Bakü Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. 2015 yılında Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi Türk Dünyası İşletme Fakültesi Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Anabilim Dalı’nda savunduğu yüksek lisans teziyle alan uzmanı unvanını kullanmaya hak kazanmıştır. 2021 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda sunduğu tezle doktorasını tamamlayan Alizada, iyi derecede İngilizce ve orta derecede Rusça ve Farsça bilmektedir.

Benzer İçerikler