“BM Düzeni”nin Sonu!

Paylaş

Siz buna ABD hegemonyasının ve onun tüm dünyaya dayatmaya çalıştığı “küreselleşmenin sonu” ya da “ulus-devletlerin dönüşü” de diyebilirsiniz. Sonuçta hepsi aynı kapıya çıkıyor: Bir dönem geç de olsa kapanıyor, hem de onun temel kurucu unsurlarından-güçlerinden biri olan ABD’nin kendi elleriyle.

Başkan Trump’ın BM 73. Genel Kurul Toplantısı’na geç gelişini bu noktada sembolik bir gösterge olarak kabul edebilirsiniz. Her ne kadar bu husus ilk bakışta birçoğunuza zorlama bir yorum gibi gelse de son dönem ABD-BM ilişkilerine ve özellikle de Trump’ın BM’ye yönelik yaklaşımlarına, söylemlerine baktığınızda bana hak vereceksinizdir. En azından ABD’nin BM’ye saygı duymadığını ve BM üzerinden tüm uluslara bunu gösterdiğini Trump ile gördük.

Görünen o ki, ABD artık BM’ye ihtiyaç duymuyor. Bir diğer ifadeyle ABD açısından da BM’nin raf ömrü doldu. Peki, bu bir son dakika gelişmesi mi? Elbette hayır! Bu bir süreç ve artık burada son aşamaya gelinmiş görünüyor. Esas olan burada ABD’nin bu karar noktasına gelmesiydi. Şimdi o da oldu.

Birçoğumuzun malumu olduğu üzere, düne kadar ABD’nin BM’ye yönelik temel sıkıntısı mali boyutlarıyla ön plana çıkarken, buna süreç içerisinde siyasi boyut da eklendi. Özellikle son dönemde Kudüs kararıyla birlikte ABD açısından BM bumerang etkisi oluşturan bir örgüte dönüşmüş vaziyette.

Dolayısıyla BM teşkilatı, gelinen aşamada bırakın ABD’nin siyaseten istediği kararları aldığı bir örgüt olmayı, artık dünya toplumları nezdinde köşeye sıkıştırıldığı ve karizmasının ciddi bir şekilde darbe alındığı bir yapıya dönüşmüş vaziyette.

Fakat ABD açısından sorunun sadece bu ikisi olmadığı, buna çok daha etkili bir nedenin eklendiği son dönemde netlik kazanmış durumda. Bu faktör, BM’nin her şeye rağmen dünya çapında bir kaosun çıkmasını önlediği “engelleyici rol”den başka bir şey değil. Bu bağlamda BM, en azından başta ABD olmak üzere, bazı küresel-bölgesel güçlerin saldırgan girişimlerini kör-topal olsa da “frenleyici bir rol” oynayabiliyordu; şu çok beğenmediğimiz “veto mekanizması” üzerinden…

“Küresel Beşli Çete” olarak da adlandırabileceğimiz BM Güvenlik Konseyi 5 Daimi Üye arasındaki çıkar çatışmalarının artık ayyuka çıkmasıyla beraber, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan düzenin en azından ABD açısından daha fazla sürdürülemeyeceği anlaşılmış durumda.

Bu yapı içerisinde düne kadar Rusya-Çin ikilisinin ABD karşıtı tutumuna Avrupa Birliği (daha doğrusu Almanya) adına Fransa’nın da dahil olacağının görülmesiyle birlikte, ABD neredeyse bu beşli içerisinde yalnız kalmış bir aktöre dönüşmüş durumda. ABD açısından İngiltere’nin de açıkçası çok güvenilir bir aktör olmaktan çıkması, burada önemli bir husus olarak kendisini gösteriyor.

Daha da ötesi, “BM Düzeni”nin lağvedilmesi düşüncesi ABD’nin çok daha tehlikeli bir projesi/planı hayata geçirmeye çalıştığını akıllara getiriyor. Bu noktada BM düzeninin yıkılmasıyla birlikte ABD’nin dünyadaki kaosun daha da derinleşmesi ve genişlemesini arzu ettiğini iddia edebiliriz.

Bu bağlamda BM’nin aşamalı bir şekilde etkisizleştirilmesi, (olmayan) itibarının bitirilmesi ve onun lağvedilmesi, 11 Eylül’den bu yana uygulamaya koyduğu “kaos düzeni”nin bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Zira savaş isteyen bir devlet, onun önünde engel olarak gördüğü bir yapının daha fazla devam etmesini istemez.

BM’nin gelinen aşama itibarıyla ABD’nin Soğuk Savaş sonrası hedeflerine yöntem ve araçlar itibarıyla uygun düşmemesi, ABD açısından bu örgütü aynen NATO, Avrupa Birliği gibi lağvedilmesi gereken “Soğuk Savaş artığı örgütler” listesine dahil edilmesinin çok derin ve anlamlı nedenleri var.

