ABD’nin İran’a Maksimum Baskı Politikası Nasıl Okunmalı?

24 Haziran 2019 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Trump, Oval Ofis’te düzenlediği basın toplantısında İran’a yönelik yeni yaptırımları açıklamıştır. Söz konusu yaptırım kararının 20 Haziran 2019 tarihinde ABD’ye ait insansız hava aracının (İHA) düşürülmesine karşı uygulanmakta olduğunu dile getiren Trump, “Pek çok isimle birlikte İran liderini de hedef alan çok güçlü yaptırımlar getiren Başkanlık kararnamesini imzalıyorum. Bugünkü adımımız, bir İHA’mızın düşürülmesi de dahil son haftalarda İran rejiminin saldırgan birçok davranışının sonucudur.” ifadesini kullanmıştır.[1] Söz konusu yaptırım kararına sert tepki gösteren İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’in yaptırım listesine alınmasını “ahmahça ve çirkin” bir hamle olarak eleştirmiştir.[2]

Trump’ın aldığı son yaptırım kararına karşı Beyaz Saray’a yakın bazı çevrelerden de eleştiriler gelmiştir. Yeni yaptırımların fazla etkili olmayacağını ve aksine gerginliği daha da artırabileceğini söyleyen Uluslararası Kriz Grubu Başkanı ve aynı zamanda ABD eski Başkanı Barack Obama’nın Ortadoğu Danışmanı Robert Malley, söz konusu kararı “kötü bir sembolik politika, her açıdan mantıksız veya işe yaramaz.” şeklinde değerlendirmiştir.[3]

Aslında Trump’ın İran’a karşı imzaladığı son kararname, Beyaz Saray’ın İran’a maksimum baskı politikasındaki bazı önemli hususları açığa çıkarmıştır. Çünkü bu karar, diplomasi kuralları açısından değerlendiridiğinde önümüzdeki süreçte ABD’nin İran’a yönelik nasıl bir strateji izleyeceğine dair bazı ipuçları vermektedir. Öncelikle Trump’ın imzaladığı kararnameyle İran Dini Lideri Hamaney’in yaptırım listesine alınmasının, diplomatik nezaket ve görgü kuralları açısından İran için oldukça aşağılayıcı bir durum olduğunun altını çizmek gerekir. Hamaney’in İran devlet yönetimindeki konumu dikkate alınırsa bu durum daha net anlaşılacaktır. Ayrıca ABD’li yetkililerinin, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’e de yaptırım uygulanabileceğini belirtmesi müzakere kapılarının kapatılması anlamına gelmektedir.

Peki Trump’ın İran’la müzakereye hazır olduğunu açıkladığı bir dönemde böylesi bir kararın alınması nasıl yorumlanabilir? Bu sorunun cevabı aynı zamanda Beyaz Saray’ın İran’a maksimum baskı politikası kapsamında geliştirdiği planların da ihtivasını ortaya koyacaktır. Bu sebeple, Trump’ın imzaladığı son yaptırım kararını, Malley’in belirttiği gibi “mantıksız veya işe yaramaz” olarak değerlendirmek yanlış olacaktır. Zira Trump’ın önce uzlaşma teklifinde bulunması ve ardından müzakere kapılarını kapatması, Beyaz Saray’ın İran’a karşı askeri müdahale planlarından vazgeçmediğinin bir göstergesidir.

Geçtiğimiz hafta, Trump’ın İran’a saldırı kararı aldığı ve son anda bu karardan vazgeçtiğine ilişkin iddialar basında sıkça yer almıştır. ABD-İran gerilimindeki son gelişmelere bakıldığında 13 Haziran 2019 tarihinde Umman Körfezi’nde iki petrol tankerinin saldırıya uğraması ve 20 Haziran 2019 tarihinde İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından ABD’ye ait keşif-casusluk hava aracının düşürülmesinin ardından tansiyon daha da yükselmiştir. Bir gün sonra ABD Başkanı Donald Trump İran’da 3 farklı yere saldırı düzenleneceğini, ancak 150 kişinin hayatını kaybedebileceği bilgisini alınca saldırıdan 10 dakika önce vazgeçtiğini açıklamıştır. Trump’ın açıklaması bazı analistler tarafından geri adım olarak nitelendirilmiştir. Ancak Trump, İran’a saldırının İHA’nın düşürülmesiyle orantılı olmayacağından dolayı kararından vazgeçtiğini söylemiştir.[4] Trump’ın yaptığı açıklamaya rağmen son dakikada saldırıdan vazgeçtiği iddiası kafalarda bazı soru işaretleri oluşturmuştur. Çünkü Yemen’de binlerce sivilin ölümüne yol açan iç savaşta Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyonu destekleyen ve ABD-Meksika sınırında göçmen akınına karşı sert önlemler alan Trump’ın 150 kişinin hayatını kaybedeceği gerekçesiyle İran’a saldırıdan vazgeçmiş olması pek inandırıcı değildir. Dolayısıyla durumla ilgili yorumlarda farklı ihtimaller değerlendirilmiştir.

