Soğuk Savaş sonrası dönemde pozitivist epistomoloji ile post-pozitivist ontolojiyi içerisinde barındıran ve uluslararası ilişkiler literatürüne “Üçüncü Yol” olarak damgasını vuran konstrüktivist (sosyal inşacı) yaklaşım, 21. yüzyılda dünya siyasetinin kavranmasında önemli bir teori olarak yükselmeye başlamıştır. Dolayısıyla kimliğin devletin dış politikasındaki önemi ortaya çıkmış ve kimlik, belirli bir dönemi kapsayan süreç analizlerinde giderek daha fazla kullanılmaya başlanmıştır. Bu doğrultuda büyük “Orta Asyalı” kimliğinin oluşmasında belirleyici bir unsur olan ve bu konuda diğer ülkelerden ayrışan Kazak kimliğinin ve dış politikaya olan etkisinin incelenmesi ihtiyacı ortaya çıkmış ya da giderek artmıştır. Bunun yanı sıra Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle ortaya çıkan çok kutuplu dünya düzeni, küresel siyasette güç dengesinin önemini ortaya çıkarmış ve 21. yüzyılda Orta Asya merkezli yeni bir “Metternich Dönemi” başlamıştır. Kazakistan Orta Asya’daki güç dengesinin temel sujesi olarak denklem belirleyici bir görev üstlenmiş, bu kapsamda bölgesel ve küresel düzeyde ittifakların şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Bu çalışmada, sosyal inşacı bir yaklaşımla kimlik olgusunun üzerinde durulmasının yanı sıra uluslararası ilişkiler literatüründeki “güç dengesi” ve “ittifak” kavramlarına değinilmiştir. Çalışmada daha sonra, Kazakistan kimliği ve bu kimliğin Kazak dış politikasına olan etkisi incelenmiş ve nihayetinde Kazakistan’ın güç dengesi politikası ve ittifakların şekillenmesindeki rolü ele alınmıştır. Uluslararası ilişkiler literatüründe çok az rastlanan Kazak kimliğine odaklanılması, Kazakistan’ın güç dengesi politikalarına açıklık getirilmesi ve son olarak bölgesel ve küresel düzeydeki ittifak girişimlerinin ortaya konulması, çalışmanın önemini arttırmış ve çalışmaya yegane bir özellik kazandırmıştır. “21.Yüzyılda Kimlikler-Güç Dengesi ve İttifaklar (Kazakistan Örnegi)” adlı bu çalışma, kimlik ve güç dengesi yaklaşımını Kazakistan örneğinden ele almakta ve Orta Asya jeopolitiğine yeni bir bakış açısı kazandırmaktadır. Dolayısıyla bu kitap yalnızca Orta Asya’ya ilgi duyanlar için değil, bütün kesimler ve özellikle uluslararası ilişkiler literatürüne emek verenler için keyifli bir okuma sunmaktadır.


İNDİR

Bu çalışma ile ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak paylaşabilirsiniz.

BİZİ TAKİP EDİN

2,793BeğenenlerBeğen
103TakipçilerTakip Et
1,724TakipçilerTakip Et
211AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz

BENZER YAYINLAR

2017’de Nasıl Bir Ortadoğu: Riskler, Tehditler Fırsatlar

Osmanlı Devleti toprakları, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından savaşta galip gelen güçler tarafından paylaşılmıştır. Bu çerçevede,...

İran’ın Güvenlik Politikalarında Devrim Muhafızları Ordusunun Yeri

Ordu, bir devletin en temel hedefi olan varlığını devam ettirmesi başta olmak üzere, çıkarlarının elde...