ABD’ye Karşı İş Bölümü: Rusya Gazı Veriyor, İran Meydan Okuyor!

BOP’ta “Pandora’nın Kutusu” açıldı, hem de ne açılış! Bütün dengeler alt üst. Tüm kartlar yeniden karılıyor desek, herhalde abartmış olmayız. Bu gidişle diplomasi yerini başka bir araca bırakıp, uzun bir tatile çıkacak gibi. Nitekim Kremlin yönetimi ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın Rusya ziyareti öncesi Salı günü yaptığı açıklamada ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerin “Soğuk Savaş’ın bitiminden beri en zorlu döneminde olduğunu” net bir şekilde ifade etti.

Bu açıklamanın yapıldığı saatlerde Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve İranlı mevkidaşı Hüseyin Dehkan’ın ABD’nin Suriye’deki eylemlerinin Moskova ve Tahran’ın terörle mücadele alanındaki iradesini ve kararlılığını etkilemeyeceği yönündeki çıkışları da, Tillerson öncesi ABD’ye gönderilen “Selam olsun Bolu Beyi’ne”den farksızdı.

Burada göz ardı edilmemesi gereken bir husus daha var; o da söz konusu açıklamanın aynı zamanda çiçeği burnunda “Rusya-İran İttifakı”nın pratikte nasıl işleyebileceğiyle ilgili bir fikir vermesi. Dolayısıyla, burada öncelikle şu tespitin altının önemle çizilmesi gerekiyor: Moskova-Tahran hattı gerçekten çok hızlı çalışıyor ve aralarında çok iyi bir iş bölümü/rol dağılımı söz konusu. Misal mi?

İran “İhtiyar Kovboy”a Meydan Okuyor!

Daha önceki krizlerde Gorbaçov üzerinden Üçüncü Dünya Savaşı tehdidinde bulunan Rusya’nın yerini bu sefer İran almış görünüyor. Fakat İran’ın yöntemi Ruslarınkinden biraz daha farklı. Amiyane tabirle ısındıra ısındıra…

Şöyle ki… Rusya Federasyon Konseyi Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkanı Viktor Ozerov, Rusya’nın ABD ile Suriye’de askeri eylemlere girmeyi planlamadığını, Rus Hava Kuvvetleri’nin görevinin Suriye’de terörle mücadeleye destek vermek olduğunu söylerken; İran bir taraftan uyarıyor diğer taraftan da savaşa hazırız mesajını veriyor.

Bu kapsamda sahneye önce İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani çıkıyor ve ABD’nin Suriye’deki Şayrat Hava Üssü’ne düzenlediği füze saldırısını şiddetle kınadığını belirterek, bölge ve dünya için tehlikeli ve yıkıcı sonuçları olan bu tip politikalara karşı uluslararası toplumu tavır koymaya çağırıyor. Ardından da İran Savunma Bakanı Hüseyin Dehkan’ın Rus mevkidaşı Sergey Şoygu’yla yaptığı telefon görüşmesi medyaya servis ediliyor.

Söz konusu haberde ABD’nin Suriye’de Beşşar Esed rejimine ait havaalanını vurmasını değerlendiren İran Savunma Bakanı Dehkan: “Amerikalılar Suriye’ye tekrar saldırmaları durumunda bunu ağır ödeyecekler. Bilmelidirler ki, saldırıları cevapsız kalmayacaktır.” diyor. Yani, tam manasıyla bir hodri meydan durumu söz konusu. Hem de “İhtiyar Kovboy” Trump’a karşı.

Peki, ABD Başkanı Trump bunu önceki başkan Obama gibi görmezden gelip, sineye çeker mi? Pek olası değil. Aksi takdirde kendine biçilen rolün dışına çıkar ve şu ana kadarki bütün numaraları bir varmış bir yokmuş olur. O zaman? Bunun cevabı da birer ayrıntı gibi görünen Beyaz Saray açıklamalarında saklı…

ABD’den Yapılan Açıklamalar Gerçekte Ne Kadar Çelişkili?

Öncelikle şu tespiti yapmakta fayda var: Amerikalılar İran’ın tehdidinin içinin boş olmadığını, Rusların da hiç bir şekilde şaka yapmadığını, daha doğrusu şakadan hiç anlamadığını biliyorlar.  Dolayısıyla, halen şunun farkındalar: Suriye İran’ın kırmızı çizgisi ve bunun için savaşa girer. Daha net bir ifadeyle, Suriye’ye askeri bir müdahale İran açısından bir savaş nedeni. Aynı şekilde, İran’ın girdiği bir savaş da Rusya açısından Üçüncü Dünya Savaşı’nın başlaması ile eşdeğer. Yani İran savaşa girdiğinde Rusya bir kenarda oturup beklemeyecek…

Bu husus ABD açısından mevcudiyetini koruyan en güçlü caydırıcı durum. Fakat diğer taraftan da bir şekilde hegemon güç olarak caydırıcılığını ortaya koymak zorunda ve bu noktada da fazlasıyla kararlı. Peki, bu durumda ABD nasıl bir strateji izleyecek? Bunun için ABD cenahından yapılan birbiriyle çelişir gibi görünen, farklı açıklamalara biraz daha dikkatlice bakmak gerekiyor.

Örneğin, Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer “Esed iktidarda olduğu sürece barışın hâkim olduğu bir Suriye mümkün olamayacak” derken; Savunma Bakanı James Mattis, ABD’nin Suriye’yi füzelerle vurmasının askeri stratejide bir değişiklik anlamına gelmediğini söylüyor ve “Önceliğimiz DEAŞ’ı yenmek” diyor. (Bu arada Mattis’in “Suriye’nin bir daha kimyasal silah kullanmasının akılsızlık olacağını” söylerken, ABD’nin son Şam Büyükelçisi Ford’un da “Esed yeniden kimyasal silah kullanabilir” açıklamasını not edelim.)

Diğer taraftan, Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen isimlerinden Arizona Senatörü John McCain ise Esed’in savaş suçlusu olduğunu ve gitmesi gerektiğini söylüyor ve aynen şu ifadeyi kullanıyor: “ABD, dünyanın en güçlü ülkesidir. Hem DEAŞ’ı hem de Esed’i aynı anda halledebiliriz.” Tam manasıyla buyurun cenaze namazına durumu…

Aslında açıklamalara dikkatlice bakıldığında ABD açısından durumun çok net olduğu anlaşılıyor:

1) ABD; hedef Suriye değil, kimyasal silah kullanan ve sivilleri katleden terörist Esad diyor ve böylece İran ve Rusya’nın elini en azından uluslararası toplum nezdinde zayıflatmaya çalışıyor;

2) ABD bu açıklamalarıyla Suriye’de başlatacağı operasyonun bir ülke işgali değil, bir diktatörü, savaş suçlusunu devirmek olduğunu, buna karşı çıkanların da savaş suçlusu destekçisi olacaklarını ilan ediyor ve kendisine bir meşruiyet zemini oluşturuyor;

3) Suriye’ye yönelik operasyonun/askeri işgalin hedefinin aynı zamanda DEAŞ olduğunu, yani yine terörle mücadele olacağını açıkça belirtiyor.

Dolayısıyla burada ABD açısından çelişkili bir durum söz konusu değil. Kendi içinde bir mantık bütünlüğü olan açıklamalar serisi söz konusu ve hepsi tek bir kapıya çıkıyor: ABD eş zamanlı olarak hem Esad’ı hem de DEAŞ’ı vuracağını söylüyor ve bu Suriye’nin işgali anlamına gelmemeli diyor. Böylece İran ve Rusya’ya bir savaş fırsatı vermemeye çalışıyor.

Peki, durum gerçekten böyle mi? Ve ABD işin içine DEAŞ’ı katarak sadece bu işgali/müdahaleyi Suriye ile mi sınırlı tutacak? Elbette hayır! Bunun cevabı da yine yapılan açılamalardaki detaylarda saklı. Nasıl mı? Bir sonraki yazımızda inşallah…

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

BİZİ TAKİP EDİN

3,026BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,718TakipçiTakip Et
278AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz