Ankara-Washington Hattında Krizin Adı: “Trump Tweetleri”

ABD Başkanı Donald Trump’ın Amerikan askerlerinin Suriye’den çekilmesi yönünde karar almasından sonra Türk-Amerikan ilişkileri yeni bir sürece girmişti. Ancak Trump’ın son dönemde sosyal medya platformu Twitter üzerinden yaptığı açıklamalar ABD’nin tutarsız politikalarını bir kez daha gözler önüne serdi. Trump’ın kendi hesabından yapmış olduğu son paylaşımda “Eğer Türkiye Kürtleri vurursa, onları ekonomik yönden mahvederiz.” ifadelerini kullanması Türkiye’nin büyük öfkesini çekti. Ankara-Washington hattında sular yeni durulmaya başlamışken Trump’ın Türkiye’ye yönelik yeniden ekonomik yaptırım tehdidinde bulunması ikili ilişkileri yeniden krizin eşiğine getirdi.

Bu bağlamda Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Washington’un Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırım tehdidini ve Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğini değerlendirmek üzere alanının önde gelen uzman ve akademisyenlerinin görüşlerini dikkatlerinize sunmaktadır.

Prof. Dr. Hasan KÖNİ (İstanbul Kültür Üniversitesi-Hukuk)

Prof. Dr. Hasan Köni, gelişmelerden anlaşıldığı kadarıyla Türkiye’nin bir süre bölgeye müdahale etmeyeceğini dile getirerek “Uluslararası alanda güçlü olanın dediği oluyor. Bu yüzden onlara süper güç adı veriliyor. Öbür taraftan da birtakım şeyler söylüyorsunuz ve kendi kamuoyunuz için bir ‘bahane’ olarak ortaya çıkıyor. Dış politikada ‘Sen de şöyle yaptın, böyle yaptın.’ denilebilir ama bu açıklamaların uluslararası kamuoyunda bir etkisi yoktur.” açıklamasında bulundu. ABD’nin uluslararası hukuku da göz ardı ettiğini kaydeden Köni, uluslararası hukuku küresel sistemin hegemon aktörü olarak ABD’nin oluşturduğunu söyleyerek “Hegemonik güçlerin bu tutarsızlığını kendilerine göre daha orta büyüklükte olarak tanımlanabilecek aktörler asırlardır çekiyor. Aynı şeyleri Rusya da söyleyebilirdi ki Moskova zaten benzer şeyleri daha önce de yaptı. ABD’ye yönelik olarak ‘Afganistan’da şunları yaptınız.’ gibi laflar bir kulaklarından girip öbüründen çıkıyor.” dedi.

Diğer yandan Köni, Türkiye’nin kamuoyunu teskin edecek bir tutum izlenmesi gerektiğini ifade ederek bundan sonra Ankara-Washington ilişkilerinin biraz daha temkinli olmak kaydıyla aynı şekilde devam edeceğini belirtti. Nitekim Türkiye’nin dolaylı yoldan yaşadıkları sorunlar nedeniyle Rusya ve Çin’e de yaslanamadığını söyleyen Köni, yaşanan son krizle ilgili “Biraz zor bir lokma ama zaman içinde hazmedilebileceği söylenebilir.” diye konuştu.

Dr. Öğr. Üyesi Emre OZAN (ANKASAM Türk Dış Politikası ve Uluslararası Güvenlik Danışmanı)

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, söz konusu açıklamanın Türkiye açısından kabul edilebilir olmadığını kaydederek ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ve Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un da benzer açıklamalarda bulunduğunu söyledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den asker çekme konusunda kararlı olduğunu ancak kararın nasıl uygulanacağı konusunda birtakım belirsizlikler olduğunu dile getiren Ozan, “Bu hem Türkiye açısından hem bölgedeki diğer aktörler açısından hem de ABD’nin kendi dış politika kurumları açısından birtakım belirsizlikler yaratıyor. Çünkü ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) da bu karardan memnun olmadığını ifade ediyor.” dedi.

Ozan, Trump’ın çekilmenin zamanla olacağı ve Kürtlerin korunmaya devam edileceğine yönelik açıklamalarının diplomatik açıdan uygun olmadığını vurguladı ve Türkiye açısından son derece kırıcı bir yaklaşım olduğunu dile getirdi. “Trump’ın bu mesajı hem ABD’nin oradaki çıkarlarını korumaya devam edeceğini ifade ediyor hem de ABD dış politikasında ortaya çıkan direnci ortadan kaldırmak için ABD kamuoyuna hitap etmeye çalışıyor.” ifadelerini kullanan Ozan, Türkiye açısından bakıldığında son dönemde ikili ilişkilerde bir normalleşme süreci başladığına dikkat çekerek bunun da en önemli belirtilerinden biri olarak ABD’nin Suriye’den askerlerini çekme kararına işaret etti. Ozan, Trump’ın söyledikleriyle Amerikan dış politikasındaki diğer aktörlerin söyledikleri arasındaki çelişkilerin Türkiye açısından bir güvensizlik yarattığını ifade ederek Türk-Amerikan ilişkilerinin kısa vadede nasıl gelişeceğine dair bir öngörüde bulunmanın mümkün olmadığını belirtti.

Ediz EKİNCİ (Terör ve Güvenlik Uzmanı)

Ediz Ekinci, Ankara-Washington ilişkilerinde orta ve uzun vadede çok büyük değişiklikler olmayacağı öngörüsünde bulunarak ABD’nin diğer ülkelerle yürüttüğü politikalarda Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu bağlamda Çin’e işaret eden Ekinci, “ABD Çin’e karşı sürdürdüğü küresel mücadelesinin Türkiye’siz başarılı olamayacağını görüyor. Bu anlamda Türkiye’den bir kopuş olacağını düşünmüyorum. Ama kısa vadede Trump, ülkesinde siyasi anlamda bir sıkışmışlık içerisindedir. Demokratlar ve İsrail’in ABD’deki uzantılarının yaptığı baskılar, ABD Başkanını zora sokmuştur.” diyerek Trump’ın söz konusu açıklamalarının nedeninin içerisinde bulunduğu sıkıntılı durum olduğunu dile getirdi.

Ekinci, Trump’ın 19 Aralık 2018 tarihinde Suriye’den çekileceklerine dair yaptığı açıklamayı hatırlatarak bu politikasına karşılık ABD içindeki demokratlar ve neo-conların bu fikre ciddi bir şekilde karşı çıktığını ve çekilme kararının akabinde gelen istifaların Trump’ın Suriye politikasında bir değişiklik yaratmayacağını ifade etti. Ancak yine de Beyaz Saray’ın bölgeyi tamamen terk etme gibi bir yaklaşımının olmadığını savunan Ekinci, ABD birliklerinin Suriye’nin batısındaki üslere ve Ebu Kemal bölgesine çekileceklerini ve Washington’un bölgede etkinliğini devam ettireceğini belirtti.

Hüseyin GÖKÇE (Dünya Gazetesi-Ankara Haber Müdürü)

Hüseyin Gökçe, Trump’ın göreve gelmesinden itibaren tutarlı bir politika yürütemediğine dikkat çekerek son dönemde Twitter üzerinden verdiği mesajlarla dünyayı yönetmeye çalıştığını ifade etti. Trump’ın attığı son adımlar karşısında ABD’nin artık eski gücünü koruyamadığını dile getiren Gökçe, “ABD Başkanının son açıklamaları sosyal medyada kalacaktır ve ciddi bir etkisi olmayacaktır. Açıkçası Türkiye de bölgeye operasyon yapmaya kararlıysa ABD’nin mesajları ve tehditkâr açıklamalarıyla fikri değişmez. Türkiye burada rasyonel düşünerek uygun zamanda bir operasyon yapmayı planlıyor.” sözlerini sarf etti.

Gökçe, ekonomik yönden yapılan tehditlerin Türkiye’yi etkilemeyeceğinin altını çizerek “Brunson Olayı’nda ve Halk Bankası davasında iki kırılma yaşandı ancak o dönemlerde bile ciddi anlamda bir etkilenme olmadı. Bu açıklama da olağanüstü bir değişiklik yapmayacaktır. Türkiye için kriz boyutunda bir etki beklemiyorum.” açıklamasında bulundu. Türkiye’nin Suriye’deki hedefinin bölge Kürtleri olmadığını ve zaten en başından beri yapılan açıklamaların da bu yönde olduğunu kaydeden deneyimli gazeteci, “Trump bugün bu açıklamayı yapıyor ama yarın bambaşka bir şey de söyleyebilir. ABD tutarlı bir dış politika izlememektedir ve bu bağlamda da başarılı diplomatik ilişkiler yürütememektedir.” diye konuştu.

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

BİZİ TAKİP EDİN

2,812BeğenenlerBeğen
139TakipçiTakip Et
1,818TakipçiTakip Et
211AbonelerAbone

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz