Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Türkiye Cumhuriyeti  ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkilerindeki krizin geçmiş yıllara dayandığını ifade ederek iki ülke ilişkilerinde halen bir “isim sorunu” olduğuna dikkat çekti. Rahip Brunson meselesinin süreçteki konjonktürel dalgalanmalardan biri olduğunu kaydeden Erol, bu noktada Trump ve Pompeo’nun açıklamalarını hatırlatarak iyi niyet beyanının ötesinde, pratikteki davranışlarının önemli olduğunu vurguladı. Erol, Önümüzdeki süreçte Ankara-Washington ilişkileri bağlamında krizin adının “İran” olduğunu belirterek “Ankara’nın bu noktada alacağı karar, Türkiye-Rusya-İran ve Türkiye-ABD ilişkilerinde ittifaklık bağlamında nasıl bir tablo ortaya çıkacağını gösterecektir.” dedi.

Diğer yandan Erol, Kaşıkçı olayı ile ilgili olarak “Neden Türkiye’de yaşandı?” sorusu üzerinden yaptığı değerlendirmede “Burada hedef Türkiye ve Suudi Arabistan’ı uluslararası toplum nezdinde zor duruma sokmak ve Suudi Arabistan’daki dönüşüm sürecini baltalayarak, eski statükonun ülkeye hâkim olmasını sağlamaktır.” sözlerini kaydetti. Kaşıkçı ve benzeri operasyonların diğer ülkelerde de gerçekleşebileceği uyarısında bulunan Erol, “Washington’un tek kutuplu dünya anlayışına karşı diğer ülkelerin vermiş olduğu bağımsızlık mücadelesinin birtakım komplolarla sabote edilme girişimini görüyoruz.” diye konuştu. 27 Ekim’de gerçekleşecek Dörtlü Zirve öncesinde, Trump’ın tehdit ve baskıları karşısında özellikle Almanya’nın yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Erol; ABD’den rahatsız olan Türkiye, Rusya, İran, Almanya ve Fransa’nın ortak bir irade ve strateji oluşturmak istediğini belirterek söz konusu zirvenin yalnızca Suriye merkezli bir çözüm arayışı olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.

ÖNE ÇIKANLAR

BİZİ TAKİP EDİN

2,812BeğenenlerBeğen
139TakipçiTakip Et
1,819TakipçiTakip Et
211AbonelerAbone

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz