Analiz

Avrupa Birliği-Güney Kore Dijital Ticaret Anlaşması

AB ve Güney Kore, dijital ticaretin geleceğini şekillendiren bir anlaşmaya imza atmıştır.
ABD ve Çin, dijital ekonomi ve teknoloji konusunda küresel ölçekte iki baskın aktör konumundadır.
AB, büyük teknoloji şirketlerini sıkı kurallara tabi tutarak kendi dijital ekosistemini güçlendirmeye yönelmiştir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Avrupa Birliği (AB) ile Güney Kore arasında 10 Mart 2025 tarihinde imzalanan Dijital Ticaret Anlaşması, küresel dijital ekonominin gelişimi açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Bu anlaşma, iki taraf arasında dijital ticaretin önündeki engelleri kaldırmayı, veri akışını kolaylaştırmayı ve tüketici korumasını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Küresel ticaretin dijitalleşmesi, ülkeler arasındaki ekonomik ilişkileri dönüştürmekte ve yeni düzenleyici çerçeveler oluşturulmasını gerektirmektedir. Bu analizde anlaşmanın arka planı, temel unsurları, ekonomik etkileri, küresel örnek teşkil etme potansiyeli ve olası zorlukları ele alınacaktır.

1. Anlaşmanın Arka Planı ve Gelişimi

AB ile Güney Kore arasındaki ekonomik ilişkiler, 2011 yılında yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ile derinleşmiştir. STA, malların serbest dolaşımını sağlarken, dijital ticaretin kapsamlı bir düzenlemeye ihtiyaç duyduğu ortaya çıkmıştır. 2020’li yıllarda dijital ekonominin hızla büyümesi ve küresel pazarda rekabetin artması, taraflar arasındaki dijital işbirliğini zorunlu hale getirmiştir.

Kasım 2022 tarihinde imzalanan Dijital Ortaklık Mutabakatı, dijital alanlarda işbirliğini artırmayı amaçlamış ve dijital ticaret anlaşmasının temelini oluşturmuştur. Bu mutabakat kapsamında taraflar dijital altyapıların güçlendirilmesi, siber güvenlik önlemlerinin artırılması ve yapay zekâ gibi yeni nesil teknolojilerin ortak standartlara bağlanması konusunda işbirliğine gitmişlerdir. Anlaşmanın ortaya çıkış sürecinde küresel ticaretin artan dijitalleşme eğilimi ve teknolojiye dayalı ekonomik büyüme hedefleri belirleyici olmuştur.

2. Anlaşmanın Temel Unsurları

Anlaşma, sınır ötesi veri akışını kolaylaştırırken, kişisel verilerin korunmasına yönelik yüksek standartlar belirlemektedir. AB’nin Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) ilkeleri ile Güney Kore’nin Kişisel Bilgilerin Korunması Yasası (PIPA) arasında uyum sağlanması hedeflenmektedir. Taraflar, veri güvenliğini artıran ortak şifreleme yöntemleri ve siber güvenlik önlemlerini benimsemeyi kabul etmiştir. Ayrıca, yapay zekâ destekli veri analizlerinin etik çerçevede yürütülmesi için ortak bir denetim mekanizması kurulması planlanmaktadır.

Anlaşma, e-ticaret işlemlerinin kolaylaştırılması, dijital ürün ve hizmetlerin serbest dolaşımı ile ilgili düzenlemeleri içermektedir. Dijital ödeme sistemlerinin entegrasyonu, elektronik sözleşmelerin tanınması ve dijital gümrük işlemlerinin hızlandırılması, anlaşmanın odak noktaları arasındadır. AB ve Güney Kore, dijital pazar yerlerinin şeffaflığı ve rekabet kurallarına uygunluğu konusunda ortak standartlar belirlemeyi taahhüt etmiştir.