Sonuç olarak, bir kez daha ifade etmek gerekirse; ABD açısından da BM’nin raf ömrü doldu, BM artık uzatmaları oynuyor. Süreç yeni bir Cemiyet-i Akvam’a (Milletler Cemiyeti’ne) ve dolayısıyla da kaçınılmaz olarak insanlığın son savaşı olabilecek bir dünya harbine gebe. Ve tüm bu gelişmeler, Trump’ın uzunca bir süredir “Tanrı’yı kıyamete sürükleme” çabasının bir parçası. Bilmem anlatabildim mi?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
1969 Dörtyol-Hatay doğumlu olan Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 1993 yılında mezun oldu. BÜ’de 1995 yılında Yüksek Lisans çalışmasını tamamlayan Erol, aynı yıl BÜ’de doktora programına kabul edildi. Ankara Üniversitesi’nde doktorasını 2005’de tamamlayan Erol, 2009 yılında “Uluslararası İlişkiler” alanında doçent ve 2014 yılında da Profesörlük unvanlarını aldı. 2000-2006 tarihleri arasında Avrasya Stratejik Araştırmaları Merkezi (ASAM)’nde görev yapan Erol, ASAM’ın Genel Koordinatörlük görevini de bir dönemliğine yürütmüştür. 2009 yılında Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün (SDE) Kurucu Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu. Uluslararası Strateji ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi (USGAM)’nin de kurucu başkanı olan Prof. Erol, Yeni Türkiye Stratejik Araştırmalar Merkezi (YTSAM) Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Başkanlığını da yürütmektedir. Prof. Erol, Gazi Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (GAZİSAM) Müdürlüğü görevinde de bulunmuştur. 2007 yılında Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı (TÜRKSAV) “Türk Dünyası Hizmet Ödülü”nü alan Prof. Erol, akademik anlamdaki çalışmaları ve medyadaki faaliyetlerinden dolayı çok sayıda ödüle layık görülmüştür. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir: 2013 yılında Çağdaş Demokratlar Birliği Derneği tarafından “Yılın Yazılı Medya Ödülü”, 2015 yılında “APM 10. Yıl Hizmet Ödülü”, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından “2015 Yılın Basın-Fikir Ödülü”, Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri “2016 Gönül Elçileri Medya Onur Ödülü”, Yörük Türkmen Federasyonları tarafından verilen “2016 Türkiye Onur Ödülü”. Prof. Erol’un 15 kitap çalışması bulunmaktadır. Bunlardan bazılarının isimleri şu şekildedir: “Hayalden Gerçeğe Türk Birleşik Devletleri”, “Türkiye-AB İlişkileri: Dış Politika ve İç Yapı Sorunsalları”, “Avrasya’da Yeni Büyük Oyun”, “Türk Dış Politikasında Strateji Arayışları”, “Türk Dış Politikasında Güvenlik Arayışları”, “Türkiye Cumhuriyeti-Rusya Federasyonu İlişkileri”, “Sıcak Barışın Soğuk Örgütü Yeni NATO”, “Dış Politika Analizinde Teorik Yaklaşımlar: Türk Dış Politikası Örneği”, “Krizler ve Kriz Yönetimi: Aktörler ve Örnek Olaylar”, “Kazakistan” ve “Uluslararası İlişkilerde Güncel Sorunlar”. 2002’den bu yana TRT Türkiye’nin sesi ve TRT Radyo 1 (Ankara Radyosu) “Avrasya Gündemi”, “Stratejik Bakış”, “Küresel Bakış”, “Analiz”, “Dosya”, “Haber Masası”, “Gündemin Öteki Yüzü” gibi radyo programlarını gerçekleştirmiş olan Prof. Erol, TRT INT televizyonunda 2004-2007 yılları arasında “Arayış”, 2007-2010 yılları arasında Kanal A televizyonunda “Sınır Ötesi” ve 2020-2021’de de BBN TÜRK televizyonunda “Dış Politika Gündemi” programlarını yapmıştır. 2012-2018 yılları arasında Millî Gazete’de “Arayış” adlı köşesinde dış politika yazıları yayımlanan Prof. Erol’un ulusal-uluslararası medyada çok sayıda televizyon, radyo, gazete, haber siteleri ve dergide uzmanlığı dahilinde görüşlerine de başvurulmaktadır. 2006-2018 yılları arasında Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ve Ankara Üniversitesi Latin Amerika Araştırmaları Merkezi’nde (LAMER) de dersler veren Prof. Erol, 2018’den bu yana Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak akademik kariyerini devam ettirmektedir. Prof. Erol, 2006 yılından itibaren Ufuk Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde de dersler vermiştir. Prof. Erol’un başlıca ilgi ve uzmanlık alanları ve bu kapsamda lisans, master ve doktora seviyesinde verdiği derslerin başlıcaları şu şekilde sıralanabilir: “Jeopolitik”, “Güvenlik”, “İstihbarat”, “Kriz Yönetimi”, “Uluslararası İlişkilerde Güncel Sorunlar”, “Türk Dış Politikası”, “Rus Dış Politikası”, “ABD Dış Politikası”, “Orta Asya ve Güney Asya”. Çok sayıda dergi ve gazetede yazıları-değerlendirmeleri yayımlanan Prof. Erol’un; “Avrasya Dosyası”, “Stratejik Analiz”, “Stratejik Düşünce”, “Gazi Bölgesel Çalışmalar”, “The Journal of SSPS”, “Karadeniz Araştırmaları gibi” akademik dergilerde editörlük faaliyetlerinde bulunan Prof. Erol, “Bölgesel Araştırmalar”, “Uluslararası Kriz ve Siyaset Araştırmaları”, “Gazi Akademik Bakış”, “Ege Üniversitesi Türk Dünyası İncelemeleri”, “Ankara Uluslararası Sosyal Bilimler”, “Demokrasi Platformu” dergilerinin editörlüklerini hali hazırda yürütmekte, editör kurullarında yer almaktadır. 2016’dan bu yana Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Kurucu Başkanı olarak çalışmalarını devam ettiren Prof. Erol, evli ve üç çocuk babasıdır.

Benzer İçerikler