Örneğin, 22 Haziran 2019 tarihinde Washington’dan Maryland’deki yazlığı Camp David’e giderken basın açıklaması yapan Trump, düşürülen İHA’ya eşlik eden ve içinde 38 kişinin bulunduğu başka bir uçağı vurmadığı için İran’ı takdir ettiğini söylemiştir. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, “Dün 38 kişinin bulunduğu bir uçak vardı, gördünüz mü? Bence bu büyük bir hikâye. Onlar uçağı gördüler ama vurmadılar. Bence bunu yapmama konusunda çok akıllıca davrandılar. Bunu yapmadıkları için onları takdir ediyoruz. Bence bu çok akıllıca bir karardı.” ifadelerini kullanmıştır.[5] Ayrıca İHA’nın düşürüldüğü gün Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile yaptığı görüşme sırasında Trump gazetecilere verdiği demeçte, “bunu yapanın gevşek ve aptal biri olduğunu düşündüğünü” söylemiştir.[6] Burada, İHA’nın düşürülmesinin Tahran Hükümetinin doğrudan talimatıyla gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda Trump’ın emin olamadığı görülmektedir. Bu sebeple olaydan iki gün sonra Trump, İHA’ya eşlik eden diğer uçağın vurulmamasını akıllıca bir karar olarak nitelendirmiştir. Konuya ilişkin, emekli Amerikalı General Jack Keane, 21 Haziran 2019 tarihinde Fox Business’a verdiği demeçte, “İran yönetimi İHA’yı vuran komutana kızmıştır, çünkü onlar açıkça bu provokasyonun yapılmasını istememiştir.” ifadesini kullanarak Washington’un bu konuda bazı bilgilere sahip olduğunu ima etmiştir.[7] Başka bir değerlendirmeye göre Trump’ın İran’a saldırı kararından son anda vazgeçmesinin nedeni, saldırının ekonomik açıdan yaratacağı olumsuz sonuçlar olmuştur. İsmi açıklanmayan Beyaz Saray yetkilisinin Vox Ajansı’na verdiği demece göre, bu öncelikle Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol arzındaki olası kesintilerle ilgilidir.[8]

Bu açıklamalardan yola çıkılırsa, ABD’nin en başından beri İHA’nın düşürülmesine misilleme olarak İran’a saldırı düzenleme amacının olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak bu durum Beyaz Saray’ın genel olarak İran politikasında askeri müdahale ihtimalinin olmadığı anlamına gelmemektedir. Bu noktada Trump’ın, Twitter üzerinden Hürmüz Boğazı’na ilişkin yaptığı açıklama çok önemlidir. Çin, Japonya ve İran’a karşı uyarılarda bulunan Trump, “Çin, petrolün yüzde 91’ini, Japonya yüzde 62’sini ve diğer birçok ülke de petrolünü aynı şekilde Hürmüz Boğazı’ndan alıyor. Peki biz neden onların nakliyat rotalarını hiçbir kazancımız olmadan koruyoruz? Bu ülkelerin hepsi, her zaman tehlikeli bir yolculuk yapan gemilerini korumalı. ABD dünyanın en büyük enerji üreticisi haline geldi, artık orada bulunmamıza gerek yok.” ifadelerini kullanmıştır.[9]

Trump’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin paylaşımlarının ve İran’ın egemenliğini zedeleyici yeni yaptırım kararının ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun İran’a karşı küresel bir “koalisyon” oluşturmak için başlattığı diplomatik tur esnasında ortaya çıkması dikkat çekicidir.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ardından 26 Haziran 2019 tarihinde Hindistan’ı ziyaret eden Pompeo’nun önümüzdeki günlerde ziyaretini Japonya ve Güney Kore ile devam ettirmesi beklenmektedir.[10] Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ise, 24 Haziran 2019 tarihinde İsrail ve Rus mevkidaşlarıyla Kudüs’te olağandışı bir toplantı için bir araya gelmiştir.[11] Söz konusu gelişmeler ABD’nin İran’a yönelik maksimum baskı politikası kapsamında değerlendirildiğinde, ABD-İran geriliminin yakın günlerde silahlı bir çatışmaya dönüşme ihtimalinin daha da artacağı söylenebilir. Bu bağlamda Trump’ın son anda İran’a saldırı kararından vazgeçmesinin aslında askeri müdahale için gereken koşulların oluşmamasından kaynaklandığı ileri sürülebilir. Diğer bir ifadeyle Trump, belki de İran’a saldırı kararından vazgeçmemiş, bunu ertelemiştir. Trump’ın İran’a saldırıyı ertelemesi, savaş durumunda ülkesini haklı çıkarmak için İran’a karşı küresel bir koalisyon oluşturma çabalarıyla açıklanabilir.