Dijital ticaretin gelişmesi, tüketici haklarının korunmasını da zorunlu hale getirmektedir. Anlaşma, çevrimiçi tüketicilerin haklarının güçlendirilmesi, dolandırıcılık ve siber tehditlere karşı önlemlerin artırılması gibi düzenlemeleri içermektedir. Taraflar, çevrimiçi dolandırıcılıkla mücadele için ortak bir veri tabanı oluşturmayı ve sahtekârlık tespiti için yapay zekâ çözümlerinden faydalanmayı kararlaştırmıştır.

3. Ekonomik ve Ticari Etkileri

Bu anlaşma, dijital hizmetler sektöründe faaliyet gösteren işletmelere yeni fırsatlar sunarak AB ve Güney Kore arasındaki ticaret hacmini artıracaktır. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) dijital platformlar aracılığıyla uluslararası pazarlara erişimi kolaylaşacaktır. Ayrıca dijital hizmetlerde ortak regülasyonlar geliştirilmesi sayesinde firmalar arasında uyum sağlanarak işlemlerin hızlanması ve maliyetlerin azalması beklenmektedir. Dijital ticaretin büyümesi, geleneksel sektörler üzerinde de dönüştürücü bir etki yaratacaktır. Örneğin lojistik, finansal teknoloji (fintech) ve telekomünikasyon gibi sektörlerde yenilikçi hizmet modellerinin gelişmesi beklenmektedir.

Dijital ticaretin önündeki engellerin kaldırılması, yenilikçi teknoloji firmalarının iş yapma süreçlerini kolaylaştıracaktır. Yapay zekâ, blok zinciri ve büyük veri analitiği gibi yeni nesil teknolojilerin iş dünyasına entegrasyonu hız kazanacaktır. Ayrıca, dijital altyapı yatırımlarının artmasıyla 5G ve bulut bilişim gibi alanlarda işbirliklerinin genişlemesi beklenmektedir. Bunun yanı sıra dijital ödeme sistemleri ve merkeziyetsiz finans (DeFi) alanında yeni uygulamaların yaygınlaşması, finansal sistemlerde köklü değişimlere yol açabilir.

Bu anlaşma, taraflara küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayacaktır. Dijital hizmetlerin ihracatının artması, AB ve Güney Kore’nin ekonomik büyümesine katkıda bulunacaktır. Özellikle sınır ötesi veri akışlarının hızlanması, çok uluslu şirketlerin yeni pazarlara girişini kolaylaştıracaktır. Bununla birlikte bu anlaşmanın iki taraf için de uzun vadeli büyüme stratejilerine nasıl entegre edileceği, ekonomik etkilerin sürdürülebilirliği açısından kritik bir faktör olacaktır.

4. Küresel Dijital Ticaret için Örnek Teşkil Etmesi

AB, Singapur’la daha önce benzer bir dijital ticaret anlaşması imzalamış olup Güney Kore’yle yapılan bu yeni anlaşma, gelecekte diğer ülkelerle yapılacak dijital ticaret işbirlikleri için bir model oluşturabilir. Küresel çapta dijital ticaretin önemi arttıkça AB’nin bu alandaki öncülüğü, veri koruma, yapay zekâ etiği ve dijital hizmetlerin serbest dolaşımı gibi konularda küresel standartların şekillenmesine katkı sağlayacaktır.

Bu anlaşma, özellikle gelişmekte olan ülkeler için bir referans noktası olabilir. AB ve Güney Kore, anlaşmada yer alan veri güvenliği, sınır ötesi dijital hizmet akışı ve siber güvenlik gibi unsurların uluslararası normlara uygun şekilde düzenlenmesini sağlayarak küresel bir çerçeve oluşturabilir.

Dijital ekonomi günümüzde yalnızca ekonomik bir alan değil, aynı zamanda stratejik ve jeopolitik bir mücadele sahasıdır. AB ve Güney Kore’nin imzaladığı bu anlaşma, küresel dijital rekabeti etkileyebilecek önemli unsurlar içermektedir. AB, özellikle ABD merkezli teknoloji devlerinin (Google, Meta, Amazon gibi) Avrupa pazarındaki hâkimiyetini dengelemek amacıyla dijital egemenlik politikalarını güçlendirmeye çalışmaktadır. Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Piyasalar Yasası (DMA) gibi düzenlemelerle AB, büyük teknoloji şirketlerini sıkı kurallara tabi tutarak kendi dijital ekosistemini güçlendirmeye yönelmiştir. Güney Kore’yle yapılan bu anlaşma, AB’nin kendi dijital altyapısını geliştirme sürecini hızlandırarak alternatif işbirliklerini artırma potansiyeline sahiptir.

ABD ve Çin, dijital ekonomi ve teknoloji konusunda küresel ölçekte iki baskın aktör konumundadır. ABD’nin teknoloji devleri küresel pazarları domine ederken, Çin ise kendi dijital ekosistemini inşa etmiş ve Batılı platformlara karşı alternatif modeller geliştirmiştir (örneğin, WeChat, Alibaba ve TikTok).

AB ve Güney Kore arasındaki işbirliği, bu iki güç merkezi dışında alternatif bir dijital ticaret modeli oluşturabilir. Güney Kore’nin gelişmiş teknoloji altyapısı, 5G, yapay zekâ ve yarı iletken üretimi konusundaki yetkinliği, AB’nin dijital dönüşüm projeleriyle birleşerek küresel rekabette yeni bir kutup oluşturabilir.

AB, son yıllarda Hint-Pasifik stratejisine ağırlık vererek bölgedeki ekonomik ve ticari ilişkilerini güçlendirmeye çalışmaktadır. Güney Kore ile yapılan bu anlaşma, sadece iki taraf arasında değil, AB’nin genel olarak Asya-Pasifik bölgesindeki etkisini artırmasına da katkı sağlayacaktır. Özellikle Japonya, Tayvan, Singapur ve Avustralya gibi dijital ticarette aktif olan ülkelerin de benzer anlaşmalar yoluyla bu sürece dahil olması, Asya ve Avrupa’nın dijital altyapılarının daha entegre hale gelmesine yol açabilir. Böylece ABD ve Çin’in dışında dijital ticaretin düzenlenmesine katkı sunan yeni bir bölgesel ittifak ortaya çıkabilir.

Günümüzde veri güvenliği ve siber tehditler, devletler için ulusal güvenlik meselesi haline gelmiştir. AB ve Güney Kore arasındaki bu işbirliği, yalnızca ekonomik fayda sağlamakla kalmayıp tarafların siber güvenlik konusunda ortak önlemler almasını da teşvik edecektir.

Örneğin Çin’in Huawei gibi şirketler üzerinden küresel dijital altyapıya etkisi ve ABD’nin çeşitli teknoloji ihracat kontrolleri (özellikle çip teknolojilerinde) nedeniyle AB ve Güney Kore kendi teknolojik bağımsızlıklarını güçlendirme yoluna gidebilir. Bu durum, uzun vadede küresel tedarik zincirlerinde değişikliklere yol açabilir ve yeni ortak üretim modellerinin gelişmesine zemin hazırlayabilir.

Sonuç olarak AB-Güney Kore Dijital Ticaret Anlaşması, küresel dijital ticaretin gelişimi açısından önemli bir adımdır. Uzun vadede, bu anlaşmanın diğer ülkelerle yapılacak benzer işbirlikleri için örnek teşkil etmesi beklenmektedir. Tarafların dijital ticaret alanında sürdürülebilir bir işbirliği kurması hem ekonomik büyümeyi hem de teknolojik ilerlemeyi destekleyecek kritik bir adımdır.


Meryem HARAÇ
Meryem HARAÇ
Meryem Haraç, 2024 yılında Nevşehir Hacıbektaş Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Haraç’ın başlıca ilgili alanları Avrupa Birliği ve Kıbrıs Sorunu’dur. Haraç, iyi derecede İngilizce ve başlangıç düzeyinde İspanyolca bilmektedir.

Benzer İçerikler