Bununla birlikte Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye rotasını korumaktan vazgeçeceğine ilişkin açıklamaları, İran’a karşı maksimum baskı politikasının bir parçası olarak küresel  koalisyon oluşturma girişimleri açısından önemlidir. İran’ın köşeye sıkıştığı ve petrol ticaretinin tamamen engellendiği dayanılmaz noktaya gelindiğinde, başta Körfez Ülkeleri’ne ait olmakla birlikte Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerleri İran’ın balistik füzelerinin hedefi haline gelecektir. Bölgede ABD’ye ait çok sayıda balistik füze savunma sistemi olsa da sayısal olarak bu saldırılara önleme yapmaları imkânsız olacaktır. Bu durumda petrol tankerleri İran’ın saldırısına uğrayan devletler, ABD’nin İran’a karşı maksimum baskı politikası kapsamında oluşturduğu küresel koalisyona kendiliğinden dahil olacaklardır. Bu da Trump’ın ertelediği İran’a karşı askeri müdahale için gereken koşulların tamamlanması anlamına gelecektir.


[1] “Donald Trump Orders Fresh Sanctions Against Iran’s Ali Khamenei”, The Guardian, https://www.theguardian.com/us-news/2019/jun/24/mike-pompeo-us-saudi-arabia-talks-iran-united-arab-emirates-tensions, (Erişim Tarihi: 26.06.2019).

[2] “Iran’s Rouhani: US Sanctions on Khamenei “Idiotic and Outrageous”, Al Jazeera, https://www.aljazeera.com/news/2019/06/iran-rouhani-calls-white-house-actions-mentally-retarded-190625080055923.html, (Erişim Tarihi: 26.06.2019).

[3] Edward Wong, “Trump Imposes New Sanctions on Iran, Adding to Tensions”, The New York Times, https://www.nytimes.com/2019/06/24/us/politics/iran-sanctions.html, (Erişim Tarihi: 26.06.2019).

[4] Lara Selıgman-Robbıe Gramer, “Why Trump Decided Not to Attack Iran”, Foreign Policy, https://foreignpolicy.com/2019/06/21/trump-fearing-casualties-aborts-iran-strike-at-last-minute/, (Erişim Tarihi: 26.06.2019).

[5] “Trump Says Will Be Iran’s ‘Best Friend’, Thanks for Not Downing US Plane”, PressTV, https://www.presstv.com/Detail/2019/06/22/599164/Trump-says-he-will-be-Irans-best-friend, (Erişim Tarihi: 26.06.2019).

[6] “Trump Says Iran ‘Made A Very Big Mistake’ After the Downing of US Drone”, Middle East Observer, https://www.middleeastobserver.org/2019/06/20/trump-says-iran-made-a-very-big-mistake-after-the-downing-of-us-drone/, (Erişim Tarihi: 26.06.2019).

[7] “Trump Called Off Iran Strike Based on Intel Community Facts: Gen. Keane”, Fox Business, https://www.foxbusiness.com/politics/trump-drone-iran-strike, (Erişim Tarihi: 26.06.2019).

[8] “Trump Confirms He Called Off A Military Strike on Iran”, Vox, https://www.vox.com/2019/6/21/18700570/trump-iran-attack-drone-twitter, (Erişim Tarihi: 26.06.2019).

[9] @realDonaldTrump, “China gets 91% of its Oil from the Straight, Japan 62%, & many other countries likewise. So why are we protecting the shipping lanes for other countries (many years) for zero compensation. All of these countries should be protecting their own ships on what has always been….”, Twitter, 24 Haziran 2019, https://twitter.com/realdonaldtrump/status/1143128642878410752.

[10] “Pompeo Visits India Amid Disputes”, Global Times, http://www.globaltimes.cn/content/1155865.shtml, (Erişim Tarihi: 26.06.2019).

[11] Tovan Lazaroff, “US, Russian, Israeli Understanding Iranian Forces Will Leave Syria”, The Jerusalem Post, https://www.jpost.com/Middle-East/US-Russia-and-Israel-meet-in-unprecedented-trilateral-summit-watch-live-593609, (Erişim Tarihi: 26.06.2019).

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Olimjon SOBIR
Olimjon SOBIR
ANKASAM Uluslararası Hukuk Uzmanı

BİZİ TAKİP EDİN

3,028BeğenenlerBeğen
231TakipçiTakip Et
2,718TakipçiTakip Et
278AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz